Rüzgara karşı zaafım var galiba. Ağustos'ta geldik hava güneşli ama uyuz uyuz esen rüzgar yüzünden yine üşüyoruz. Kışın anlayış gösterdik de ağustos ortası ne rüzgarı amk.
Yaşadığım güzeller güzeli şehir, umarım burada kalıcı olurum. Bir kaç gözlemim var, şehrin %50 si hatta belki de daha fazlası yabancı uyruklu, aksağan çeşitliliği bol. Herkes çok nazik, bakımlı ve oldukça sıcakkanlılar, ırkçılığa hiç uğramadım ki ingilizcem pek iyi değil bie stüdyo ile anlaştım sırf dilim kötü olduğu için yeni iş arkadaşım türkçe ingilizce sözlük indirmiş türkçe konuşmaya çalıştı biraz, bence çok zarif bir hareket. Yemek ve market kısmına gelecek olursak çok uygun. Tl kazanan insan için de uygun, pound kazanan için yemek masrafı zaten yok denecek kadar az. Ev ve oda kiraları Pound kazanan biri için uygun ama tl ile geliyorsanız gerçekten fiyatları pahalı. Corona döneminde geldiğim için turistik bölgeleri kalabalık olmadan gezebildim, gün geçtikçe bu şehire aşık oluyorum.
Not: ek olarak ufak bir alışveriş fişini bıraktım, en uygun yerden alışveriş yapmama rağmen fiyatlar oldukça iyi, alım güçleri gerçekten yüksek ve kaliteli yiyecekler. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2090358/+
maalesef 2020 itibariyle hintli, pakistanlı ve afgan insanların ele geçirdiği 2 bin yıllık bir şehirdir. roma'nın burayı işgal etmesinden sonra medeniyetle tanışmış ve anglo saksonların burayı işgal etmesiyle şuanki etnik yapısına kavuşmuştur.
hayatımın 4 yılını geçirdiğim halen rüyalarıma giren yağmurlu gri mükemmel şehirdir. Londrayı londra yapan içinde yatan tarihtir. London eye dan tutun london bridge'e kadar veya onlarca yapılmış güzel saray, kütüphaneye kadar ingilterenin ne kadar zengin olduğunu gösterir. Londra'ya gittiğinizde düşüneceğiniz şey bunlar böyle güzel yaşasın diye mi biz bu kadar çalışıyoruz olacaktır.