tıpkı roma'nın romus ve romulus kardeşler tarafından kurulması hikayesindeki gibi, truva'nın yıkılması ile yola çıkan bir grup truvalı tarafından troynovant adı ile kurulduğu söylenen şehir.
tarafalgar square'in merdivenlerinde içilen bir guinnes'in, thames kenarında içilen votka'nın tadı başka yerde olmaz. istanbul'u anımsatır özgürlük hissi ve kozmopolitliği.
aynı masada chrismas kutlaması yapan hristiyan ve müslümanları gördüğünüzde, eğer ki kadeh kaldırıyorlarsa müslüman da mutlaka portakal suyunu kaldırıyor mesela, işte saygı budur diyorsunuz. biliyor musunuz burada da bir kaç tane sözlük sitesi yapmışlar. sol frame de kimse bekareti, ateistliği falan tartışmıyor.
karanlık ve kapalı havanın en yakıştığı şehir. burada geçirdiğim sürede iki kez güneşle uyandım, herhalde uyanmamı bekliyordu, beş dakika içinde yok oldu. neyse ki yağmur ve soğuk sever bir kişiyim ben.
kışı yurda dönüşte bir hafta yatmaya sebep olabilecek kadar soğuk olan şehir.
yılbaşı öncesi giderseniz her yeri ışıl ışıl görebilirsiniz, doya doya fotoğraf çekebilirsiniz. köprüler, ara sokaklar, mağazalar fotoğraf çekmek için dizayn edilmiş sanki.
camden'da güzel ve farklı mağazaları ziyaret edip alışveriş yapabilirsiniz. gece kulüpleri de çok güzel ancak çok kalabalık, üstelik ingiliz kızlar kışın çorapsız ve askılı elbiselerle geziyorken siz kalın kazaklarınız ve botlarınızla sakil durabilirsiniz.
soğuk ingilizler diye beklerken herkesin biraz çılgın ve sıcakkanlı olduğunu görebilirsiniz, tanışmak gayet kolay gerçekleşen bir eylemdir.
ingiltere'nin merkezidir. Tarihi bir şehir, medeniyet eli değmiş şehre belli. Türkiye'deki herhangi bir şehirden kat kat üstün ama her zaman yağmurlu ve rüzgarlı hava insana bıkkınlık vermiyor değil.
hayatımın en güzel yıllarını geçirdiğim bir çok kişinin havasından yakınsa bile yağmurun başka bir güzel yağdığı, eğlencenin sınırının olmadığı, avrupadaki diğer şehirlere hiç benzemeyen, büfe sektörünün pakistanlılar, sosisli sandviç sektörünün türkler, bisikletli taşımacılık sektörünün kolombiyalılar tarafından ağırlıklı olarak ele geçirildiği, şimdilerde çok özlediğim dünyanın en pahalı 3. şehri.
çok şahane taksi şoförleri vardır. pi demden picadilly der, devamlı gülümserler. arabalar da şahanedir. velhasıl çok kibardırlar, stereotype özellikler bazan de doğrudur dedirtir insana, ki ingilizler kibardır gerçekten.
eğer bir gün istanbul'dan taşınmam gerekirse yaşayabileceğim tek şehir burasıdır sanırım. evet çok pahalı, yağmurlu ve hüzünlüdür; ancak sizi içine çeken, bitmek bilmeyen bir enerjisi vardır bu şehrin ki aşık ettirir kendine kısa sürede.
Kibar insanlar şehri ilk gittiğinizde "sorry" ve "thank you" kelimelerini öğrenmezseniz büyük sorunlar yaşayabilirsiniz. Yemek kültürü bakımından çok zengindir hatta Türkiye de yiyemediğiniz kebabları orada yiyebilirsiniz.
wimbledon tenis turnuvasını takip ederken göze çarpıyor da arkadaş ne kasvetli bir havası var bu şehirin. haziran sonunda bile her allah ın günü yağmur yağıyor mübarek. yaşanacak bir yer değil bence. insan depresyona girer böyle bir şehirde.
türkler ingiliz polisine yardım etmiş diye sevinenleri görmemize neden olan isyanın yaşandığı yerleşim birimi.
ırkçılık damarım tuttu, çok kötü şeyler söylemek geliyor içimden.
tarihi iyi öğrenmek lazım. tarihte ingilizler ve türkler...
bakın ne çıkacak karşınıza. ingiltere'nin polisine yardım eden türk, tarihte ingilizler tarafından becerilen annelerinin sayısından bi haber olan türktür.
git polis öldür demiyorum tabi ama yardım da etme, ne halleri varsa görsünler.
sokakları tabiri caizse yanan şehir. göstericiler günlerdir lüks tüketim sembolü olan mekanları adeta yağmalamaktadır. olayların fitilini ateşleyen gerekçe ise, bir siyahi vatandaşın polisler tarafından vurulmuş olmasıdır. işin şaşırtan tarafı öldüren polisi koruyan bir hükümetleri yok. insan hemen dalıyor düşencelere, acaba bizde olsa..
milletin kafayı resmen yediği şehir. adamlar deli gibi yapma yapıyorlar. türklerin sahip olduğu dükkanlara sanırım bulaşamıyorlar. adam türk olm. sopa ile allah'ına kadar gider.
çakma devrimcilerin isyancı diye nitelendirdiği yağmacı ve çapulcular tarafından talan edilmekte olan kalbimin attığı yer. sırf o gri gökyüzü ve soğuk havası için yaşamak için can atığım şehir bugünlerde biraz fazla sıcak
normal şartlarda sadece 6 bin polisin görev yaptığı şehirdir. bu bilgiyi duyduğumda baya şaşırmıştım. bi de bir maça o kadar polis görevlendiriliyor nerdeyse.