Öncelikle ingiltere vizesi alabilenleri tebrik ederek baslayabiliriz. Eger, tüm meşakkatli yolları aşarak vizeyi alabildiyseniz sırtınız yere gelmez artık. ingiltere kapısından girişle ilgili efsanelere kulak asmanıza gerek yok. Gerçekten şüpheli bir durumunuz yoksa kapıdaki görevli kesinlikle ülkeye girişinizi onaylayacaktır. Tek yapmanız gereken uçakta verilen, eğer verilmediyse havaalanında her yerde bulabileceğiniz üç beş soruluk ufak formu doldurup imzalamak.
Bu kısa girişin ardından biraz daha başa dönebiliriz. Vizeyi aldınız, sıra bilette. Londra'ya gidecek olanlar için bu noktadaki temel soru hangi havaalanına bilet almalıyım. Londra'nın çeşitli noktalarında dört adet havaalanı mevcut. En mantıklı tercihlerin ise, Heatrow ve Stanset olduğunu söyleyebilirim. Diğerlerine daha ucuz bilet bulabilirsiniz ama, o biletin farkını emin olun Londra'da şehre ulaşmak için harcayacağınız parayla ve kaybedeceğiniz zamanla ödeyeceksiniz.
Heatrow ve Stanset arasında bir tercih yapmanız gerekirse kesinlikle Heatrow'u öneririm. Heatrow, Londra'nın en merkezi ve en büyük havaalanı. Bir kere en büyük avantajı şehre metro ağıyla bağlı olması. Toplu ulaşım kartınız (oyster) olmasa bile yalnızca dört pound vererek bir saat içinde kendinizi şehrin istediğiniz bir noktasına atabilirsiniz. Heatrow havaalanının tek dezavantajı çok kalabalık olması. Gümrük kontrolünden geçmek zaman zaman iki saati aşabiliyor.
Stanset havaalanına gelince, Londra'nın ikinci büyük havaalanı olan Stanset, Heatrow'a göre daha sakin sayılabilir. Gümrük işlemlerinizi bitirdikten sonra şehre ulaşım için otobüs ve treni kullanabilirsiniz. Gün içinde devamlı sefer yapan otobüslerle on pound civarında bir para vererek şehrin merkezindeki Victoria istasyonuna gidebilirsiniz. Trenle ise, benim önerim biraz daha pahalı olmasına rağmen treni kullanmanız yönünde, 14.50 pound vererek 46 dakika içinde yine şehrin içindeki Liverpool istasyonuna gidebilirsiniz. Her iki istasyonun da metroyla bağlantılı olduğunu ekleyerek devam edebiliriz.
Artık Londra'nın günlük yaşamına girmek için hazır sayılırsınız.
Barınacak yer sorununa geçmeden önce ufak bir tavsiye vermek istiyorum: bu yazının yazıldığı gün itibariyle bizim sterlin dediğimiz, britişlerinse pound dediği para birimi 2.70 ytl civarında. Yani 10 pound tutan herhangi bir şey için aslında, 27 ytl civarında bir para ödüyoruz. ingiltere'ye gidenlere ilk önerim bu hesaplamadan hemen vazgeçmeleri. Eğer her yaptığınız harcamayı ytl'ye çevirecek olursanız emin olun gönül rahatlığıyla bir pens bile harcayamazsınız. Bu yüzden benim önerim Londra'daki zamanınızda sanki 1 ytl 1 poundmuş gibi davranın. Acı gerçeği nasıl olsa bir sonraki ay sonraki kredi kartı ekstreniz geldiğinde göreceksiniz. Tatili zehir etmenin alemi yok.
Barınacak yer sorunuyla devam edebiliriz: eğer Londra da öğrenci değilseniz ve sınırlı bir bütçeniz varsa en uygun alternatif paylaşımlı odalara sahip bir hostelde kalmanız. Bu sayede birinci zone'da kalma şansınız olur ve bu durum ulaşımdan az da olsa tasarruf etme olanağı sağlar. Birinci zone'da 15-20 pounddan başlayan fiyatlarla uygun ve temiz hostellerde kalabilirsiniz. Tek kalmak isteyenler 40 pound civarında bir paraya yalnız başlarına geceleyebilirler. Bu fiyatlara sabah kahvaltısı dahil. Kahvaltıdan kastım peynir zeytin değil elbette. Corn flakes ve tost ekmeğinden oluşan bir menü bulacaksınız.
Barınma sorununu halledenler için ulaşım olanaklarına geçebiliriz. Londra da ulaşım temel olarak metro ve otobüs ile sağlanıyor. Şehir 6 bölgeye ayrılmış durumda ve metroyu kullanacaksanız bu bölgelere göre ücret ödemeniz gerekiyor. Toplu ulaşım için öncelikle bir adet oyster kart almanızı öneririm. Oyster kartınız yoksa her otobüs yolculuğu için 2, her metro yolculuğu için 4 pound ödemeniz gerekecek. (ytl'ye çevirme) Oyster içinse az sonra anlatacağım travel card seçeneklerinin dışında tek binişler için yukarıdaki tutarların yarısını ödersiniz.
Oyster'i nasıl alacağım?
Eğer ingiltere'de öğrenci değilseniz, oyster kart satan herhangi bir noktadan verilecek olan formu doldurup 3 pound karşılığında kartınızı alabilirsiniz. Öğrenciyseniz, bu ülkede üç aydan fazla öğrenci olanlar için verilen öğrenci oysterini kurumunuz aracılığıyla edinebilirsiniz. Öğrenci oysteri ile biletler % 30 indirimli.
Kartınızı da aldınız. Bu noktada şehri bilip bilmediğinize karar vermeniz gerekiyor. Eğer şehri biliyorsanız, paranız azsa ve zamanınız da bolsa otobüsler için olan günlük, haftalık ve aylık "travel card" larını kullanabilirsiniz. Şehri bilmeyenlerse kesinlikle ve kesinlikle metroyu kullanmalılar. Yine, günlük haftalık ve aylık doldurduğunuz kartınızla sınırsız seyahat edebilirsiniz. Eğer metro için travel card doldurduysanız, zone sınırlaması olmaksızın otobüsleri de kullanabilirsiniz.
Bu işler için ödeyeceğiniz ücretleri öğrenmek için "Transport For London" web sitesi olan http://www.tfl.gov.co.uk adresine girebilirsiniz. Ödeyeceğiniz ücret minimum 25 pound civarında olacaktır. Eğer yalnızca turistik amaçla oradaysanız zone 1 ve 2 yi kullanmanız yeterli olacaktır. Bu işlem için doğru cümle şu:
-one weekly travel card, zone one and two, please.
Ulaşım sorununuzu da çözdükten sonra artık şehri gezmeye hazırsınız. Nereleri göreceğinize zamanınıza ve ilgi alanlarınıza göre karar vereceksiniz. Londra, her ilgi alanına göre yüzlerce olanak sunan bir şehir. Üç yüz den fazla müzesi, onlarca parkı, müzikalleri, pubları, diskoları ile Londra yılda otuz milyondan turisti ağırlayabiliyor.
Şehri gezmeye başlamadan önce bir şehir haritası edinmenizde yarar var. Temel olarak iki çeşit harita bulabilirsiniz.
Birinci grup, yalnızca birinci bölgenin en popüler yerlerini gösteren sınırlı alana dair tüm detayların olduğu haritalardır. Eğer Londra da birkaç hafta kalacaksanız bu haritalar fazlasıyla işinizi görecektir.
ikinci grup haritalar ise, Londra'nın tüm sokaklarını gösteren "street by street" altbaşlığıyla satılanlardır. Londra da bir aydan fazla kalacak olanlar için her iki haritadan da birer tane edinmelerini önerebilirim. Birinci grup haritalar 2; ikinci grup haritalar ise 5 pound civarında ve hemen her köşe başında bulunabiliyor. Bu iki grup harita sizin ana çatınızı oluşturacaktır. Bunların yanında tüm metro istasyonlarında şehrin ulaşım haritalarını ücretsiz edinebilirsiniz. Bu haritalar okuyabilenler için adeta birer can simidi işlevi görürler.
Buralarda bulabileceğiniz ana ulaşım haritası metronun ulaşımına dair olandır. Londra Metro'su onlarca farklı line'dan oluşan ve bu yolların birbiriyle kesişimiyle adeta bir labirente dönen karmaşık bir sistemdir. Tüm yolların kesiştiği noktalardan yapabileceğiniz aktarmalar son derece detaylı bir şekilde her yerde yazar ve sesli uyarı sistemiyle de haberdar edilirsiniz. Tek yapmanız gereken sakin ve dikkatli olmaktır.
istasyonlarda metro ulaşım haritasının tanında turistler için önemli noktalara toplu ulaşım olanaklarını anlatan rehberler, her metro istasyonunun yakın çevresini anlatan bölgesel haritalar, otobüsler için yapılmış ulaşım ağlarını gösterir haritalar vb. vb. onlarca haritayı bulabilirsiniz yani.
Bu noktadan sonra size düşen fotoğraf makinenizi almak ve aşağıda başlıklar halinde sunduğum noktaları ziyaret etmek:
bu ingilizler beni acmadi gidip lig tv'den haftanin maclarini izliyeyim, sonrada bir guzel turk yemegi ondan sonrada bir guzel turk cayi diyenlerdenseniz, harringay, dalston gibi semtlere gidebilirsiniz.