3.
bir dernek ya da kuruluş üyelerinin toplantı yaptıkları yer
veya
müzikli eğlencelerin yapıldığı yer, mekan
4.
domestic , yerel, ayni sinirlar icinde bulunan.
9.
aynı meslek veya gruba ait kimselerin, sosyal içerikli takıldıkları mekan.
13.
Bölgesel, yerel demektir. "Hanımlar lokali" bizzat "hanımlar yeri", Küçük cerrahi operasyonlar ve tanı koyma işlemleri için hastalara uygulanan lokal anestezi de "bölgesel uyuşturma" anlamına gelir.
Lokanta sözcüğünün de lokal'den türediğini düşünüyorum. Yani yemek yenilen yer, bölge anlamında.
16.
publication ın tam zıttı,
localization.
12.
Bir gruba, bir mesleğe mensup olanların, yani aynı ahalideki insanların takıldığı sosyalleşme yeri.
Lokal. Adı bile güzel.
Bunun dışında aynı şeye ait olmayan insanlara da açık olan lokaller vardır.
Ve buralara gidebilirsiniz. Güzel ve kaliteli yer içer, uygun da hesap ödersiniz. Menüleri de oldukça geniş olur.
Biraz imkanım olsun, uludağ sözlük lokali ni açacağım, buluşup yiyip içelim. Elimden bir kaza çıkmadan gidip içelim.
11.
anestezi ile birlikte iyi bir ikili.
(bkz: genel )
(bkz: lokal )
15.
bir kuruluşun, bir derneğin üyelerinin buluşma, yiyip içme, eğlenme gibi kişisel ve toplumsal gereksinimlerini karşılamak üzere ayrılmış yer.