zirve de oldukça fazla kaynaştığım insan, ayak üstü sinsice armyy i yanına çekmiş fısır fısır birşeyler konusurken kacak kelebek ile ortamına limon sıktığım uuser .
zirvede bana naber faşist dedi, ben de ona iyilik komünist dedim. elimi beline attım; nerede orak-çekiç'in dedim; kalbimde dedi. sevdim ulan ben bu adamı. zaten de seviyordum. hemşehri sayılır ayrıca.
bu aralar pek sesi soluğu çıkmayan uuser, yoksa benim mi çıkmıyordu yaff karıştı her neyse kendilerini 25 kasım mecidiyeköy çay simit zirvesi ne beklediğim uuser gelse de kaynatsak şöyle bir insanı *
hayatımda tanıdığım en centilmen arkadaşlardan biri. beşiktaş zirvesi'nde tanımış olduğum, hoş sohbet ,eğlenceli, saygılı yazar. entrylerini beğenerek takip ettiğim ve tanıdığıma çok memnun olduğum yazarlardandır. kendisi hala bana tanıdık gelmekte fakat bir türlü çıkaramamaktayımdır. umarım bir gün çıkarıcazdır. ***
kendisi ile aynı local networkte olduğumuz için oyun oynama gibi bağzı atraksiyonları yapabildiğim uuser. ayrıca beni fifa2005 de asla yenemez.***
edit1: bu entryi girdikten sonra acaip gaza gelen lock beni yeneceğini idia etmiştir lakin yenilerek tekrar bana boyun eğmiştir.
edit2: bunca yenilgiden sonra beni yenmesi onun benim karşımdaki ortalmasını bi nebzede olsa yükseltmiştir. tebrik edip başarılarının devamını diliyorum.
edit3:ve yine ben yine ben.*
ırkçılık kelimesinin anlamını sokak ağzının dışında kitap okuyarak anlamaya çalışması gereken,insanların istediği kişiye hayran olmakta serbest olduğu bir ülkede yaşadığını unutmuş yazar.
(#401901) entrysinde bilmeyerek büyük bir gaf yaparak demokrasiyle yönetilen türkiye cumhuriyetine faşist yönetim demiş yazardır. ve pkk nın kanalı olan roj tv mensubları gibi * türkiye cumhuriyetine t.c. diye hitab etmiştir. moderasyon silmeden entrysi aşağıya kopyalanmış olup kendinden bir açıklanma beklenmektedir.
"faşizmin bir türlü kabul etmek istemediği dildir.
lakin t. c`nin onca baskılarına rahmen yaşatılan dildir."
not: bu entry yi girerken kendisini hiç tanımamış olup, özel mesajlarla durumun bu şekilde olmadığını deklare etmiştir. kendisini hiç tanımayan birçok insan olduğu gerçeğini unutmaması için entry yerinde kalacaktır.
bir yerden tanıyorum ama çıkaramıyorum derken o da beni tanıdığını çıkaramadığını söylemiştir. konuşmuşuzdur ama yine de nafile çıkaramamışdır. **bu arada yazarımız salçayla da yakın arkadaş çıkmıştır bilmeden. yani dikkat etsin diğer zirvede akrabasına rastlayabilir. *
bana "sevilmeyen koladır" gibi bir entry yazmış olmasına, bazen düşünce farklılıklarımızın olduğunu hissetmeme rağmen yine de saygı duyguğum, sözlükte görmeye alıştığım yazar.
lock'un acıklı hikayesi:
1868 yılında mekke'de dogan lock 11 yaşında konsamatris olarak başladığı tavernacılık hayatına 16 yasına kadar dewam etti.. 16 yaşında medineye göç eden lock gazino kralının genç oğlu külhanbastıyla evlendikten sora 2 çocuk dünya'ya getirdi..bir süre medine'de tavernaların kapanmasıyla işsiz kalan lock,ciğercilik mesleğine el attı..
istanbul'un taşının toprağanın altın olduğunu anlayan lock daha sora istanbul'a göç etii.
neyse efenim,gel zaman git zaman,yanlışlıkla tanışmış bulunduk.
bir anda olup biteni anlamadan kahvede oturuyor olarak bulduk kendimizi, yanımız da gençler hayretle bize bakarken..bir tavla çevirelim dedik
bu lavuk beni 2 ters 1 düz yapmazmı dünyalar başıma yıkıldı desem yeridir, ilk başlarda anlamadım tabi,ama baktım sonra zar tutuyor ibiş, hemen kahve sahibi rüstem abiyi çağırarakdan bir fincan istedim ve tutturdum eline ama o da ne,bu hötöröt beni yine 2ters 1 düz yapmazmı.nasil içime oturdu, nasil içime oturdu anlatamam..sonra kaptıgım gibi meşe ağacından yaptığımı çıbığı taksim'e kadar kovaladım.
uyandığımda don kişot ve doni darkoyu birleştirdiğimi,beyaz tavşanı takip ettiğimi anlamıştım.