Lisztomania” ; Müzik bağımlılığı ,sürekli müzik dinleme ihtiyacı duyma…Kitap bağımlılığı ( Bibliyomani) gibi , olacaksa da bu türden olsun dedirten. Son zamanlarda oldukça yaygın olan alışveriş bağımlılığı, tatil bağımlılığı, yeme bağımlılığı ya da madde bağımlılığının yanında kulağa oldukça hoş geliyor şahsen. Hatta beğendiğimiz için sıklıkla dinlediğimiz müzik zihin-beden sürecimizde ve otonomik immun, endokrin ve nöropeptin sistemlerde değişime neden olduğundan beynimizi bir nevi formatlıyor.
Cambridge Üniversitesi’nde müzik dinleme alışkanlıklarına dair bir araştırmada sürekli aynı tür müziği dinleyen, dolayısıyla ruhuna müzik alışkanlığından çok belirli seslerin ve ritimlerin bağımlılığını kazandıran insanların hayata bakışlarının da kendi pencerelerinden olduğu , kendi kararlarını doğru zannettikleri ve yalnız kendi bildiklerini doğru kabul ettikleri görülmüş. Buna nazaran farklı tip müzikleri dinleyen ve dolayısıyla kendi derdini daha iyi açıklayabilecek seslere kulak kabartmayı seven insanların olan biten her şeye daha ılımlı yaklaşıp olayları çeşitli gerçeklerin süzgecinden geçirdikleri ve kendi fikirlerini de katarak dünyayı yorumlayabildikleri görülmüş. Duyguların , hafızanın ve cinsellik gibi güdülerin denetleyicisi
Limbik sistemimizi uyaran müzik rock dinleyeni yırtınırcasına bağırtabilirken, mozart dinleyeni sessizce ağlatabiliyor, müslümcüleri de malum jiletletebiliyor. Yani Müzikte duygularını harekete geçirenler, limbik sistemi kullanırlarken, müzikle düşüncelerini harekete geçirenler, öğrenirken ezgisel unsurları kullanarak, sol beyinlerini de işe katıyorlarmış, ve Müzik kulağı olanlar sağ beyinlerini daha iyi kullanırlarmış.
Eflatun’un işaret ettiği gibi “Hiçbir şey insanın içine ritim ve müzik kadar işlemez. Müzik eğitimi gerektiği gibi yapıldığında insanı yüceltir, özünü güzelleştirir. Kötü yapıldığında da bunun tersi olur…”
Bedenimizin bilinçaltı zihnimiz olduğunu belirten “Duygu Molekülleri” kitabının yazarı Dr. Candace Pert “Peptidler orkestranın – bedeninizin – bir bütün halinde müzik yapabilmesini sağlayan notalardır. Ve ortaya çıkan müzik de sübjektif olarak deneyimlediğiniz duygulardır.” demiş.
Yoksa bedenimiz belli bir duygu molekülüne mi bağımlı hale geliyor dedirtiyor Dr. Pert
O halde hepimize hayırlı ” Lisztomania”lar dilerim , sizi bilemem tabi ama net bildiğim benim ihtiyacımın çok olduğu …
Sürekli müzik dinleme hastalığı. Hayata baktığınız pencereler ne kadar çoksa o kadar farklı tarz müzik dinliyormuşuz. Ben öyle düşünmüyorum, her tarz müzik dinleyen bir psikopat olarak söyleyeyim bunalıma sokar bu hastalık.
http://vids.myspace.com/i...dual&VideoID=57707976
So sentimental
Not sentimental no !
Romantic not disgusting yet
Darling I'm down and lonely
When with the fortunate only
I've been looking for something else
Do let do let do let jugulate do let do let do
Let's go slowly, discouraged,
Distant from other interests
On your favorite weekend ending
This love's for gentlemen only
That's with the fortunate only
No I gotta be someone else
These days it comes it comes it comes it comes it comes and goes
Lisztomania
Think less but see it grow
Like a riot, like a riot, oh !
I'm not easily offended
It's not hard to let it go
From a mess to the masses
Lisztomania
Think less but see it grow
Like a riot, like a riot, oh !
I'm not easily offended
It's not hard to let it go
From a mess to the masses
Follow, misguide, stand still
Disgust, discourage
On this precious weekend ending
This love's for gentlemen only
Wealthiest gentlemen only
And now that you're lonely
Do let do let do let jugulate do let do let do
Let's go slowly, discouraged,
We'll burn the pictures instead
When it's all over we can barely discuss
For one minute only
Not with the fortunate only
Thought it could have been something else
These days it comes it comes it comes it comes it comes and goes
Lisztomania
Think less but see it grow
Like a riot, like a riot, Oh !
I'm not easily offended
It's not hard to let it go
From a mess to the masses
Lisztomania
Think less but see it grow
Like a riot, like a riot, Oh !
I'm not easily offended
It's not hard to let it go
From a mess to the masses