gömlekler içeride, kravat en sonda, ceket, pantolon ve ayakkabılar gıcır gıcırdır. fakat gel gör ki bu güzel kıyafetin üstünde sivilce tarlaları vardır. bazıları beyaz, bazıları kırmızıdır. insanın içinden "allah belanı versin liseli" diyesi gelir.
yeni başlayanların, üst sınıfların karşılarında "çöm" diyerek çömeldiklerini ve ardından kahkaha attıklarını görecekleri gündür. Çok enteresan ve mantıksız. Lan ben nereye geldim böyle, dedirtir.
seneyede giyilecek ceket,parmaklarınızdan aşağı sallanan ceket kolları,yeni alındığı her halinden belli olan kunduralar,yeni terlemeye başlamış çirkin bıyıklar.
insanın yavaş yavaş sorumluluklarının bilincinde olmaya başladığı, sağlam arkadaşlıklar kurduğu, birey olmadan önceki son düzlüktür. sonra kişi üniversiteli olur ve bulunduğu kabın şeklini alan bir denyo haline gelir, nabza göre şerbet verme ustası olur.
ilkokul Arkadaşlarımla aynı sınıfta olduğum ve sıcakkanlı olup hemen muhabbete girebildiğim için hiç sorunsuz geçen gündür. Çöm çöm diye dalga geçen üst sınıf falan da yoktu. Paşa paşa anlaştık valla çok güzeldi.
üst dönemler arkadaşlarıyla hocalarıyla hasret giderirken kıskanıp mal gibi onlara bakmak. Okuldakilerin büyük bir bölümünü tanımadığın için göz aşinalığı olacak kadar tanıdığın biriyle hemen samimiyet kurmak. ilkokuldan kalma alışkanlıklardan ötürü ''en güzel sırayı kapmak''**. ilk günün şoku atlatıldığında da son sınıftan birine aşık olmak. **
Ilk ders bedenmiş. girdik sınıfa oturuyoruz. mavi beyaz çizgili bir tişört , altına eşofman giymiş ve eşofmani tişörtün üzerine çekmiş (bildiğimiz lastikli falan eski püskü bir eşofman) bir adam girdi sınıfa. hizmetli geldi diye kalkmaya zahmet etmedim. meğer beden hocasıymış. adam hala bana saygısız diyor ve okulda ki son senem.
ilk zamanlar bahçedeki sırada sınıfımı bulamazdım efendim.bizim sınıfta ayı korhan vardı.metrelerce uzaktan o kadar kişinin içinde rahatça seçebilirsin onu.sağolsun o iriliğiyle bana farkında olmadan çok yardımcı olmuştur.rahatça bulurdum yerimi.
Matematik hocasının bana bakarak sessizce "adanalıyım" deyişini "adını alayım" diye anlamam nedeniyle ismimi söylemem üzerine tüm sınıfın kahkahaya boğulması.
lisede ilk gunumdu. siniftaki butun yuzler yeni hocalar korkutucu falan. hic kimse daha adini yuksek sesle soyleyemezken aklima kazinan o sozleri duydum. "ben secilmem secerim hocam".
not: 4 sene boyunca secilmedi. ama secemedi de.
hoca ile tanisirken konu buraya nasil geldi 14 yasindaki bi kiz bu cumleyi nasil soyledi hic bilmiyorum. ilk gun tabi kimse kimseyi tanimiyor. hani sanmistim ki artist bisey cikacak. ulan oda yok. kiz 4 sene boyunca sinifin ezik kizlarinin olusturdugu bi grupta yakisikli hocalara falan yazdi.
Lisenin ilk gunu. Sinifimi zor bulduk. Neyse ben gectim en arkaya oturdum. Sonra annem geldi dedi arka siradakilerden olma (diziside var o zaman) tuttu elimi one oturttu. Tabi annemin gelisi de olay. Annem geldi tum sinif ayakta. Ogretmen sanmislar.
okulun arka bahçesinde toplandık ve sınıflarımız okundu. lise 1 kötü geçmişti benim için ama lise 2-3 ve 4'te kral gibiydim. lise 1 deyken bize artistlik yapan hocaları takmamaya başlıyorduk.