çok ama çok zor bir eylemdir erişkin bünyeler için. çünkü öyle saçma konuşmanız gerekir ki sınırlarınızı zorlamalısınız. örnek vermeye çalışayım;
"merhaba arkadaşlar. ben de sizin dediğiniz gibi kapitalizmden nefret ediyorum ama burger kingleri çok severim. mesela geçen starbucksta otururken marx'ın öğretilerinden bahsettik, kapitalizm çok büyük bir saçmalıktır bence. çünkü her insan eşit yaşamalıdır biri zengin biri fakir olmaz. mesela hitler ne kadar güzel düşünmüş herkesi eşit yapmaya çalışmış."
biliyorum onlar kadar saçmalayamadım ama yaklaşık olarak böyle bir şeydir. tabi biraz daha cümleleri devirmek gerekiyor.
" sadece liseliler için değil, hiç bir insan topluluğunun bu tip ezici muhattaplara maruz kalmasını istemiyorum. herkesin kendine göre doğruları kendine göre yanlışları vardır." gibi iki cümle bu konuşma tarzını daha rahat açıklayacaktır muhtemelen.
eskilerin lise çağlarında yapamadıkları bir eylemi şimdinin liselileri yapabildiği için oluşturulmuş başlıktır. ne yazık ki bugünün yetişkinleri tüm liselileri boş kafalı, ne dediğinden haberi olmayan ahmaklar sanmaktadırlar. eskinin liselileri ne yaparlardı peki? marx'ı çok mu iyi bilirlerdi? ya da lisedeyken kapitalizmle ilgili herşeyi öğrenmiş, neoliberalizmi anlatan, sonunda balonun patladığı, tüm o videoları izlemişler miydi? aralarından kaç tanesi şiir okumuştu? kaç tanesi bir tiyatroda yer almış, bir müzik enstürmanı çalmıştı? şimdiki liselileri küçümsemek çok büyük bir zevk yaratıyor anladığım kadarıyla. lisede kim mükemmeldi de şimdiki liselilerin en ufak bir yanlışında bin tane " antiliseli" başlıkları açılıyor. "benim geldiğim yerde" herşey zamanla öğrenilir. on beş yaşındaki birinin herşeyi mükemmel bilip, yıldızlı cümleler kurması çok zordur. fakat yine "benim geldiğim yerde" yetişkinler onları sindirmek yerine, onlara yardımcı olurlar. burası benim geldiğim yere pek benzemiyor.
dipnot: bunları söyleyen liseli gibi konuşabilen bir liselinin kalbidir.
valla şöyle bir düşüneyim. Ben orta3 - lise 1deyken fetonun konuşmaları, ağlamaları, demeçleri televizyonlarda bol bol normal birşeymiş gibi yayınlanır ve toplumdaki cemaatçi dönüşüm baya yoğun haldeydi. O zamanlar kimse fetoya kötü gözle de bakmazdı, Din adamı, okul açıyor, türkçe öğretiyor diye.
ben ise ortaokuldaki, lise 1 deki aklımla Bu pezevenkler Yeni osmanlıcılık akımı ile Türk devletini ulusunu yok etmeye programlanmış, Dinler arası diyalogla hristiyanlığa müslümanlığı yem etmeye niyetlenmiş olduklarını tespit etmiştim.
Demek ki liseli gibi konuşabilmekten çok, akıllı konuşabilmek mesele. Ha tabi AKPye oy verenlerin birçoğu dün liseliydi. Ama dediğim gibi onların veya başkalarının salak olmasının nedeni liseli olması değil salak olmalarıdır.
bisiklet sürmek gibidir. hemen hatırlanır. genelde aşırı heyecan oluştuğu zaman (misal aşık olmak) hemen liseliye bağlanır. sakinlik, durgunluk gider el ayak dolaşır. nedense lise çağları hep aklın bi karış havada olduğu zamanlar olarak aklımda kaldığı için mutlu olunan zamanlarda geri dönüldüğünü düşünüyorum.