sinif baskaninin gorev yapmak adi altinda en iyi arkadaslarinin bile numarasini tahtaya yazmasi ve gelen ogretmenin numarasi tahtaya yazilan ogrencileri dovmesi.
Surekli gidilip de pespese 2 profiterol ve iki bardak bogurtlen suyu icilen pastaneye furkan kisisiyle gidip adam basi yarimsar kilo profiterol almaktir.
Daha hayvani olani bunu aliskanlik haline getirip gunun birinde de bizimkinin aklina uyup kizlarla ayni pastaneye gitmektir.
Tabi pastanede calisan eleman cok methettigimiz profiterolu siparis ettigimiz sirada "yarimsar kilo mu olsun gene" demeseydi iyiydi acikcasi.
Ama hayvanlik sirasi ondaydi, yapacak bisey yok. Sonra o hanimlarla bir daha gorusmedik. Nedenini hic anlamamislardi ama biz, kendi icimizde hayvan olmayi kabullenebilecek kadar hayvandik cok cok. Sonra furkan bicaklayacakti pastanedeki elemani, kasitli ve kiskancliktan yaptigini dusunuyordu bunu. Bira ictik sonra ve gecti.
Bi keresinde de iki kisi bir kasa birayi 2 3 saatte icmistik ama o baska bir hayvanlik hikayesi.
top oynayacağız diye florasan kırmak, hocanın taburesine tebeşir sürmek*, ders boşken karşı sınıfın kapısından içeri kola kutusu atıp kaçmak*, kışın kızların göğsünden içeri kartopu atmak, sınıfta erotik dergi okuyup çıkışta da öğlenci bebeler de okusun yazık diyerek sıra altında bırakmak...
lise sondayız, öss denen zımbırtıya 2 ay kalmış sıraların arasına seksek çizim tebeşirle insan niye oynar ki? ondan şu an buradayım sanırım. oynamasaydım doktor olurdum belki de. neyse. biyoloji hocama saygılar. okuyorsa eğer 1 gelen notu 4 yapıp, ne yapmaya çalıştığını hala anlamadığımı belirtmek isterim.