fransızcadaki lycee'den dilimize geçmiş olan, mezun olmadan önce nefret edilen ama mezun olduktan sonra özlenilen okullar. 2012 itibariyle serbest kıyafete geçmişlerdir.
Bütün gün sevdiği çocuğun hayalini kuran kızlarla, beyni sadece okuldan kaçıp kız kesmek için çalışan çocuklarla, susmayan öğretmenlerle, çatlak müdürlerle dolu olan ve insanın en eğlenceli yıllarını geçirdiği okul, tımarhane.
sağlam arkadaşlıkların kurulduğu sanılan, sınav stresli ve hayatınızın hayal kırıklarıyla dolu yıllarıdır. hayatımın hiç özlem duymayacağım yıllarıdır.
(bkz: o hikayedeki mal benim)
bi kaç kendini beğenmiş arkadaş dışında, herkesin birbirini olduğu gibi kabul ettiği, güzel arkadaş grupları olduğu gibi ergenliğin verdiği cahil cesareti ile kavgalara karışan grupların da olduğu, yaşanılan ilkler yuvasıdır. bazıları kötü alışkanlıklara burda başlar, bazıları ilk aşkını burda bulur.
hepsi gelip geçicidir belki ama insana unutmayacağı dersler verir. kim ne derse desin, 'lise' güzel ve farklıdır.
Lise, aslında küçümsenmiyecek bir yerdir. insanın karakteririnin tam anlamıyla oturduğu eğitim kurumu. Hocalarıyla, müdürüyle, 3-5 dengesizleriyle mücadele edersin resmen. Aşk hayatının belkide tam anlamıyla başladığı yerdir. içinde azıcık istek olsun illa ki geçiyorsunuz ben ne öküzler gördüm mezun oldularda noldu hepsi öküz oldular. Siz öyle olmayın araştırın sorgulayın öküz olmayın sakın.
hedefi yüksek olan ve geleceği için kaygı duyan öğrenciler için, özellikle yatılıysa çok sancılı bir dönemdir. kafadaki acaba nereye gideceğim, istediğim yeri kazanacak mıyım sorusu yer bitirir insanı, içten içe.
4 yıl boyunca olabilecek en dangalak insanlarla karşılaştığım eğitim yuvası. eğitim hayatı boyunca en saçma ve gereksiz konuların olduğu okul. en öğretmenlikten bihaber öğretmenleri de gördüğüm yerdir ayrıca. iyi ki bu aptal okulun üzerine 4 yıl üniversite eğitimi yaşadım. yoksa mal mal devam edecektim hayatıma. bir de anadolu lisesiydi, düşün.