bozulması mümkün değildir bunların, teklif dahi edilemez.
hayata ilk adımları bu zibidilerle atarsın. gözünün içine baktığında bir annen anlar derdini, bir de bunlar. kodumun kavgası yüzünden birini kaybedersin, diğerlerine sarılırsın. şu götü boklu dünyada kimseyi incitecek bir söz bile söylememen gerektiğini de bunlar öğretir.
her şeyden önce karşılıksızdır.
yıllar geçse de aranabilecek sağlam dostluktur.
ayrı yagrı olmayandır.
bilikte gülümek de birlikte ağlamak da bu dostlarla yaşanır.
unutulmaz, unutulsa da hatırlanır ve özlenir.
hem de çok.
hayatının ilk kayda değer yıllarını bunlarla yaşarsın.son sınıfta iyice güzelleşir, hüzünlenir herşey...bilirsin bundan sonra hiç böyle olmayacaktır.
olsun da istemezsin zaten onlar sana yeter.en çok onları sever,en çok onlara kızarsın,hep affeder, affedilirsin.
(bkz: kıymetini biliniz)
siyasetin araya giremediği dostluklardır. üniversitede karşı görüştem biriyle pek muhabbetiniz olmaz ama lisede kanka olursunuz hiç siyaset konuşmadan.
bozulabilen dostluklardır. iş üniversitede aynı evde kalmaya gelince öyle bir bozulur ki... lise dostluklarına güvenmek, değerini bilmek gerekir. ama çok değil.
yaş ilerledikçe arkadaş edinmek zorlaşıyor. oturmuş kişilikler, farklı yapıdaki kişileri sindirmekte zorlanıyor... eski arkadaşlıklar, dostluklar ise öyle bir siniyor ve işliyor ki insanın içine "yeni"ler yaptığında göze batacak en ufak şeyler, "eski"ler yapınca dikkat dahi çekmiyor.
nerde o eski dostluklar diyesi geliyor da insanın, yaşlanmaya başladığını kabul etmemek için "nerde o eski..."li cümlelerden uzak durması gerektiğini bildiğinden demiyor.
lise biteli 10 yıl olmasına rağmen, geçen 10 yılda yeri doldurulmayan dostluklardır.
hiçbir menfaati olmayan, kardeş hatta bazen kardeşten bile öte olan dostlardır. iyi ki varlardır, eksikliği yaşanmasındır.
üniversitedeki gibi çıkar ilişkisine dayalı olmayan çok daha samimi olan dostluklardır. öyle bir şeydir ki kişiler birbirinden hiçbir şey beklemez ve hatta birbirlerine o kadar gönülden bağlıdırlar ki her konuda çok cesur olurlar. her şey güzel giderken bir anda lisenin bitmesiyle en samimi olduğunuz insanlarla bile çok nadir görüşmeye başlarsınız ki doğaldır bu çünkü herkes farklı farklı şehirlerde üniversite kazanmıştır. bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar kişi kalır hayatınızda bu da gerçek dost dediğimiz insanlardır zaten diğerleri ile bağınız çoktan kopmuştur bile ancak msnden falan arada konuşursunuz o kadar. geride kalanlar ise iyi günde değil kötü günde yanınızdadır, aradan bir sene bile geçse başınıza bir iş gelse ilk bu insanlar olur yanınızda. işte bu yüzden farklıdır lisede kazandığımız arkadaşlar ve değerini bilmek gerekir, kaybetmemek için her şey de olduğu gibi tavizler verilmelidir.
aradan aylar, yıllar geçse bile o görüşme günü geldiğinde sanki dün kolkola sokakları arşınlamışsınız tadında muhabbete girilebilen yalansız, dolansız, riyasız dostluklar... evet, lise dostluklarından bahsediyorum...
iyi başlarlar. sonra ortam genişler. nerede çokluk orada b. kluk durumuna gelinir. ve kötü şekilde biter. en saglam olan bi kaç kişi dost olarak kalır becerebilirlerse. o dostluk da asla unutulmayacak şekilde yüreklerde yer eder.
insan ömrünün görebileceği en sağlam dostlu şeklidir. kanlarında daha hızlı akması sebebiyle kavgalara dövüşlere kızlara teklif etmeye beraber gidilerek aradaki bağ daha kuvvetlenir. evden kaçmak isteyen ergenin yeni ailesi olmuştur. üniversiteye gelince kıymeti daha da fazla anlaşılır.ölümsüz değildir.her şey gibi sonunda biter gider.