yok öyle iade-i ziyaret huyum yoktur da. verdiğim tepki münasebetiyle yazıyorum.
sol frame de nikimi görünce "kıhh.. biri benim nikaltıma yazdı diye ağzım kulaklarımda birleşene dek sırıttım.
yazılanları ve yazanı görünce o ağız birden daha mütevazi bir gülüşe bıraktı kendini.
eh..varlığın sözlüğe kazanç. varlığın bana kazanç. linka'm..bayram şekerim.
yüreğin kocaman. ne mutlu bana ki bir yer bulmuşum.
şu anda seri başlıklar ve seri entry ler giren yazar. gördüğüm kadarıyla nasturilik, moss hart, ragtime gibi başlıklar ve entry ler girmiş, ansiklopedi dilinde ama.
hakkında her yazılana, her eleştiriye sinirli ve agresif şekilde cevap vermenin yersiz olduğunu hatırlatmak istiyorum kendisine.. bak burası "sözlük..." yani senin gibi düşünmeyen yüzlerce yazar ve yazdıkların elbet birilerinin hoşuna gitmeyecektir, gitmiyor olabilir. O yüzden biraz sakin ol bence.. Her eleştiriyi bu kadar ciddiye alıp sinir patlaması yaşama. başlık altına yazılan eleştiri entrylerinin her birisine ayrı ayrı cevap verme ihtiyacı duyma. bir süre sonra kafayı yedirtir bu paranoylar söylemesi.
kendisi ve arkadaşları; bilgi içerikli entry girdiğini ancak bunun tepki topladığını söylüyor. kendisini eleştiren yazarlar ise sürekli copy/past yaptığını ve bunun bilgi içermediğini söylüyorlar. bu konuya pek dikkat etmedim çünkü entrylerinin büyük bölümünü okumadım açıkçası. o yüzden bilgi içeriyor mu entryleri bilemiyorum. ancak bilgi içerikli entry giriyorsa teşekkür ediyorum gerçekten kendisine ancak benim dikkatimi çeken başka noktalar var.
Bu yazarı neredeyse her yazarın başlık altında görüyorum.. Sürekli bir ajitasyon havası, sürekli bir sevgi pıtırcığını oynama, sürekli bizden olan ne olursa olsun haklıdır mantığı.. öncelikle şunu söyleyeyim; bu şiir, duygu yüklü entrylerinin neredeyse hiç birisini samimi bulmuyorum. çünkü geneli boş sırf yazayım, canciş kankiş olayım mantığı ile yazılmış entryler ki çok belliler yani.. Ben seni dediğim üzere bu başlık altı şirinliklerin ile tanıdım.. sonra biraz okudum falan o kadar..
Beşinci nesil olmana rağmen, bana göre elle tutulur ciddi anlamda çok sağlam entrylerin olmamasına rağmen önemli bir karma sahibi olmuşsun.. ama bu seni iyi yazar yapmaz bunu bilesin. ama lafım olmaz. sadece dikkatimi çekti o kadar.
sonra yine bu canciş kankiş muhabbetleri.. gerçekten sence bir anlamı var mı bu muhabbetlerin? hani soruyorum normal şekilde. sürekli birilerinin başlık altına aynı tarz şirinlik içeren entryler girmek ne anlam ifade ediyor senin için? sen şimdi yok öyle bir amacım hepsi benim dostum diyeceksin ama değil işte.. en basiti ile sana bir örnek göstereyim;
calyx isimli yazarın başlığına girdiğin ilk entry (#5003562) sıradan bir karşılama entrysi.. hiç bir gariplik yok.. hatta entryi buraya yazalım;
-
kulağa ve göze hoş geliyor, çok gözüme çarpıyor yazar ve yazıları... evet hoş... ve hoşgelmiş...
(linka, 08.04.2009 15:53)
-
ve henüz şu sıradan entrynin üzerinden 2 gün geçmiş ve girdiğin diğer entry; (#5015632)
-
o bir tatlı cadı...minik kelebek... beyaz papatya... güzel kalpli sempatik, seviyorum o' nu hem de çok... mutluluğu hakeden yazar...
(linka, 10.04.2009 16:58)
-
yani 2 gün içerisinde nasıl tatlı cadı, minik kelebek, beyaz papatya, sarı gül, güzel kalpli insan, sempatik şirin, sevilen harika insan oldu.. ben bunu çok merak ediyorum. belki senin insanlar ile iletişimin öyledir ama ben bunu çok merak ediyorum.. yani bir insan 2 gün içerisinde ne derece samimi olur, ne derece bir diğer bireyi iyi tanıyabilir ki böyle bir şeyler yazsın? ben 2 yıldır tanıdığım çok yakınım sözlük yazarlarına bile 2 yılın sonunda böyle entryler girdiğimi hatırlamıyorum açıkçası.. yani o yüzden "samimiyetsizlik" denildiği zaman sakın kızmayasın.. sen bu kadar samimiyetsiz, övgü entryleri yazıyorsun o yazar kendisini bir şeylere inandırıyor ve en ufak bir eleştiri geldiği zaman sinirden çatlıyor.. aynı şeyler sen ve tüm kankiş canciş yazarların içinde geçerli.. ve bu muhabbetlerin sözlüğe hiç bir katkısının olmadığı dile getirildi mi tepki göstermeyin çünkü haksızsınız.
Bir diğer dikkat çeken husus; bu arkadaş sürekli savunma durumunda. hep bir şeyleri, kankalarını savunma ihtiyacı duyuyor. kardeşim, senin savunduğun/sevdiğin/desteklediğin yazarlar hiç hata yapmaz mı mesela? hiç mi eleştirilmeyecek? hiç mi olumsuz bir tarafı yoktur bu insanların. yahu ne zaman baksam kötü bir şeyden dolayı eleştirilen bir yazar olsa linka nicki oraya sevgi şiirleri döşüyor. yok böyle bir şey işte.. sözlük burası, baro değil..
yani bu yazarlardan birisi kürt pornosu başlığına "kürt kokusu" şeklinde iğrenç, ırkçı bir entry giriyor diğeri kürtlere olmadık hakareti edip en sonunda "kürtler kızlarını satıyorlar" şeklinde bir tanımlama yapıyorl ve bu iltifatları alıyor.. tehhh canım tehhh... hiç hata yapmazsın(ız) değil mi.. bu kadar mı sığ insanlarsınız?..
#4992970 bu entryin ise başlı başına bomba zaten... yani bir bayan yazarı argo kullanıyor diye eleştirmiş. burada bir gariplik yok ama entrynin sonu başlı başlına felaket.. eleştirdiği yazarın unutmayan'ı örnek almasını istemiş. sanırım kankiş, canciş muhabbeti kendisini bulutlar üzerine çıkarmış.. çok savunduğun kankanın entrylerini bir araştır, oku bakalım yazdığı entrylerin yarısında sürekli birileri s*kiliyor, birilerine s*kulmuyor mu.. yani sırf yazayım, arkadaşlarımı savunayım diye bu kadar saçmalamayın lütfen.
Son olarakta siyasi içerikli entrylerin.. ben hiç lafı dolandırmadan sana söyleyeceğim; hani boş değil fazlasıyla boş ve bilinçsiz yazıyorsun.. kankiş, canciş muhabbeti yaptığın sözlükteki kafatasçı çete seni fazla etkilemiş bilesin. siyasi olarak elle tutulur hiç bir mantıklı siyasi entry girmemişsin. hep aynı muhabbet; "biz büyük vatanseverler, karşımızdakilerin hepsi bölücü, terörist..." hatta kürt sorunu yoktur bunu söyleyen türkiye'ye ihanet ediyordur demişsin.. o zaman bu ülkenin tüm siyasileri hain, hatta ülkenin yarısı hain.. bu ötekileştirmeler ile bir şeyler olmuyor bunları anla artık.. tek doğru siz değilsiniz şu hayatta.. biliyorum bu entry sonrası kürtçü, pkk'li, terörist falan olacağım yine ama pek önemsemiyorum.. başlık altımda günlük olarak güncellenen sığ muhabbetler bunlar. yani gasp, hırsızlık, cinayet gibi adli suçların ulus/ırk ile alakası yoktur.. cezaevlerinde aynı suçlardan yatan bir sürü türk, laz, çerkez, x, y var değil mi.. yani tarihi, geçmişi hiç bir şeyi bilmeden, aşağıladığın, aşağılayanlar ile kankiş canciş olduğun isanları bu kadar kolay yargılama, saldırma olur mu.. şimdi benim başlık altıma gelebilir veya kendi başlık altında buna da cevap yazabilirsin. amacım sana saldırmak falan değil sadece her şeyi fazlaca abartıyor ve bazen saçmalıyorsun onu hatırlatmak istedim...
helal ettiğim hakkımı geri aldığım yazar. bir daha giderse 1 hafta sonra helal edeceğim hakkımı şerefsizim.
kürtlerle ilgili yazdığı ortalama vatandaş repliklerini okuyunca londra'ya sosyolojik bir araştırma için gidip 1 ay boyunca giresun'un bir köyünden londra'ya göç eden kişilerle mülakat yapmış 2 arkadaşımın anlattığı bir olay geldi aklıma. çok zaman da olmamıştı hani, daha dün anlattılardı, demek paylaşmamız için kısmet bugüneymiş. ama önce şunu belirteyim:
--spoiler--
çevresindeki ırkçı yazarları kendiyle aynı fikirde oldukları gerekçesi ile savunmuştur. kendisinin ırkçı olmadığını söylüyor, ki bunu çürütecek bağlantılar da başlık altında yakın zamanda verilmiş, ama ırkçı kmseleri savunuyor, savuna geldi, gitmezse de savunacak.
--spoiler--
daha dün böyle deyişimizin ardından bizi nostradamus mevkiine yükselten öngörümüzden dolayı kendimizi kutlamazsak da ayıp etmiş oluruz.
neyse, biz yine arkadaşlarımızın anlattıklarına dönelim. görüştükleri kişiler giresun'un belli bir köyünden tümden londra'ya göç eden insanlar. hepsi aynı köyden ve tümü de ülkücü. ama işin çok garip olan bir kısmı ne biliyor musun? bunların aralarından bazıları kürt oldukları için baskıya uğradıkları gerekçesini kullanıp iltica eden kişilermiş. ne tuhaf değil mi? sen burada kürtlere her türlü hakareti ederken bu "inatla" ingilizce öğrenmeyip hala değerlerinin yıprandığını söyleyen ülkücü vatandaşların ingiltere'ye kürt hareketine dahil olarak iltica ediyor.
sen bu tip olaylardan ne gibi dersler çıkarırsın bilmiyorum. ama ben sana şu kapıyı açayım. bir insana yapılmış yatırımın fazlalığı onun çağdaş ve "evrensel değerler"le uyumlu bir insan olmasının garantisi değildir. sana bakınca bunu görüyorum.
gitmediğin için gelmemenden dolayı açıklama yapmana da gerek yok ayrıca.
ahahah editi: yazar anlattıklarımın zaten farkında imiş. (bkz: günün sözü/#5648584)
hoş geldin linka. dün gidiyorum dediğinde çok üzülmüştüm emin ol. uzun zamandır sana yazmak istediğim şeyler vardı çünkü. uzun zamandır bekliyordum şu itiş kakışlarınız bitse diye. malum itiştiklerinizden bazıları, benim aradaşım dediğim insanlar. sırf bak aynı anda giriyorlar denilmesin diye bekledim. hatta geçen gün justice ye mesaj attım. lan olum bi durun da şu yazımı yazayayım diye. nasip bugüneymiş.
bak linka, en son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim. at gözlüklüsün. olaylara yaklaşımın vasat bile denilemeyecek kadar sığ ve ilkel. doksanlı yıllardaki köy yakmaları bilmeden onu gözardı etmeden bir halkın maruz bırakıldığı zorunlu göçü ve bu göç sonrası ortaya çıkan patalojik durumları, gözardı ederek şehirlerdeki suç oranlarını anlamlandırmaya çalışmak ya da o olaylar ile ilgili açıklama beklemek yılmaz özdil tarzı safdilliktir. *
şemdinli fiyaskosu ! dediğin olayda iki astsubay sivil mahkemece 39,5 yıl ceza aldı biliyormusun. sonrasımı hsyk o mahkemnin heyetini değiştirdi. yeni mahkeme olay askeri mahkeme nin alanına giriyor dedi. bom iyi çocuklar salıverildi.
neyse uzatmayayım sıkıldım . bir fıkra anlatayım.
adamın biri kurban olayını anlatırken,
Çocuğu olmayan Hazreti Davut, Allah'a dua etmiş ve 'arabbim bana bir kız çocuğu ver, onu sana kurban edeyim demiş... Dua tutmuş; Davut, kızının adını Ayşe koymuş... Gel zaman git zaman, çocuğun kurban edileceği zaman gelmiş. Hz. Davut kızı yatırmış, tam boğazını kesip kurban edecekken Azrail gökten bir keçiyle çıkagelmiş ve 'ızı bırak, al bu keçiyi kurban et' demiş.
Dinleyenlerden biri dayanamamış:
Yahu bunun neresini düzelteyim... Hz. Davut değil Hz. ibrahim, kız değil erkek, Ayşe değil ismail, Azrail değil Cebrail, kurban edilen de keçi değil koç olacaktı demiş.
öyle ya senin nereni düzelteyim linka. ha sen söyle.
"Size yer, yaşam hakkı, hak-hukuk vermekten başka ne yapmış bu ülke?" sözleri gözlerimi doldurmuştur.
şimdi bilet alıyorum sinemaya gidiyorum, taş kafalı sinema sahibi önüme dikilmiş, çekil lan diyorum, adam diyor ki sana film izlettik lan daha ne istiyorsun.
la lo bileti paramla aldım, terimi akıttım.
devlet vatandaşına nasıl lütufta bulunduğunu iddia eder lan?
devletin işi zaten hizmet değil mi?
devlet dediğin ne lan?
sensin, benim. kapiş?
çevresindeki ırkçı yazarları kendiyle aynı fikirde oldukları gerekçesi ile savunmuştur. kendisinin ırkçı olmadığını söylüyor, ki bunu çürütecek bağlantılar da başlık altında yakın zamanda verilmiş, ama ırkçı kmseleri savunuyor, savuna geldi, gitmezse de savunacak.
aramızda bazı insanlar "benim de kürt arkadaşlarım var" hikayesi ile her şeyin düzeleceğini sanıyor olmalı. bakın, bu ülkede her zaman şikayet eder gibi yaptığınız bölücülük kavramının müsebbibi belli etnik yapılarla belli kötü özellikleri bütünleştirip onlara sürekli hakaret edenlerdir. size sorsak bölücü biziz elbet. çünkü sizin için kimlikle ilgili herhangi bir talep bölücülüktür, değil mi? o zaman şöyle bir örnekle yaptığınızı daha anlaşılır kılayım.
varsayalım dilinizin, kültürünüzün ve ibadetinizin yasaklandığı bir ülke var. ve siz de oraya gittiniz ve orada yaşayan soydaşlarınıza şunu dediniz: "bakın bölücülük yapmayın, sizin konuştuğunuz, yani bizim konuştuğumuz dil değildir, dış kuvvetlerin oyununa gelmeyin." oradaki insanlar sizin suratınıza tükürecektir haklı olarak. somut olarak örneklemedim çünkü somut örnekler verince de garip yaklaşımlarla şaklabanlık yapılıyor kimilerince.
bu ülkede kimlikleri ile ilgili talepleri olan lazlar, ermeniler, kürtler, arnavutlar, çerkesler, vb. bölücülük yapmamaktadır. bölücülük, bu taleplerin gelişmiş demokratik burjuva ülkelerinde hak olduğu gerçeğini gizleyip bu insanları aşağılamak, onlara hakaret etmek, onları daima kriminalize etmek ve insanlıklarını sorgulamaktır.
eğer sen de bunları yapanları savunup sevgiden bahsedebilecek kadar şuursuzlaşırsan birileri çıkıp yüzüne doğruları söyleyecektir. ayrımcılığı körükleyen insanları savunup bütünleşmeden bahsetmeyiniz. yaşınızı başınızı almışsınız.
şunu da belirteyim. eğer burada tanışıp sevdiğim bir insan (her türlü) ırkçılık yaparsa bunu suratına çarpacak ilk kişi de ben olurum. bunu yapmışlığım da vardır.
söze başlama zamanı vesselam.
efendim uzun zamandır bu yazarı takip ediyorum yazılarını ve sözlükte ki tutumunu. okuduğum ve anladığım kadarıyla 37 yaşında olmasına rağmen yazdıkları wikipedia tarzında bir yazar. Bilgisi derin olmaz , DErin düşünemez de yazar ona amenna ama ben aslında varya istesem tozu dumana katarım tavrı yanlıştır. BÖyle dememin sebebini nick altına ve bzı yazdığı entrylerde görebilirsiniz. burası birilerini pohpohlama birbirlerini övme , kundakdaki bebeğe yapılır gibi amaninin amanin hanimiş cantişim deme yeri değildir. BUrası kaba tabirle er meydanıdır. Varsa bildiğin takır takır dökersin ortaya. KUlaktan dolma saçma sapan şeyleri de yazmazsın.
bu yazı filvaki davadır ve davanın doğruluğuna şahittir. bu sözleri kulağına küpe et. Doğrluğu , adaleti aklına rehber et. bu sözler dava gibi görünüyor sana oradan ama bil ki rüyayı gören herkes evet bu davadır der. Şunu bil ki bütün alem yiyen ve yenenden ibarettir. hak' dabaki olanları da hakk'a yönelmiş ve hakk'ın makbulü olmuştur.
Bilgisiz kişinin canı bu duadan uzaktır. çünkü ya hak demesine izn yoktur.
sana böyle bi çok yazabilirim ama anlamıyacaksın. Anlamını bilmediğin ömründe bir kere dahi karşılaşmadığın sözleri wikipedia 'dan araştıracaksın.SEni yormak istemem. YOksa yarım günde çözemessin yazıyı. işte bu sebebledir ki yukarda yazıyı sokak ağzıyla yazdım. Amacım sana ne ayar vermek ne de sataşmak. Seni tenkit etmek değildir. SAdece eğer bunları şaka olsun diye yazıyorsan hiç komik değil, yok eğer ciddiysen vallahi sonumuz iyi değil.
canciş bilmemne muhabbetlerinden hiç haberim yoktur, tanımam etmem de ama gördüğüm kadarıyla şu sözlüğe bilgi katma anlamında adam gibi yazan ender yazarlardandır. sırf bu özelliğinden dolayı takdir görmelidir ve sözlüğü bırakmamalıdır.
bir akşam ki ağır ağır örtmekte.
uğultuyla beraber batan güneşi.
refakatçi gönüller, canım görmekte.
anlamaz dost bilenler soğuk bir leşi.
dingin sularında aklımın bir gemi yüzmekte.
adını sen koy, tanımla bu gidişi.
yalnızca bir isim ki alıp başın gitmekte.
ısrar ile bilir dostlar gitmediğim.
muktedir zaman geçmeye ki geçmekte.
laf ki sağlamsa eğer dünya sırtına biner.
insan olan insana, insanca kelam eder.
ne farkeder kalınsa, gidilse ne farkeder.
kelam üstüne kelam, kelamı dert etmekte.
adını bir ceket gibi giyinir bu adam gider.
kocaman bir hoşgeldin dediğim, stajını "aa" ile tescil ettirmiş olan kankişim. sevdim sözlük bu yazarı... hani biraz frekans meselesi olarak bakacak olursak olaya 94.5 rock fm kıvamında geldi şahsıma. araştırıyorum bir insanın yüreği öpülebilir mi? yüreğinden öpüyorum...
sabah şekerlerinden 2.cisidir. * nargile içmeye muhakkaka gidilecek yazarlardan olduğu duyumlar arasındadır. en kısa zaman da nargile de ve tavla da rahatsız edeceğimdir.*