liberalizm

entry402 galeri11 video2
    98.
  1. türkiye'de ismi telaffuz edilince ya akıllara besim tibuk 'u getiren, ya da bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler sözünü getiren. insanların hakkında hiçbir şey öğrenmek istemedikleri, en mantıklı, bireyi temel alan üst bir sistemdir.
    2 ...
  2. 97.
  3. kapitalizmin ekonomideki uygulamasidir. tipki komunizmin, sosyalizmin ekonomideki yansimasi olmasi gibi.
    3 ...
  4. 96.
  5. çok güzel bir şey aslında biraz farkına varılsa ama bizde akepelilere liberal deniyor, bilmem necilere liberal deniyor, e otomatikman liberalizmin önü de kesiliyor. bazı kötü yanları da var tabi ama idealist yaşayayım diye götünü başını satma sınırına gelen salaklara nazaran daha iyi bir hayatı seçmek gibi bir şey.
    şimdi size ne desem kötüleyeceksiniz, en iyisi ben bu şekilde yaşamaya devam edeyim.
    1 ...
  6. 95.
  7. liberalizm ne kadar süfer vuv vaho vuv vahaooay diyecektim neredeyse.

    teoride her şey mükemmel de canlar iş uygulamalara gelince sistem error veriyor.

    neymiş? liberalizmde birey kutsalmış. harika. diyecek hiçbir lafım yok. ancak liberalizmin bireycilik anlayışının orman kanunlarıyla açıklanabileceğini düşünüyorum. "piyasa kendini silkeler biz elleşmeyelim. her koyun kendi bacağından asılır,ne me lazım." bu bireycilik değil düpe düz bencilliktir, kendinden başka kimseyi siklememek, kollektivizmin yararlarını reddetmektir. bugün de çok net görülebilir ki neo-liberal politikaların merkeze aldığı argüman birey değil sade ve sadece paradır, sermayedir. alınan önlemler sermaye akışının düzenlenmesine yönelik önlemler olmuştur hep dikkat edersek. şimdi fed’in faiz kararlarıyla bireyin ne alakası var allasen. bugün goca süper güç amarika’yı zımnen uluslararası dev holdingler, tröstler yönetiyor. nerede o kutsanan bireycilik anlayışı? hak getire!!!

    öte yandan bireysel hak ve özgürlükler meselesi. özgürlükler diye pompalanan kıymıkların götümüze batması yakındır. liberalizmin özgürlükler dediği kıymıklar toplumda ayrışma yaratacak cinsten kıymıklardır. toplumu etnik ve dinsel yönden ayrıştırmaya yönelik faaliyetlerin motor gücü oluyor bu kıymıklar. misal adam alevi toplumuna azınlık diyebiliyor özgürlükçülük adına. ya da türkiye’de sünni kesimin din ve vicdan özgürlüğünden tam olarak yararlanamadığını savunabiliyor. yani minimalize edilmiş, belli gruplar için öngörülen, toplumsal huzuru ve barışı tehdit eden bir özgürlükçülük bu. asla tümel bir yaklaşım değil.

    liberalizm en tabii sistemmiş! yesinler! liberalizmin şiddetle arkasında durduğu, devleti bertaraf eden serbest piyasa anlayışının ortaya koyduğu en büyük gerçekliğin "büyük balık küçük balığı yutar" anlayışı olduğunu düşünüyorum. yine orman kanunları babında bakarsak olaya gerçekten de"doğal" olduğunu söyleyebilirim. vahşi rekabetin getirdiği çetin bir hayatta kalma mücadelesi. tam bir safari belgeseli... ne kadar da doğal! dadından yinmiyor mübarek. ben şahsen doğal bir düzen istemiyorum çünkü insanım. rekabet etmeyi değil dayanışma içinde olmayı tercih ederim.

    liberal dostlarımızın bir de hiç dillerinden düşürmedikleri bir diğer yalan uluslararası hukuk. bu uluslararası hukuk piyasanın, neo-liberal politakaların önünü açmak adına küreselleşme adına açılan savaşlara göz yumabiliyor. ki bunu dünya defalarca yaşadı. uluslararası hukuk her defasında sustu. şimdi bu hukuk anlayışı mı koruyacak beni, bireyi? koca koca ülkeler dümdüz edildi. hammadde uğruna, enerji uğruna, petrol uğruna. liberaller neden seslerini çıkarmadılar. avrupa parlamentosu ne yaptı ırak’a savaş açılırken? kuyruklarını götlerinin altına alıp apıştılar öylece. kimse birey demedi, kimse hukuk demedi, kimse yaşama hakkı demedi. birkaç gayci, homoseksüel,marjinal sosyalist karşı çıktı koca avrupa kıtasında bu savaşa. yazıktır abiler bu ibnelere mi kalmıştı "insanı", "bireyi", "barışı" savunmak.

    sözün özü benim için liberalizm bir yalanlar silsilesidir. kim ne derse desin. ben gördüğüme inanırım.
    3 ...
  8. 94.
  9. 93.
  10. 92.
  11. ekonomi politikası uygulanan bütün ülkelerde çok iyi meyveler vermiş siyasi görüştür. türkiye'de sadece liberal ekonomi politikası uygulansa kısa süre içerisinde meyvelerini verecektir.
    1 ...
  12. 91.
  13. baskın bir siyasi görüşü olmayan kimsenin tanımını okuyup "ben bu olcam" diyebileceği bir görüş olsa da pratikte hiç bir zaman tanımını yansıtmadığından ve bana göre içi boş bir görüş olduğundan savunmadığım-desteklemediğim ideoloji.
    1 ...
  14. 90.
  15. kökenleri aydınlanma fikriyatına dayanır.

    özünde, her türlü siyasal saltçılığa karşıdır.

    bireylerin veya grupların otoriter yönetimlere karşı çıkabilmesini öngörürür.

    devletin ya da her ne şekildeyse otoritenin bireyin vazgeçilmez haklarına saygı göstermesini ve bireyin mahrem alanına girmemesini savunur.

    ancak, liberalizmi saf bir formda tahayyul etmemek gerekir.

    yani, pek çok değişik liberalizm anlayışı mevcuttur.

    bunların temelleri ve çıkış noktaları hemen aynı olmasına karşın, kullanılan siyasi ve ekonomik araçlar farklılık gösterebilir.

    dolayısıyla, liberalizm eleştirisinin de genel olarak değil mevcut formunun üzerinden yapılması daha yararlı olacaktır.

    ancak, ortak temeller üzerine yapılacak eleştiri için bu söz konusu olamaz.

    klasik liberalizm diye tabir ettiğimiz ve adam smith, john locke, david hume ve john stuart mill ile özdeşleştirilmiş liberalizm anlayışı ile milton friedman, margareth thatcher ve ronald reagan ile hayata geçirilen neo liberalizm arasındaki nüansların ayrımına varabilmek önemlidir.

    nitekim, ilki daha serbesti yanlısıyken, ikincisinde muhafazakarlığın güçlü etkileri görülebilir.
    2 ...
  16. 89.
  17. Feodal sistemden cumhuriyetçi - demokrat sisteme geçiş sürecinde " eşitlik - özgürlük - adalet " ilkesi ile halkı görece rahatlatmış ancak kapitalizmin ideolojisi haline getirildikten sonra eşitlik - özgürlük - adalet ilkesini sadece sermaye sınıfı ve tekelci burjuvaziler için uygulamaya sokmuş neo-liberal politikaların , ulusal oligarşiler tarafından halka dayatılan hak ve özgürlüklerin tırpalandığı sosyal ve ekonomik reformların(!) temeli olan felsefi düşüncedir . ifade özgürlüğü liberal bir sistemde ancak mevcut sömürü sisteminin bekasına zarar vermeyecek şekilde icra edildiğinde uygulanabilir ; ancak devrimciler liberal ekolün bu sahte özgürlüğünden etkilenip evrimin ve devrimin ütopyasını anlatmak ile yetinselerdi dünya bugün tamamı ile bu düşünce ekolünün fonksiyonları ile idare ediliyor olurdu . Liberalizm küresel sermaye odaklarının bir pazarlama aracı ve sahteliğin , umutsuzluğun , anti-devrimciliğin propagandasının yapıldığı bir felsefedir . Özgürlük pazarlanan bir metaya dönüştürülür ve adalet şovenizme kaçan bir uslüpla aşırıya kaçılarak adaletsizleştirilir . Eşitlik ise 70 milyon sefalet içinde yaşarken , 17 kapitalist tekelin dünyadaki en zengin 100 işadamı listesine girebilmek için çalıştığı forbes dergisindeki övünç tablosudur .
    1 ...
  18. 88.
  19. 87.
  20. demokratlığın alt versiyonu. şu var ki; kendi içinde merkeziyetçi, faşistvâri düsturlar barındırır. aslolan demokratlıktır.
    0 ...
  21. 86.
  22. artık genel geçer dünya normlarında biliyoruz ki sosyalizm insanları mutlu etmekte yetersiz kalabiliyor. mutlu edebilir, ama bunu benimsetip ideal şekilde uygulatan hiç bir ülke görmedik henüz. hep baskı ve cinayetler gördük. varsa iletin iletimi editleyim. Ancak kapitalizm de sömürüyü benimsediği için insanları mutsuz ediyor. halkı mutlu da olsa bu başkalarını mutsuz etmekten geçiyor.
    oysa liberal demokrasi, liberal ekonomiyi benimsemiş olan bir çok(hepsi değil) avrupa ülkesinin vatandaşlarının yaşam standartları ortada. yılda 70 bin usd kazanan bir ülke vatandaşının özgürlüğünü 10'a 2 şeklinde yorumlayıp, stalinin onmilyonlarca insanı katletmesini, küba'daki internet yasaklamalarını, sinema yasaklamalarını özlemleyip bunları özendirmeye çalışacaksın.
    bu hiç insanı ortaya alan bir anlayış değil. sistemi ortaya alan bir davranış. dünya da artık 2 çeşit siyasi akım var. ya kapitalist ve insan haklarına saygılısın ya da liberal ve insan haklarına tutkunsun. insan haklarına saygı bile duymayan bir sistemi özlemlemek şirin göstermek hiç çağdaş bir anlayış değil. zaten artık böyle bir kutup yok. ben devlet için yokum. sikerim devleti diyebiliyorum liberalizmde. devlet karşıtı olması beklenen fosil solcular ise devleti ortaya koyup halkı sikebiliyorlar. fark burda bence.

    özgürlükler ve insan haklarını inanılan en kutsal değerlerin en üstüne oturtmuş bir düşünce akımıdır. özgürlükler konusunda kısıtlamalı ve totaliter olabilen sosyalizmi hayli eleştirir. muhafazakarlığa ve geriye dönüşçülüğe de bir o kadar karşı duruş sergilemektir.
    ülkemiz gibi sosyal eğitimi düşük ülkelerde bu adamlara genelde ne emmeye ne gömmeye geliyor diye hakaret edilir. ya muhafazakar olacaksın ya solcu özgürlükçülük başlı başına bir ideoloji mi olurmuş denir.
    engin ardic, mehmet barlas, mehmet altan gibi yüzakı temsilcileri ülkemizde mevcuttur fakat fehmi koru gibi takkeli liboşlar da yok değildir.
    liberalizm iyidir. dünyada en iyi uygulayan ülkeler iskandinav ülkeleridir. zaten onlarda kişi başı gelirin ve mutluluğun en yüksek olduğu ülkeler. ikisi arasında bence çok güçlü bir ilişki var.
    0 ...
  23. 85.
  24. yalakalık derecesine varacak kadar siyasi düşünceleri içinde barındıran ideolojik yaklaşım.
    1 ...
  25. 84.
  26. liberal miberal malı kap götür al..
    özgürlük olması için , denir ki : seninlinin başladığı yerde bi diğerninki biter..eşit sosyal haklar olmadan , tolum baskısı , statüko farkları ayyuka çıkmışken benim 2 hakkım varsa , bill gates'in 10 hakkı var.ikimiz de özgürüz ama değil mi?
    tanım:kapitalizmin adlarından biridir.kimi yazar bozmaları da ceplerine binlerce dolarlar girerken bu sistemi savunurlar , cebinde 3 kuruş parası olmayan insanlar namına..
    1 ...
  27. 83.
  28. her koyun kendi bacağından asılır sistemidir.pirinç tarlasında çalışan köylünüm hondanın sahibi olabileceği yada erzurum ticaret odası başkanının çaycılığa düşebileceği tek sistemdir.sahip olabildiklerimizin sebebi ve sahip olamadığımız herşeyin sebebi.hiçkimsenin sevmediği ama herkesin sonunakadar yararlandığı sistemdir.
    1 ...
  29. 82.
  30. emperyalizmin* tuzu biberi...
    1 ...
  31. 81.
  32. yeryüzündeki en mantıklı, en akilci, en cözümcü, en yüce ideolojisizlik ideolojisidir.
    2 ...
  33. 80.
  34. zannedildiği gibi sömürgeciliğe yol açan bir düşünce değildir. sömürgeciliğe yol açan geçtiğimiz yüzyılda yaşanan feodal kapitalizmdi. ancak liberalizm, işçi haklarını da ihtiva etmek zorunda olan bir düşüncedir. zaten o ihtiva etmese bile yarattığı düşünce özgürlüğü ortamında biri çıkıp zorla ihtiva ettirecektir. bireyin herşeyi devletten veya sovyetten beklemesi kavramını yok ederek çalışmasını sağlayan ve idealojiler arasında akla hitap eden tek düşüncedir.

    (bkz: ayn rand)
    (bkz: ibn haldun)
    0 ...
  35. 79.
  36. birey özgürlüğünü, ekonomik - siyasal - toplumsal faaliyetlerini serbestçe yerine getirmesini savunan anlayış.
    1 ...
  37. 78.
  38. 77.
  39. sosyal devletin içine eden sistem.
    0 ...
  40. 76.
  41. ayrıca liberalizm abd'de solcu olarak nitelenir. avrupa'da ise tam tersidir. bunun nedeni kişisel tahminimce avrupa'nın abd'den daha ziyade doğu bloku ülkelerine yakın olmasıdır.
    0 ...
  42. 75.
  43. özgürce sömürme hakkıdır.
    1 ...
  44. 74.
  45. liberalizm, çok farklı yönlere sahip bir sistemdir. kimileri sol düşünceler için kullanırken genelde sağ ideoloji kitlesinin kullandığı sistem olmuştur. liberalizm, çok geniş bir perspektife sahiptir.
    öncelikle şunu belirteyim ki george washington un kendisi bile, iki devlet arasında kurulacak ilişkiden büyük olanın daha karlı çıkacağını ifade etmiştir.
    devletlerarası ilişkilerin görmezden gelinemeyeceği günümüzde, serbest piyasa ekonomisi şarttır. bunun birçok sebebi vardır. mesela, kimi hammaddeler dünyanın çok sınırlı yerlerinde bulunurlar. bir uçak parçası sadece x bölgesinden alınan hammadde ile yapılabilir ve o madde olmazsa, uçak üretilemez hiçbir yerde. petrol ve doğalgaz örnekleri en bildiklerimiz, petrol yüzünden savaşlar çıkıyor. 1 damla petrol 1 damla kandan değerli bulunuyor maalesef ama durum böyle.
    devletler kendi paralarını korumak için savaşlar yapıyor, kendilerine pazar yaratabilmek için. özellikle abd bunu yapar. savaş yapmasının sebebi, kendine pazar yaratmaktır. 2. körfez savaşı nı hatırlarsınız, saddam; petrolü usd üzerinden satmaktan vazgeçmişti.
    bu konuda hasan köni hocamızın sağlam görüşleri mevcuttur ayrıca.
    ha, şimdi bu pazar derdindeki büyük güçlerin pazar yaratmaları durumuna rağmen; dostane ilişkiler gelişiyor ülkeler arasında. nasıl ki erasmus gibi programlarla ülke insanları kaynaşıyorsa, serbest piyasada da öyle. sen malını irandan alacaksan, ona savaş açmıyorsun. ama mesela, iran şu an abd ye petrol satıyor hala. savaşacaklar belki yakında ama satıyor işte. satmasa, siz o zaman görün halini. demek istediğim açık, bu sisteme girdin mi üretmeye bakacaksın kardeşim, yoksa ezilirsin.
    türkiye' nin piyasaları kırılgandır. grafik bir yükselir bir düşer, dengesizdir yani. peki imkb ne durumda? amerikan ve alman etkisi altında. şimdi sen devletçilik politikandan vazgeçip tamamen serbest piyasaya geçersen bu iş olmaz. emekçi kesimin işçi sınıfın ezilir. onları da koruyan tedbirler alırsan, o zaman sosyal devlet olma özelliğini koruyabilirsin. liberalizmin, sosyal liberalizm çeşidi de vardır çünkü.
    liberalizmi, görünmeyen el teorisiyle sınırlandırmak hatalıdır, onun üzerinden çok sular akmıştır çünkü. keynesyen olmuştur, devletin müdahalesini gerektiren durumlar olmuştur falan da filan..
    liberalizmin özgürlükçü felsefe ile de ilişkisi sağlamdır.
    siyaset felsefecisi thomas hobbes, yararcılığın kurucusu john stuart mill , benjamin franklin , görünmez eli söyleyen ahlak felsefesi profesörü adam smith , tanrı ve özgürlük hakkında düşünceleri ve yargı hakkındaki düşünceleriyle liberal özgürlük düşünürlerine dahil edebileceğimiz immaeul kant .. uzar..
    liberalizmde, bilindiği gibi devlet minimum olmalı, iç- dış güvenlik, sağlık, eğitim harici konulara elleşmemelidir. devletin minumum olmasının sebebi ise, devletin insanları kısıtlayarak en kutsal şey olan bireye müdahale etmesinin önlenmesi isteğidir. devlet kurumları ne kadar hakim olursa, vatandaşına o kadar müdahale edebilir.
    özgürlük anlayışı negatif özgürlüktür bu sistemin. negatif özgürlük, başkasına zarar vermeden dilediğini yapabilme özgürlüğüdür. mesela, ldp nin sitesi var orada da anayasaya alternatif diye sundukları birşey vardı, kısa bir içeriği var.
    askerin siyasete karışmasına kesinlikle karşıdır ve bu kesinlikle doğrudur. mustafa kemal' in ifade ettiği gibi asker kışlada durmalı, siyasete karışmamalıdır. darbe çığırtkanlığına karşıdır.

    daha anlamlısı şöyle;
    anarşizme, komünizm kadar yakın bir sistemdir. ikisinin de sonunda devlet, ortadan kalkar denebilir. ( ütopik olarak)
    liberal insan hakları gayet güzeldir, bu hakların önündeki tek engel ' devlet' olarak görülürse, elbette devlet en aza indirgenmek istenecektir. halbuki, devleti bir kenara dışlamak mümkün değildir. yani insan haklarının sağlanabilmesi için devletin illaki küçültülmesi gerekmez. önemli olan devlet- piyasa güçlerini birbiriyle rekabet eder hale getirebilmektir. karma ekonomi dir.
    özel mülkiyet gayet güzel bir haktır. gerçekten de devlet birey için vardır; birey devlet için yoktur, mantıksal olarak.
    bugün kopenhag kriterleri bu konuda bir yoldur. bu kriterlerin sağlanması da önemlidir bizim için, ama hangi topluluktur ki bizim yararımıza bir şeyler yapsın ve de bundan çıkarları olmasın? bu çok açıktır. bu hususta bilincimiz ve savunma mekanizmalarımız açık, dış politikamız kararlı olmalıdır çünkü, biz bir isviçre değiliz.
    liberal ekonomi uygulaması ne zaman nasıl yapılmalıdır? kanımca, devlet üretebildiğini üretmeli, açık olduğu konularda serbest piyasadan faydalanmalıdır. dys- doğrudan yabancı sermaye; yatırım yapmalıdır. misal; savunma, iletişim, eğitim öğretim, sağlık... bizim elimizde, lastik sanayii, elastik ve plastik sanayii yabancı şirketlerde olabilir. tabii bunları yaparken de devlet çıkarı gözetilmelidir. cargill ler için kayırmalar yapılmamalı, ülke üreticisi gerek tarımda, gerek hayvancılıkta, genel olarak sanayii ve endüstride desteklenmelidir.
    bu noktada, şeffaflık önem kazanır, şeffaf ihaleler, güvenilir seçimler, tekellerin engellenmesi, zayıf sınıfın korunması..
    devletin denetimcisi olarak serbest piyasa sağlanmalıdır.
    zamanında ismet inönü başbakanlıktan alınıp, yerine celal bayar getirilmişti. celal bayar, liberal biriydi, velhasıl başarılıydı da. ülke, savaştan yeni çıkmıştı ve fakirdi üstelik. ama unutmamalıyız ki o zamanlar bir öğretmenin aldığı maaş da yaklaşık ( günümüz parasıyla) 1500 ytl idi. hani bugün?
    çin de doğusu ve batısı arasındaki zenginlik farkını gidermek için çok yatırım çekiyor, yalnız 2030' lardaki çin ekonomisinin geleceği hale bakarsak; belki de sosyalist yapılarını tasviye edecek ve küresel emperyalizm- kapitalizme liderlik yapacak bir çin olacaktır. türkiye' de bu, söz konusu değildir.
    kimse, ütopyaların peşinden koşmasın. emre kongar , yorum farkında iyi değinmişti bu ' otoyol bağımlılığına' hatırlarsanız. küresel şirketlerin güdümüne girmemeliyiz, küreselleşme dikkat edilmesi gereken bir şeydir. bilgi anlamında tamam, eyvallah dünyada çok imkanlarımız oldu. yalnız dikkat edelim ki; ülkeler kendi iç dinamiklerini korumak için ' ekonomik- faşist' davranıyorlar. faşist derken, kendi çıkarını aşırı gözeten anlamında.
    japonlar da dememiş miydi, amerikalılar faşist davranıyor diye. o 2. dünya savaşında berbat ettikleri ülke, şimdi amerika' yı korkutuyor.şu da dikkatimizi çeksin,
    bugün bir fransa, danone yi satmıyor, diyor ki;
    - efendim, o benim milli gururum satmam.
    amerikan iletişim şirketi satılığa çıkarılıyor. az sonra bir karar geliyor;
    - durdurun satışı!
    her ülke kendi çıkarını gözetirken, bizdeki liberallerin yapmaya çalıştıkları nedir?
    ayrıca fethullahçı- liberaller arasındaki bağlar; bize uluslararası dönen tezgahları bir nebze olsun göstermiyor mu hala?
    liberalizm, doğru anlaşılmalıdır çünkü sağlam bir sistemdir ama kesinlikle doğru anlaşılmalıdır.

    tek cümleyle şöyle ifade edeyim;
    sosyal reformlar ile desteklenirse, güzel; desteklenmezse kapitalist sistemdir.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük