modern dünyanın ideal olmayan fakat tek gerçekçi çıkış kapısıdır. Ayrıca bu zamana kadar, insanlığa yutturulmaya çalışılan "proleterya diktaturası" (!) iktidarlardan daha özgürlükçü olduğu kesindir. Karşıtlığı zaten bir süre sonra ister istemez üstü kapalı bir "Servet düşmanlığı"na dönüşür. Evet şimdi bin küsür tane sol fraksiyondan tepkiler gelecek, olsun ziyanı yok! Daha iki gün önce bu sefer istiklal caddesi'nde, hayatımda bilmem kaçıncı kez gördüğüm sahnedeki gibi, "haydi parasız eğitim,ulaşım,kahrolsun kapitalizm vs." deyip, ayaklarınıza Nike, adidas, converse ve üstünüze başınıza bilumum marka giysi giymekle kapitalizm karşıtı olunmaz gençler, önce siz kapitalizmden kurtulun da sonra bize sıra gelsin, heyecan yapmayın, sakin! *
iktisadi yaşam, din ve sosyal hayatta kişilerin özgür olması, devlet de dahil hiç bir kurum yahut kuruluş tarafından yönetilmemesi gerektiğini savunan ideolojidir. kökeni iktisadi yaşama dayanır. adam smith, ricardo gibi iktisatçıların
ekonomide doğal düzeni savunması ile doğmuştur.
delik deşik bir sistemdir. bu deliklerden geçecekler için faydalı olduğundan ekonomide uygulandığı * görünmektedir. zengini daha bir zengin eder.
sonuç olarak ideoloji sayılmamalıdır.
liberal insan özgürlüklerin savunucusudur. her birey başkalarının özgürlüklerini kısıtlamadığı, başkalarına ve kendisine zarar vermediği sürece dilediği işi yapmakta özgürdür.
tembel insanlara bu ideoloji fazla gelir nedeni ise bu insanların mantığı "armut piş ağzıma düş" olduğundandır.
liberal insan herkesin özgürlüğünü savunur. lan daha ne istiyorsunuz? bu özgürlük size neden batar?
(bkz: insan ve vatandaş hakları demeci) nin bahsetmiş olduğu bireysel hak ve özgürlükleri savunan ve fransız ihtilali ile ortaya çıkan bir düşünce akımıdır.
bunun yalçın müdafileri devletin kişiye yapacağı her türlü müdahaleyi doğaya ihanet olarak görür. hiç bir şeye karışmayın, herkes doğal düzeninde yaşasın.
80 öncesi sol ve sağ kesimin şu sıralarda aklı selime uyarak bulundukları dünya görüşü. herkes biliyor ki ne bu ülkede devrim olacak ne de dünyanın en güçlü ülkesi olunup rusyaya savaş açılacak...
kisvesi; her bireye eşit derecede fırsat özgürlüğü. bu eşitlik sonsuzdur.
pratiği; benim babam 40 senelik memur ve bu süre zarfındaki birikimi 40 bin liradır. eğer ticari bir faaliyete girmek istiyorsam babamın bu parasından bana ayırdığı miktarda parayla muhattabım. bütün sermayem o.
x milletvekilinin oğlunun ticari alana dahil olması için ayırdığı miktar net 400 bin tl. veyahut öyle sürpriz bir durumda çıkacak para bu.
şimdi bu iki bireyi müşahede edin bakalım. fırsat özgürlüğü ikisi içinde aynı şeyi mi ifade ediyor?
21.yüzyılın ikinci yarısından itibaren tutundukları dalların birer birer çöktüğü, bu çöküşle beraber bankalara devlet yardımı yapmasıyla aslında ne de çürük bir sistemin olduğu kanıtlanmış ideolojidir.
komünmizmden cok cok daha basarili olmus ekonomik ideoloji. isci sinifi bunu genelde sevmez ama ayni proleterya gider asgari ücretle kendini liberalist patronuna köle yapar. türkiye icinse durum daha vahimdir. 2000 lira maasli isci komünisttir, 600 lira maasla calisan isci muhafazakar ve dindardir. ya komünizmde var bir hata ya insanin dogasinda, ya da türklerde. ama liberalizm masummudur dersen bilemem derim.
Özgürlükçülük diyorlar ama aslında batı kapitalizminin özgürleştirilmesi, şirketlerin zayıf ülkelere rahatça girebilmeleri demektir. Liberalizmi kuranlar aslında kendileri liberalist değildir başlalarının liberalist olmasını isterler ki şirketleri rahat hareket etsin, ülkeleri sömürsün. Bu yüzden ekonomileri koruyabilecel milliyetçiliğe karşıdırlar, ama dünyanın büyük güçleri milliyetçidir(almanya, fransa, ingiltere..). Büyük güçler dünyada kendileri dışında milliyetçi ve milliyeti olan toplum istemezler, bu yüzden milliyetçilere saldırır ve pasifize etmeye çalışırlar. Ülkemizde de batı kapitalizmi milliyetçiliğe ve milliyetçilere desteklediği liberal partiler ve yazarlarla saldırır. Bu amaçla hatta liberalist cemaatler de desteklenir. hatta kapitalizmin göbeği amerikada yer bulurlar. Bu söylediklerimizin doğruluğu amerikancı cemaatlerin, yazarların benzerlerinin ortak paydada buluşup türklüğe saldırmalarıdır. Türküm diyenleri faşo ilan etmeye çalışmaları. Ben ermeniyim diye gezenleri honore etmeleridir.
ekonomik bir sistem olarak avantajları ve dezavantajları vardır.
liberal bir pazar ekonomisinde fiyatı tamamen arz ve talep belirler. tekellere izin verilmediği ve devletin fiyatlara müdahale etmediği bir pazar ekonomisinde fiyatlar kendiliğinden arz ve talebin kesiştiği fiyat ve miktara yönelir. birbirinin yerini tutabilen ürünlerde bu durum özellikle çok faydalıdır, çünkü aynı faydayı sağlayan fakat üretim olanakları farklı olan iki ürüne talep sağlıklı bir sisteme oturtulmuş olur. bu nedenle liberal bir ekonomide kıtlıklar ve gereksiz bolluklar yaşanmaz. bu liberalizmin en buyuk avantajidir. fiyatların ve üretim miktarının merkezi bir sistem tarafından planlandığı komünist ve sosyalist ülkelerin en büyük dezavantajı da budur. bu ülkelerde gereksiz bolluklar ve kıtlıklar yaşanır.
liberalizmin zayıf yanı, emeğin karşılığını tam olarak vermemesidir. ürün ve hizmetlerin fiyatını verilen emek değil, talep ve arz edilebilirlik belirler. bu nedenle kimi zaman şansın da yardımıyla emek vermeden zengin olabilmek mümkün iken, çok emek verip zenginleşememek de mümkündür. ayrıca işçinin verdiği emeğin bir kısmı kar adı altında sermaye sahipleri tarafından da alınmaktadır. bu sermaye sahipleri de sermayelerini çocuklarına geçirdiği için halkta bir adaletsizlik duygusu yaşanıyor. bu da liberalizmin zayıf noktasıdır. komünizmin ve sosyalizmin de güçlü noktası.
eğer hem fiyatları piyasanın belirlediği, hem de emeğin karşılığının tam olarak ödendiği bir sistem yaratabilirsek, işte mükemmel ekonomik sistem o olacaktır.
"iktisadi bir öğreti" olmaktan çok uzak bir iktisadi durumdur. bir öğretidir ama iktisadi öğreti değildir. iktisadidir ama iktisadi öğreti değildir.
açıkça ve basitçe; latince, özgürlüğe ait olan anlamına gelen liberalist'ten gelir. bireyin özgürlüğünün önemine inanmakla ilgilidir. işte bu tanımı nereye dayarsan dayarsın. çok sevişgen bir topluma o konuda çok liberaller diyebilirsin mesela. ya da bırakınız yapsınlar denilen kapitalizm tarzına (bunu demeyen de vardır, biraz kontrol edelim yahu diyeni de vardır yani) da liberal kapitalizm diyebilirsin. hatta "çok da amına koymayalım devletleştiricez derken birader" diyen sosyaliste de liberal sosyalizm bile diyebilirsin.
neymiş, öğretiymiş.
neymiş, iktisadi olanı da varmış.
ne değilmiş; iktisadi öğreti değilmiş.
ekonomik ve siyasi teoriler hakkında bilgi sahibi olmadan zırvalayan zırcahil kitlenin saçmalama aracıdır. adam smith adlı "ekonomi bilgini" tarafından ortaya atılmadığını ve "iktisadi öğreti" olmadığını bilin şimdilik yeter. ekonomik buhranları, emek değer kuramlarını biraz daha kafanız basınca tartışırız...
liberalizm ben merkezciliktir. sadece ekonomide değil aile ilişkilerinde bile ruh ve de duygusallık olmayan ilişkileri bile mekanikleştiren ileri nesil siborg androidtism dir..
* devletin sadece sağlık, güvenlik, eğitim vb. servisleri halka sağlaması gerektiğini, diğer şeylere müdahale etmemesi gerektiğini savunan, bireysel özgürlüklerin her şeyin üzerinde olduğu, ancak bu özgürlüğü başkasının özgürlüğünün başladığı yerde sınırlandırıldığı ideolojidir.
liberalizm'in üzerine geniş fikirleri olan filozofların bazıları şunlardır: John Locke, thomas hobbesJohn Stuart mill, adam smith, david ricardo.