reel sosyalizmin yıkılmasının ardından, düzen partilerinin sola müdahale etmesi ile ortaya çıkan liberalizm ile solu birleştirme çabası. liberalizmin özgürlüğü savunduğu, solun eşitlikçiliği ile sentez bir düşünce ama nasıl bir sentez ona bakmak gerekiyor.
günümüzde artan sömürünün ulusal düzeyden, uluslarası düzeye kayması bazı sonuçları ortaya çıkardı. bunlardan bazıları; artan sermaye ihracı ve sermayenin globalleşmesi, emeğin serbest dolaşımı ile üretimin artması, sömürünün hızlanması ve uluslararsı mali oligarşi. küreselleşen kapitalizm haliyle bir tür çelişkilşer yumağı haline geliyor, bu bir takım milliyetçi refleksler geliştirebiliyor.
ab'nin eskimiş bir avrupa birleşik devletleri sloganı olduğu günümüzde, kapitalistlerin yani merkezi sermayenin işine yarayan bu sermaye projesi, liberal solun en büyük gericiliğidir. 1900'lerin başlarında bunu savunan sosyal demokrasiye çatan lenin şimdinin geri kafalısı olarak gösteriliyor.
lafı uzatmadan, sömürünün kısmı özgürlüğünün savunulması eşitlikten ve sınıftan kaçan bir sol yarattı. bu sola hepimizin bildiği bir şekilde isim verildi: liberal sol. liberal sol emekten kopuk demokrasi mücadelesi, gerici ab yalanları dolan liberal sol, sınıftan kopuk bir soldur ve solu temsil edemez. aynı şekilde sınıftan kaçan ulusalcı sol ile ortak noktaları bulunmaktadır.
siyaset denen heyhulanın kendinden türettiği garip fraksiyonlardan biridir..manasızdır, liberalizmin genel felsefesinin sol görüşe aykırı olduğunun farkına varamayanların ileri sürdüğü ortaya karışık yanar dönerli bir siyasi akımdır..
Gramsci , Deleuze , Negri , Foucault gibi marksizmi ortodoks kliklerden kurtarmak adına emek-sermaye çelişkisini , proleterya - burjuvazi sınıflarının mücadelesini , mavi yakalı işçi-beyaz yakalı işçi ayrımını , sanayi devriminin ve bilimin emek üzerindeki etkisini bilişim ve teknoloji alanındaki yeniliklerle yeniden yorumlayan ve üretici olan -üretici olmayan emek arasındaki farkı ortadan kaldırmaya çalışan ve bu yollada işçi sınıfının örgütlülüğünü dolaylı yoldan baltalayan , işçi sınıfının devrimci gücünün zayıfladığını iddia eden post-marksist teorisyenlerden oluşan ve kendilerine burjuvazinin partilerini ve kapitalizmini yeniden ürettiği parlamentolarda koltuk kapaklayarak burjuvazi sınıfı içerisinde mali oligarşiye daha fazla kapak atmaya çalışan politikacıların marksist tahribatı , marksizmin revizyonistleri ve emperyalist tekellere düşünsel temel sağlayan liboş tayfanın 21. yüzyıldaki neo-liberal siyasi trendi.
"kendilerini açıkça marksist olarak tanımlayan, söylem ve eylemleriyle liberalizm ya da milliyetçiliğe bulaşmadığı açık olan isimler bile halihazırda tarafsız olmakla, hatta tarafsız olarak 'diğer'lerinin tarafında yer almakla suçlanıyorlar. sanıyorum bu isimler taraf olduklarını ama taraf* olmadıklarını, bir sürecin doğal olarak sadece iki tarafının olmayacağını anlatmaktan yoruldular.
asıl sorunlu olan da bu zaten, türkiye'de son birkaç yılda tartışmalar öyle bir hal aldı ki, demokrasiden, özgürlükten dem vuran sol liberal söylemler açıkça despotikleşti. özellikle kendilerine musallat olan bu despotik yaklaşımın gölgesinde marksistler, türkiye ve dünya gerçekliğini anlamak, açıklamak bağlamında kendilerini ifade edebilmeleri bir yana, bu saldırıyı püskürtme çabasına girmek zorunda kaldı.
hemen her fırsatta demokrasiden ve özgürlükten dem vuran özellikle sol liberal dünya, marksistlerle kurdukları ilişkilerde kullandıkları kavramlar ve aldıkları tutumlar itibarıyla açıkça bir 'metal yorgunluğunun' işaretlerini gösteriyor. bu arkaik ve bu nedenle de despotikleşen algılayışların, sol liberal düşünce dünyası tarafından acil bir restorasyonu gerekiyor. bu restorasyon da ancak marksizm ile bugün yeniden ilişkilenerek gerçekleştirilebilir."
araş. gör. koray yılmaz
marmara üniversitesi iktisadi ve idari bilimler fakültesi
sol olmayan aslında kapitalist gibi görünsede tam da öyle olmayan, içinde biraz faşizanlık ta bulunan sosyal demokratmış gibi görünsede bu görünümün altında muhafazkar açılımlar bulunduran bir görünüm sergilemişken liberaltrak gelişimin içinde kendine yol bulurken ılıman islama da göz kırpan, bu göz kırpma komunist çevreler tarafından yanlış anlaşılırken sosyalist mücaitleri dernekler federasyonu tarafından şevkatle karşılanan görüşler silsilesi denilesi şeyler bütünümsü.
liberteryenlerden post-marksistlere ve hatta demokratik sosyalistlere kadar geniş bir yelpazedeki siyasal düşünceleri adlandırmak için kullanılan, kimi çevrelerce hafiften aşağılama imaları da içeren bir kelime.
Aslen bu gurupp üyeleri birbirlerine pek benzemezler. Ciddi kapitalizm taraftarlarından, iskandinav modeli sosyal demokrat ekonomi isteyenlere, yeşillerden sosyalistlere kadar farklı ekonomik yaklaşımlar vardır bu grubun içerisinde. Ortak noktaları ise sosyalist gruplardan birey özgürlüğü ve homofobi-karşıtlığı, CHP tayfasından da idealleştirilmiş resmi tarih ve onunla el ele giden ulusalcı söylemi sebebiyle ayrılmış olmaları, merkez sağ partileri ise eklemlenebilecekleri kadar samimi bulmamaları ve özellikle sosyal devlet konusunda eleştirmeleridir.