bu arkadaşın futbol ile alakalı herhangi bir sıfatla herhangibir yerde girişimde bulunmasını kaldıramıyorum. dün akşmaki süper kupa maçında, semih in yerde kaldığı ve baygınlık geçiridği pozisyonda aynen şöyle bir cümle kurdu ;
yannız doktoru ilk çağıran kim biliyor msunuz? ( kimsenin bilmediği birşeyi söylecek adam tribi)
caner !!!!! ve akabinde aynen şöyle devam etti ; milli takımdan arkadaşı ya!!!
yuh be ya, milli takımdan arkadaşı olmasa çağırmayacak mı yani? bu kadar yüzeysel olup, tv de futbol yorumlamak zor olsa gerek.
bitmedi. uzatmada muslera nın çıkardığı kafa vuruşu sonunda da ; yannız çok kritik kurtarış ha dedi. kurtarılar zaten hep kritiktir. kritik olmayan kurtarış mı var abicim? adı üstünde kurtarış bu, kurtarmazsa gol olacak.
an itibarı ile a haber kanalında, avukat ali rıza dizdar'ı saçmalayarak yıldırmaya çalışmakta. savunma avukatlarından habersiz; abdullah avcı, arıboğan ve helvacı'nın sorgularının alınmasının hukuka aykırı olduğu durumuna, "savcı hukukçu değil mi ya?" diyerek saçmalamaya devam etmekte...
4 ekim 2009 ankaragücü galatasaray maçı için şu yorumu yapan yazar.
Çekirge bir sıçradı, iki sıçradı, üçüncüde tuş oldu. Sonunda Galatasaray'a cezayı Ankaragücü hezimet bir skorla kesti. Hikmet Karaman 90 dakika boyu maçı kenardan takımıyla oynadı ve sürekli uyarıda bulundu. Rijkaard iki eli cebinde takımının çaresizliğini izlerken oyuna taktik anlamda hiç müdahale etmedi. Hikmet Hoca taktik anlamında Rijkaard'ı fena mat etti. Rijkaard da "Bükemediğin bileği öpeceksin" diyerek maç sonu rakibini kulübesinde kutladı.
Galatasaray, Ankara'da kazanamazdı. Haftalardır sallanıyorlardı, yenilgi "Geliyorum" diye bağırıyordu. Rijkaard tehlikeyi görüyor ama sorunu psikolojik motivasyonla aşmaya çalışıyordu. Zihinsel olarak dibe vuran Galatasaraylı futbolcular, Ankaragücü önünde fiziksel olarak da tükendiklerini gösterdiler. Galatasaraylı oyuncuların beyinleri, maç boyunca ayaklarına hükmetmedi. Öyle ki; Arda, Sarp, Aydın, Nonda, Baros girdikleri pozisyonlarda beyinayak uyumsuzluğu ve güç yetersizliği yüzünden boş kaleye topları vuramadı.
Galatasaray'da oyun disiplini, yardımlaşma hiç yoktu. Oyuncuların akordu öylesine bozulmuş ki; izleyenlere keyif veren ayağa isabetli pas organizasyonu ve takım ruhu kayıptı.
LiNCOLN ELANO'DAN iYiYDi
Her maça aynı taktikle çıkamazsın. Bazı maçları önde basarak kazanırsın, bazen de bekleyerek, kontraya çıkarak lehine çevirirsin. Ankaragücü maç boyu bekledi. Savunmasını öne çıkarmadı. 34 yaşındaki Ceyhun, bir maestro gibi Metin Akan'a, Hürriyet'e mükemmel final pasları attı. Rijkaard'ın dediği Elano 60 dakika sahada yürüdü, tek olumlu pas atmadı, sürekli rakiple didişti. Gelen gideni aratırmış; Lincoln beceri ve zeka olarak Elano'yu üçe beşe katlar. Lincoln'u yönetemeyenler havasına girmesinler. Hala iddia ediyorum; Arda ile Elano aynı anda oynamaz. Oynadığında Arda oyundan düşüyor. iki not: 1- iki motorlu Sabri olmayınca savunma kademe anlayışında delik deşik oldu. 2- Servet kafasına göre ve çok riskli oynuyor.
Topla ileri çıkmayı deneyince geri çabuk dönemiyor.
Yorulduğu için rakibi kontrol edemiyor.