stalin'in acımasızca harcadığı ılımlı fikir adamı. stalin'e göre insanlara ve fikirlere daha saygılıdır. sürgünü sırasında bir süre istanbul'da kalmıştır. meksika'da yaşarken 1940 yılında stalin'in yolladığı nkvd ajanı tarafından acımasızca öldürülmüştür.
bolsevikler ile mensevikler arasinda mekik dokuyan, subat devriminde buyuk rolu olan devrimci onder, kizilordunun kurucusu. stalinle gerginliklerinin basladigi yer bir parti kongresi olup, trocki yenilgiyi daha o zamanlar kongreyi terkederek kabullenmistir. her ne kadar saglam bi teorisyen gibi gorunse de, anlattiklarinin ozeti cikartildiginda aslinda pek de birsey anlatmadigi ve kafasinin cok fazla karisik oldugu acikca gorunur. karizmatik ve capkin bi adam olarak bilinir. katledilisinden once frida kahlo ile de gonul iliskisi yasamistir.
dinin komünizmin önünde bir engel olmadığını savunur. stalin ile girmiş olduğu siyasi mücadeleyi kaybetti(stalin din komünizmin önünde bir engeldir düşüncesindeydi).
"Sosyalizm, eğer adına layıksa, hırs ve tamahtan arınmış ilişkiler demektir, kıskançlık ve dalavereden uzak dostluklar, ard düşüncesiz sevgi demektir" sözünün sahibi, kızılordunun kurucusu ve ilk komutanı, müthiş derecede analitik zekaya sahip marksist önderdir.
ukrayna'da yaptıkları, maalesef pek çok kişi tarafından bilinmeyen anarşizm düşmanıdır. ispanya iç savaşı zamanında da anarşistler hakkında atıp tutmuştur. en nihayetinde, kurulmasında önemli rol oynadığı sistem tarafından sindirilmiştir.
yaman devrimci. rsdip'nin meşhur ikinci kongresinde, lenine muhalif martinov taraftarı bir menşevik. asla leninci olmamıştır. önemli noktalarda kendine has ve muhalif. savaşkan, asker ruhlu, kızıl ordunun lideri. akıllı, safını bilen kişilik. leninle aynı düşünmese de onun liderliğinin kaçınılmazlığının farkında ve yandaş. leninin menfur suikastle tasfiyesi sonucu, belki liderliği düşünmüş ama stalinin örgüt içindeki gücüne boyun eğmiş. birçok değerli merkez komite üyesinin tasfiyesinde sessiz. ama çok geçmeden sıra ona gelmiş. nedenini bilmiyorum, ama biliyorum ki öldürülmemiş. sürgün yılları. adalı sonra meksika. ve malum son.
fikir itibariyle aşırı proletarya ağırlıklı. işçi köylü ittifakına karşı. sol sekter denilebilir. sürekli devrimin mucidi değil ama her şartta takipçisi. lenin zaten şubat ihtilalinde teorik temeli atmıştı. burjuva demokratik devrimle sosyalist devrim arasında çin seddi yoktur diyerek.
leninin kurduğu 3. enternasyonale alternatif 4.enternasyoali kurmuştu. stalin, 3,5 ncu diye alaya almıştı bu girişimi. savaş koşullarında enternasyonalin lağv edilerek komünternin ilanına ve komünforma muhalefet etmiştir. troçkizm leninizm kadar olmasa da dünyada yankı bulabilmiştir. stalinizm diye teorik ekol yoktur. stalin ihtilali gerçekleştiren ve hepsde merkez komitesi üyesi yoldaşlarını yok etmek, eşlerini bile sürgüne göndermekle anılan bir liderdir sadece, troçkinin öldürülmesinde birinci derece sorumlu olduğu iddia edilir.
devrimden bir iki yıl sonra ingilizlerle ''ingiltere ve sömürgelerinde komünist faaliyet yapmama'' antlaşmasını imzalamış yahudi. enternasyonal devrimciyi görüyor musunuz?
Troçki, 1879 yılında Güney Ukrayna'da bulunan Kerson'da doğdu. Ailesi Yahudi olmasına rağmen evde konuşulan dil Rusça ve Ukrayna dili idi. Troçki'nin kız kardeşi Olga Bolşevik Parti'nin ileri gelenlerinden Lev Kamenev ile evlenmiştir. Dokuz yaşlarında iken Odessa'da bulunan teyzesinin yanına giderek burada eğitim gördü. Daha sonra eğitimine devam etmek gayesiyle Nikolayev'e gitti. Matematik ve hukuk alanında yüksek öğrenim yaptı. Troçki, Rusça, Ukraynaca, ibranice, Almanca, ingilizce, Fransızca ve ispanyolca dillerini konuşabiliyordu. Öğrenciliği sırasında sosyal demokrat çevrelerle temasa geçti ve devrimci gruplara dahil oldu. Marksizm görüşünü benimsedi. 1897 yılında Nikolayev şehrine taşındı. Burada Güney Rusya işçi Birliği adlı gizli bir örgütün kurucuları arasında yer aldı. Sosyalist fikirleri halk arasında yaymak için çeşitli broşür ve bildiriler yazdı. 1898 yılında bu gizli örgüte mensubiyetinden dolayı Çarlık polisi tarafından yakalanarak hapse konuldu. iki yıl tutuklu kaldı.
Hapis hayatından sonra Sibirya'ya sürgüne yollandı. Sürgünde iken Marksist bir felsefe öğrencisi olan Aleksandra Sokolovskaya ile evlendi. ikilinin Nina Nevelson ve Zinaida Volkova adlarındaki iki kızı bu dönemde dünyaya geldi. "Troçki" takma ismini bu süreçte kullanmaya başladı. Bu ismi Odessa Cezaevi'ndeki bir gardiyandan almıştı. Yaklaşık iki yıl sürgün kaldıktan sonra 1902 yılında Sibirya'dan firar ederek önce Viyana'ya, akabinde Londra'ya gitti. Burada Georgy Plekhanov, Vladimir Lenin, Julius Martov gibi devrimcilerin yer aldığı Iskra dergisinin editör grubuna katıldı ve "Pero" takma adıyla yazılar yazdı. Bir yıl sonra Londra'da toplanan Rus Sosyal Demokrat işçi Partisi'nin kongresine katıldı. Bu kongrede parti içinde Bolşevikler ve Menşevikler olmak üzere iki hizip oluştu. Bolşevik Lenin'e karşı Troçki Menşevik kanatta yer aldı. Ancak, bir yıl sonra Menşeviklerin görüşlerine katılmadığını belirterek Menşeviklerden ayrıldı. 1905 devriminin yenilgisinden sonra Sibirya'ya sürüldü ama firar etti. Firarın öyküsünü 1905 adlı kitabına yaptığı ek bir bölümde anlatmaktadır. 1917 yılında devrim öncesinde Lenin'in davetiyle Bolşeviklere katıldı. Lenin'in Nisan Tezleri'ni kaleme almasından sonra aralarında teorik bir fark da kalmadığından 1917'de Bolşeviklere katılmıştır.
1897'de mücadeleye Narodnik (halkçılık hareketi) düşünceleri savunarak atıldı. Sürgün şartlarında okuduğu Marksist klasiklerin etkisiyle bir süre sonra kendisini dönemin devrimci akımı olan 'sosyal demokrat' ilan etti. 4 Mayıs 1917'de ülkeye döndüğünde geçici hükümete karşı Bolşevik Parti'ye yakın bir tutum aldı ve Enternasyonalistlerle birlikte hereket etti ve Bolşeviklere dahil oldu. Lenin "son yazıları" dahil olmak üzere iki metninde Troçki için "aramızdaki son Bolşevik olmasına karşın, kabul etmeliyiz ki en yetenekli Bolşevik odur" demiştir.
marks-engels-lenin üçlüsünden sonra marksizme teorik düzeyde en hakim devrimci önder. stalin faşizminin türlü türlü işkencelerine maruz kalmıştır. hakkında güzel bir yazı için;
- buyrun hocam.
+ bak lev, senin adın da lev, benim adım da lev. bu böyle olmayacak, en iyisi, senin adın lev davidovich olsun, hem daha güzel olur, ileride havasını atarsın falan.
-Surekli Devrim
-Dunya Devrimi
-Enternasyonalizm
-Esitsiz ve Bilesik Gelisme
Normalde marksizmin dogasinda olan(pratige uygulamak akil edildiginde!) ancak ne yazik ki Stalin ve sonrasinda reddedilen kavramlari tekrar kuramsallastirip savunmayi goze alan kisidir.Trocki'nin surgunleri sirasinda bir cok protesto olmus ancak Stalin onlari da ayni sekilde surmus ya da katletmistir.Daha sonra da tarih kitaplarinda bir cok degisiklik yapmayi basarmis tarihi yeniden yazmistir;iste tam da bu yuzden Trocki deyince suclamalar zinciri ile karsilasiyorsunuz.Ancak hepsi temelsizdir genel anlamda,sinekten yag cikararak hazirlanmistir *
Bu arada 60'li yillarin devrimci ruzgari da sirf Marksizm unutuldugu icin gerek Yunanistan Komunist Partisi,gerek Venezuella vs gibi Stalinistlerin iktidarda oldugu ulkede bastirilmistir.Kuba'yi zaten anlatmaya gerek yok,neo-liberal politikalarla bulutlarin uzerine tekrar cikmayi basardi.Bir de en garibi bunu 'sosyalizm' olarak damgalayip da 'sosyalizm öldü' diye arguman uretenler vardir ki o da ayri aci bir meseledir.
Sonuc itibari ile Trockizm sola devrimci marksist bir bakis acisinin yaninda temiz bir bayrak da sunar,tabi anlayana...
kendisi ''sürekli devrim'' tezini savunarak dünya genelinde sosyalizmin yaygınlaşması amacıyla çalışmalar yürütmüştür.bu konuda stalin'le ayrışan troçki daha sonra sscb'de istenmeyen adam haline gelmiş ve sovyetler birliği'nden ayrılmıştır.bir süre türkiye'ye yerleşen troçki daha sonra meksika'ya yerleşmek zorunda kalmış ve gazeteci kılığına giren bir ispanyol stalinist tarafından kafasına kazmayla vurularak öldürülmüştür.fakat tarih troçki'yi haklı çıkarmış,stalin döneminde gerçekleşen dünya devrimci hareketlerine stalin gerekli desteği vermemiş ve bu hareketler sekteye uğramışlardır.bunlardan bazıları;
-ispanya iç savaşı:1936-1939 yılları arasında süren bu savaşta sscb ilk başta cumhuriyetçilere destek verirken daha sonra desteğini çekmiş ve almanya-italya kuvvetlerinin desteklediği franco kuvvetlerine karşı yalnız kalan cumhuriyetçiler yenilmişlerdir.
-yunanistan iç savaşı:2. dünya savaşı'ndan sonra yunan devrimcileriyle ingiliz-fransız destekli karşı-devrimciler arasındaki savaşta devrimcilere destek vermeyen sovyetler birliği yunan devrimcilerinin yenilgisinde pay sahibi olmuşlardır.
stalinin yerine sovyetlerin başına geçmiş olsaydı bugün yıkılmamış bir sovyet ülkesi elini götünü sallaya sallaya gezen bi amerika devleti olmazdı dedirten komünist siyasetçi.
Stalin'e karşı olmasının nedeni "tek devlette sosyalizm" politikasından kaynaklanmaktadır.
Komünizm'in küreselleşmesini arzulayan bu adam daha sonra liberrallere örnek olmuştur.