çok acıklı bir sona sahip victor hugo kitabı. filmi beklediğim gibi çıkmadı marius ve tenardilerin ilişkisini kitabı okumayan adam anlayamaz filmde bir anda düğüne felan geliyorlar ayrıca marius un jean vealjena kötü davranma nedeni de hiç açıklanmamış en önemli kısımları es geçmiş sevgili yönetmen kısaca olmamış.
Gereksiz yere uzun film. Haliyle de sıkıyor. Bir şeyi 90 dakikada da anlatabilecekken, uzatıp 150 dakikalara çekiyorsan; o işi çok iyi yapamıyorsun demektir.
Her neyse, hugh jackman albüm yapmalı; filmin sonundaki en net kararım bu.
son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden birisiydi. hatta şimdiye kadar izlediğim en iyi filmlerden birisi.
ve şimdiden söyleyeyim, bir filme iki buçuk saatini ayıramıyorsan bi zahmet siktir git. yaşama amına kodumunun hayatını. fox'ta harem vardır, show'da pis yedili vardır onu izle stephan hawking pozisyonunda.
kitabını okumadım, muhtemelen okuyamayacağım da, ama victor hugo dayımıza, cennete selam gönderiyorum. iyi ki yazmışsın be hacı.
bu arada filmi türkiye'ye kim getiriyorsa umut bağlamasın. bu kadar kıymet bilmeyen sinemadan yoksun olduğumuz için, tom hooper'dan özür diliyorum. şayet en fazla 5 bin kişinin gideceği kanaatindeyim. bu ülke koyunlarına devrim verme sen, ihtiras aldatma ver. onu izler anca taşakbeyinliler.
sırf kadrosu için bile izlenecebilecek filmlerden biri. hugh jackman, anne hathawey, russell crowe, sacha baron cohen, helena bonham carter ve daha niceleri. filme gelince, sıkıldığımız yerler olmadı mı oldu ama kesinlikle etkileyici ve iz bırakan bir film olmuş.
şimdiye kadar izlediğim oscar adayı filmler içinde en iyi, en etkileyici ve sürükleyci olanı. özellikle russell crowe'un müfettiş javert tiplemesi unutulmayacak cinsten.
hugo'nun başyapıtı. okuduğumda günlerce etkisinden kurtulamamıştım.galiba lise ikinci sınıftaydım.
ekmek çaldığı için bir insanın kürek mahkumu olması bence korkunç. (bkz: )
anne hathaway'i o rolde oynatıp tüm çocukluk hayallerimin ve kitabın amına koymuşlar tebrik ederim. keira knightley'den anna karenina sıçan hollywood, klasiklerden elini çek bak allahın adını vericem...
özellikle küçük Gavroche un vurulduğu sahne ve jean valjean babamızın öldüğü sahne ve sonrası tüyleri diken diken eder. ağlamaktan alkışlayamamanıza bile neden olabilir.
hugh jackman'ın bağırarak şarkı söylediğinde yüzündeki bütün damarlar patlarcasına belirginleştiği sahne çocuklar için davranış bozukluğuna yol açacaktır.
ailecek gitmeyiniz.
müzikali sevdiren filmdir. ben hep javertçiydim. son filmle daha çok pekişti, oy allam o ne inanç o ne bağlılıktır fikirlerine. http://galeri.uludagsozluk.com/g/sefiller/
yılın balonu an itibariyle 80 dakika dayanabildim filme. Bu nedir amk tamam müzikalde bari kavga ederken ya da ne biliyim yakalanmak üzereyken şarkı söylemeyin bu nedir lan? kafam şişti yemin ediyorum.
artık elimizde müzikal filmi de bulunan şaheser. bildiğim kadarıyla amerikan değil ingiliz yapımı bir film. başarılı ve uzun olmuş(2.5 saat yaklaşık). müzikalin bazı parçaları gerçekten çok güzel(look down intro su başta olmak üzere). tabi orijinalinden alıntılanan her eser gibi bu tarz yapıların çok eleştiricisi olacak bunun kaçarı yok. örneğin "yok yea bunun kitabı daha güzeldi yeaaaea" entelleri gibi. bu saçmalığın da derhal bitmesi gerekir aslında. ulan biri kitap diğer film hatta müzikal ne içtinde ikisini aynı şey gibi karşılaştırıyorsun sen...
sözün özü hikayeyi bilenler için gayet tatlı bir müzikal şölen olacağı kesin, henüz kitabını okumamış, drama ve sokak edebiyatına aşina olmayan aksiyon severlerin olabildiğince uzak durması gerekecek bir film. bu tarz müzikallerin çoğalması ümidiyle.
haksız bi şekilde yıllarını hapishanede geçiren bir insanın, sivil hayatta hem insani hem de maddi değerler açısından nirvanaya erişme sürecini anlatır. kitabın en heyecanlı kısımları jean valjean'ın polis müfettişi Javert'den kaçış sürecidir.
fransız ihtilalinden sonraki yeni hükümetin başa gelmesiyle çarkın hiç değişmemiş gibi kaldığı yerden aynı işlemeye devam etmesi ve ruhunu satmadan özgürce yaşamak isteyenlerin başkaldırısının hikayesini en güzel işlemiş filmlerdendir.kitabını okuduğumda lisedeydim,ne kadar hakkını verebilmiştim bilmiyorum ancak filmi şahane ve müzikal olmasına rağmen 2,5 saat gözümü kırpmadan izledim.salonda sadece ben vardım,86.000 kişi izlemiş türkiye'de,celal ile ceren'i ise 2 milyon 800 bin kişi.varın kıyaslamayı siz yapın.
hugh jackman oyunculuğuyla göz dolduruyor ve makyajları olağanüstüydü,ödül alamamış olması üzücü,anna hathaway de gayet başarılıydı.ama beni daha çok şaşırtan devrimcilerin oyunculuklarıydı.beni en çok etkileyen sahnelerden birisini paylaşıyorum.ahanda: