ankara'da bahçelievler 3. caddede şubesi açılmış mekandır. 2 katlıdır. çok büyük olmamakla birlikte elit bir mekandır. fiyatları kızılay şubesinden yüksektir. frençayzing olarak açılmıştır zaten. rıfkı isimli maymun vardır bir tane. sahibi erdem bey ile dolanır genelde. biranızı içmeye çalışır falan. çok tatlıdır. erdem beyle muhabbet de apayrı tatlıdır. çalışanlarıyla muhabbete girildiğinde çok sıcak bir mekan olarak geliyor. önerilir.
geçtiğimiz 14 şubatta sevgilimle birlikte gittiğimiz restoran. yemek isimleriyle, tabak altlıklarıyla, ortamıyla, yemekleriyle, esprili ve kokteyller konusunda bilgili garsonu ramiz serhat'la, ziyaretçi defterine yazdığımız <31'le, ikimizin de aklında çok nefis hatıralar bırakmıştır. yemekleri pek pahalı olmamakla birlikte lezizdir. timsahın günlüğünde gelen ufacık aperatif pilavın lezzeti bambaşkadır. daha önce o kadar güzel bir pilav yememiştim.* diğer tecrübelerime dayanarak, makarnaları ve kokteylleri de harikadır. her daim arkadaşla, sevgiliyle gidilebilecek bir yerdir. zira, yemeğin yanında kadeh şarap istenmemelidir, kadehe köpeköldüren koyuyolar çünkü *
ankara'da en son tercih edilecek mekanlardan biridir. öncelikle kalabalıktır, ses düzeyi fazladır konuşurken bağırmak zorunda kalırsınız. yemekleri güzeldir. fakat aynı lezzeti ve kaliteyi daha da ucuz bir fiyata kapı 6-7-8 'de çok rahat bulursunuz ortam sakindir en azından.
ankara'da olanı para basan mekandır. bir nevi darphane usulü çalışmaktadır. yemekleri de ortamı kadar lezizdir ve damağınızda ayrı bir tat bırakır.
istanbul'daki ise daha çok bira içmek için gidilebilecek bir mekandır. ikisinin de ortak özelliği ise dekorlarıdır.
ankara'daki en çok özlenen mekanlar arasındadır. hele ki bir tavuk fingers yemeği vardır ki eşine başka hiç biryerde rastlanmamıştır.
istanbul'daki yeri imam adnan sokakta olan dekoru, rahatlığı ve komançilerin olmaması sebebiyle tercih edilecek, bu zamana kadar dam sorunuyla hiç karşılaşmadığım mekan. işletmesini leman dergisi çizerlerinden suat özkan yapmaktadır. son aldığım duyumlara göre cihangirde bulunan dergi binası tekrar buraya taşınmıştır. binanın üst katlarında çizerleri görebilmeniz mümkündür.bünyede güzel anılar bırakmış tarihi binadır.ata demirer ve cem yılmaz'ın da çıkış noktasıdır.
ilginç yemek isimlerini barındıran bir mönüye sahip kafe.
(bkz: yüzbaşı hamdi)
(bkz: öküz beğendi)
(bkz: bencil tavuk)
lakin, o kadar adı sanı olmasına, seçkin bir mekan gibi görünmesine rağmen bu yerde tabaktan bir çift* böcek çıkmışlığı vardır.***
hem alkolu sevenlerin hemde sevmeyenlerin takıldıgı mekan. ayrıca fiyatlar gayet makuldür. vokta-limon kombinasyonunun boku çıkmasa daha iyi olacak sanırsam.
hizmet kalitesi olarak kötü, mekanın sahiplerinin adam gibi oturun gençler, herkes önüne baksın lan diye bakış attığı mekandır. fiyatları oldukça pahalıdır, gelenlerde zaten cebine babası para koyan özenti rocker gençlik, gitmeyin derim bu yere.*
bütün gün bizimle beraber coşup eğlenmiş mekandır. garsonları ve çalışanları, müşterileriyle çok güzel diyaloglar içindedir. bugün öğrendik ki kasadaki abi evliymiş, az daha karısından boşanma sebebi olacaktım. bir parfüm nelere kadirmiş öyle!
130 ml olarak hesapladığımız hesaba 167 ml diyebilen 150 ml denkleştirebildiğimizde ise önemli değil hediyem olsun şeklinde tavır olan, çalışanlarının da mekan kadar değişik olduğunu söyleyebilidiğim, bursa'nın en iyi muhabbet ve içme meaknı..aga apoya da selamlar.. öptüm bi cin freeze
cumartesi günlerinin vazgeçilmez mekanı haline evrilmiş, biraya doymayı görev bildiğimiz güzide yer. eğlenceli zirveler yapıldığı haberi kulağıma geldi. yoksa o neşeli grup sizmiydiniz demek farz oldu sanki...