birisi, "elf gözlerin neler görüyor legolas" diye sormaya görsün, coşuyor da coşuyor ipne!
-elf gözlerin neler görüyor legolas
-sırtlarında sanki efendilerinin kırbaçı var. 10 gündür dur durak bilmeden koşuyorlar. ama çok uzakta değiller. 2 günlük mesafedeyiz, yaklaşıyoruz. hadi gimli daha hızlı koş.
bu sakallı cüce gimli de analı bacılı sövmüyorsa bu legolas'a, ben de daha bir şey bilmiyorum. neyse, dedim ya bi coştumu durmuyor gavat!
-elf gözlerin neler görüyor legolas
-doğuya yöneldiler. yavaşlıyorlar. yarım günlük mesafemiz var. hadi gimli hadi.
kendinden kısa bi gimli var diye yüklendikçe yükleniyor garibe. la adam diyor o kadar "biz cüceler kısa mesafenin adamıyız" diye. sen de, ne öksüz çocuk bulmuş gibi eziyorsun herifi. tüysüzsün diye mi? hea? ondan mı? lan adamın tee sakalı yere değiyor lan. efendi ol, adam ol. öyle ayrık vadi'de pammıklara sarılmış steril hayat yaşamakla, zevk-ü sefa içerisinde olmuyor bu işler legolas efendi. hem daş gibi hatunlar da hep sizde yemin ediyorum. sabah akşam kestaneleri ben kırıyorum sanki. öyle bize elfçe şiir okuyoruz sonra da sarılıp yatıyoruz ayakları yapma. gop çocuğuyuz olm biz...neyse seni zerre sevmiyorum legolas! bil yani.
o kadar laf ettim ama yine de o gözler var ya o gözler hiç boş durmuyor. ahhh o gözler!!
-elf gözlerin neler görüyor legolas
-sonunda çok yaklaştık aragorn reyiz. 2 saatlik mesafedeyiz. ama cillop gibi gözlerimle onları çok net görüyorum. çok kalabalık değiller. tam tamına 57 tane ork, 22 tane uruk hai, 2 tane hobbit ve 1 tane de yozgatlı var içlerinde. yozgatlı'nın rohan diyarında tarlaları ve atları varmış. zamanında buralardan daha yol falan geçmez iken; "ileride çok değerlenir buralar. bi buralar bi de shire" diyerekten almış babası. ticarete kafası çok iyi çalışıyormuş.
-hadi hepsi iyi de, şu son söylediğin yozgatlı hikayesini nerenden uydurdun.
-ağzını okudum aragorn reyiz. ayıb ediyon yemin ediyorum.
-ananın amı demek istiyorum legolas. ananın yüzüğü artık...yuhhh!!!
Hepimize esmer bir erkeği sarışın mavi gözlü diye yutturmuş olan peter jackson'u ayrıyetten kutluyorum.
Kendisi sindarin ırkından gelen kuyutorman prensidir. Babası Sindar Elf Kralı Thranduildir, ki kendisine hobbit film ve kitabında rastlayabilirsiniz.
Gelgelelim legolas'a; kuyut ormanın kralı olacağından ya da bir kardeşi olup olmadığından veya yaşından bahsedilmez.
Keskin gözleri ve çok uzaklardaki sesleri duyabilecek kadar hassas kulaklara sahiptir. Dış görünüş olarak kitapta koyu renk saça sahip olan legolas filmde sarışın tercih edilmiş.
En çok kullandığı silahı yaydır.
Legolas Lorien yayından önce, karaağaçtan yapılma bir Kuyutorman
yayı kullanmaktaydı. Yay kuyutorman ağacı oyularak yapılmıştır. Tarzı Numenordur. Legolas genelde üçlü ok atma üzerine çalışsa da tek okla da isabetli olarak yaklaşık 210 metre atış yapabilmektedir.
Lothlerien'de hediye edilen Lorien yayı tam bir ustalık işidir. Yay Mallorn Ağacından oyularak yapılmıştır. Yaprak ve asma yaprağıyla sarılıymış gibi bir görünüm vermektedir. Yay yaklaşık bir metre açılabilmektedir ve yaklaşık 380m uzaktaki hedefi vurabilmektedir. Bu gücün nedeni, yayın Galadriel'in saçından yapılmış ve ağacın çok kaliteli olmasıdır. Oklar kuyutorman oklarından daha incedir.
Kitapta gayet bilge adeta küçük gandalf olan legolas, filmde asi prens gibi ortalıkta dolanmaktadır.
Hoş zaten kuyutormanın asileridir kendileri ailecek. Son ittifakta dedesi şehit düşmüştür.
yayın yanında yeri gelince çifte kılıç da kullanmıştır lafını esirgemez bu adamla ilgili çözemediğim tek şey o meşaleyle koşan uruk un meşalesine ok atsa hiç gedik medik oluşmazdı haldir ölmezdi eomer geldiğinde urukların yarısı ezilmiş olurdu neden legolas neden?