Manisa Kula da bir müddet kalmıştım. çok güzel ve hafif yanık yapıyorlar süper oluyordu. Böyle sabahleyin kalktığınızda taze leblebi kokusu yüzünüze vuruyor ya işte tarif edilemez bir güzellik o.
Leblebici Horhor – Dikran Çuhacıyan Dikran Çuhacıyan’ın opereti. Librettosunu Takfur Nalyan yazdı. ilk defa Beyoğlu Fransız tiyatrosunda Dikran Çuhacıyan, Dikran Kılıçyan ve ortaklarının kurduğu Osmanlı operası tarafından oynandı (1875); büyük başarı kazandı.
Leblebici Horhor Opereti
Temsiller, kısa bir süre sonra Nalyan yararına tekrarlandı (1876). Daha sonra da değişik topluluklarca çeşitli yerlerde, bu arada Raşit Rıza tarafından Yunanistan’da yunan sanatçılarıyla birlikte (1951) ve Devlet tiyatrosu tarafından Ankara Gençlik parkında (1965) oynandı.
Leblebici Horhor (1923) ve Leblebici Horhor Ağa (1934) adlarıyla Muhsin Ertuğrul yönetiminde iki defa filme alındı.
geçen belgeselini izlediğim kuruyemiş. bunu külün içinde kavuruyorlarmış ya zor gözüküyordu yapımı. çiğnerken ağızda ısınır insanın dilini yakar kaşındırır bi acayip eder hiç sevmem
Kuruyemiş kokteyllerinin olmazsa olmazı, mazbut yemişidir.
Küçük çocukların, boğulma tehlikesi geçirmelerine neden olma yeteneği de vardır.
Avuca alınıp, löp diye ağıza atılması, tek tek diş marifetiyle kırılması da ayrı bir güzeldir. Ağız dolu iken diksiyon ve harfler antin kuntindir elbette.
- Ne yiyorsun?
-vebvebi...