yıllardır bıkmadan okuduğum. beni sıkıcı bir büyük olmaktan koruduğunu düşündüğüm, güzel kitap.
" Sahibi olmayan bir elmas bulursan, o elmas senindir. Sahibi olmayan bir ada bulursan, o ada senindir. Bir buluş yaparsan patentini alırsın, buluş senin olur. Madem ki yıldızlara sahip olmak benden önce kimsenin aklına gelmedi, yıldızlar benimdir."
Biçim olarak çok farklı tekniklerle ele alınmış bir çocuğun dünyasından koca evren anlatılır.
Edit: eğer gerçekten biraz daha sindirerek okursanız çok iyi bir kişisel gelişim kitabı olduğunuda görürsünüz.
Adı çocuk kitabı olan ama özellikle her yetişkinin sindire sindire defalarca okuması gereken kitap.
Beynimizin ve gözlerimizin yarattığı çerçeve içerisine kendimizi sıkıştırıp bu dar alanda mutlu olmaya çalışıyoruz. Bu çerçeveye de kural,yasak,yönetmelik gibi isimler veriyoruz. Ve aynı Kaplumbağalar gibi yüzümüzü göğe hiç kaldırmıyoruz. Hayatı kendi kendimize cehennem yapıyoruz.
Okumak ve bir merhem gibi içimize sindirmemiz gereken; uykuya dalmadan önce her gece okumamız gereken bir kitap. Hayatımızı hiç etmemek için...
Okuduğumdan beri aklımın hep Bi yerinde küçük prens var. Adının güzelliğinden mi kitabın beni etkilemesinden mi? Sebebini bilmediğim bi sevgim var. Oğluma okuyacağım ilk kitap da küçük prens olacak.
adam çok küçükken fil yutmuş bir yılan çizdi.resmin neye benzediğini sorduğu tüm kişiler resmi şapka zannetti. fakat küçük prens bu resmin fil yutmuş bir yılan olduğunu söyleyince adam çok şaşırmıştı. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1108409/+
popüler kültürün kurbanı olmuş güzel eser.
kitapçılarda bakıyorum da birkaç tane farklı yayınevinden çıkan bir sürü kitabı var. tamam, olmasın demiyorum ama günümüzde popüler olan bir şeyin bokunun çıktığını da biliyoruz.
(bkz: game of thrones) (bkz: the hunger games) (bkz: the lord of the rings)
keşke yukarıdaki eserler de, küçük prens de bizimle sessiz sakin yaşayabilseydi.