1988 fransa yapımı 168 dakikalık macera/dram/spor kategorili güzel bir luc besson filmi, 7.6 imdb puanına sahip. Bu filmin Deniz görüntülerine ve posterlerine bayılıyorum https://galeri.uludagsozluk.com/r/1351337/+
ilk görüntüleri şaşırtır biraz olsun. Siyah beyaz bir balıkadam filmi mi izleyeceğiz dedirtircesine. Az sonra durum anlaşılır. iki çocuk, bir yunan adasında, yaşam boyu sürecek bir çatışmanın temelini atmaktadır. 1965 yılından 1985 yılına gelindiğinde ise görüntüler renklenir.
Biri italyan, diğeri Fransız iki dalgıç, çocuk yaşlarından beri yarış içindedir: Su altında oksijen tüpsüz en uzun süre kalma yarışı. Belli bir kesimin kült film konumuna çıkardığı sinamaskop yapıt, özgün adına uygun biçimde bol bol mavilik, gerilim, reklam estetiği ve çekişmeli bir dostluk öyküsü sunar.
Peru yaylalarındaki donmuş bir gölde Fransız Jacques Mayrol, bilimin hizmetindedir. Buzda açılan bir delikten oksijen tüpsüz göle dalacaktır. Eski rakibi Enzo Molinari, Mayrol'u bir düelloya çağırır. Oysa Mayrol, denizde insanlardan çok yunuslarla yarışmayı sevmektedir. Molinari ile oksijen tüpsüz dalış yarışması gitgide keskinleşecek, uzayacak, ölümcül sonuçlara yol açacaktır.
Derinlik sarhoşluğu adı ile ülkemizde gösterilen filmde çağdaş sinamanın en güzel örneklerinden birini görürüz.Ama, sonuç bölümünün, olumlu havayı biraz gölgelediğini de belirtmek gerekir. Olayları yaşayan kişi Jacques Mayrol, film çekilirken 60 yaşındaydı, yani sağdı. Buna rağmen kendi adını taşıyan kahraman filmde intihar edmekte.
Yönetmen : Luc Besson
Senaryo : Luc Besson, Robert Garland
Görüntü : Carlo Varini
Müzik : Eric Serra
Oyuncular : Rosanna Arquette, Jean - Marie Barr, Paul Shenar
başrollerinde Jan Reno, Jean-Marc Barr, Rosanna Arquette ve bir sürü yunusun yer aldığı, 1988 yapımı izlenesi Luc Besson filmidir. Filmin yoruma açık sonu, bizzat yönetmen tarafından kurgulanıp, kısaltılmış olup; film Avrupa ve amerika'da farklı sonlarla seyirci önüne çıkar.
insanın deniz tutkusunu tavan yaptıran bu film, Luc besson'ın yönetmenlik dehası, Jan Reno ve Jean-Marc Barr'ın mükemmel oyunculuklarıyla süslenmiştir. Filmin Gerçekçilikten uzak olduğu gerçeği, öyle bir iddiası olmayan bu filmde rahatsız edici bir unsur olarak karşımıza çıkmazken, Jean-Marc Barr'ın yunusa olan benzerliği hayret verici şekilde eğlencelidir.
türkçesi "derinlik sarhoşluğu" olan, rekabet ve dostluğa dair, derinlere aşık eden insanın dalgıç olasını getiren hatta onu da geçip, balık olup uçsuz maviliklerde yaşayamadığı için hayıflandıran bir film..
çok saf bir anlatımı vardır bu filmin ve bu saflığı her yerde hissedersiniz ayrıca da gelmiş geçmiş en iyi final sahnesine sahip filmlerden biridir.
(bkz: the big blue)
mavi aski uzerine bugune kadar yapilmis en guzel filmdir. 1988 tarihli bu luc besson basyapiti her ne kadar dalgic jacques mayol'un yasam hikayesini anlatmak icin yola cikip gercekleri farkli gosterse de, sirf eric serra'nin insani sonsuzlugun icine surukleyen muzikleri ve hiptonize edici sualti goruntuleri icin defalarca izlenip asla bikilmayan bir terapi gibidir. her seferinde tuzu teninizde, ruzgari yuzunuzde hissettirir size. deniz sevgisinin tedavi edilemez oldugunu bilen her bunye icin ait olamamak ve sahip olamayacagina hasret cekmek demektir ayni zamanda. ne zaman asagidaki diyalogu duysaniz yureginiz acir, kalbiniz daralir, empatinin dibine vurursunuz istemeden.
Enzo: You were right.
Jacques: About what?
Enzo: It's much better down there...It's a better place...
Jacques: No...
Enzo: Push me back in the water...
Jacques: No, I couldn't...
Enzo: Jacques...Take me back down...Please.
(Bu da turkcesi)
Enzo: Hakliydin.
Jacques: Ne hakkinda?
Enzo: Asagisi cok daha guzel...Guzel bir yer...
Jacques: Hayir...
Enzo: Beni tekrar suya it...
Jacques: Hayir, yapamam...
Enzo: Jacques...Beni asagiya gotur...Lutfen