karadenizli olan herkesin üstüne yapıştırılan etnik bir kimliktir. yok olmaya doğru giden ana dilleri, kentleşmeye terkedilmiş yaşam biçimleri olan lazların ellerinde kılıçlarla ata bindikleri tarihte rastlanmış bir durum değildir sanırsam...
ingilizlerle daha doğrusu iskoçlarla hatta irlandalılarla yalnızca müzik** gibi bir konuda değil fiziksel özellikleriyle de benzerlik gösteren ırk. sanıyorum lazlarla keltik* ırk arasında bir bağlantı kurabilen kişi yüzyılın bilimadamı olacaktır.
nazım hikmet'in tabiriyle : sırtı lacivert hamsilerin ve mısır ekmeğinin zaferi için,hiç kimseden hiç bir şey beklemeksizin bir şarkı söyler gibi ölebilecek olanlar....
lazlar rum yani yunan kökenli degil, güney kaftasya kökenlidir. pontus rum devletiyle alakalari bir dönem bu prensligin yönetimi altina girmeleridir. pontus siyasi-dini-cografi nedenlerle kurulmus helenistlik bir yunan medeniyeti olmasina ragmen yönetimi pers soyundan gelir ancak birkac gercek "helen" ailesi bu devlete yer bulmustur. öyle ki bu birkac helen-gercek yunanli- ve pers aileden olusan pontus toprak isleyecek köylü bile bulamamis ve bizans kralindan toprak isleyecek asker istemistir. bu sayede yönetim de iyiden iyiye bizans in eline geçmistir. lazlar ise kendi kültürlerini ve yasayis bicimlerini korumus siyasi isyanlar ve birlikler kurmamislardir. türkler fiili olarak bu bölgeye yerlesmis bir süre sonra da-bizans a kafa tutacaklarini anladiklari vakit- pontus u tamemem kaldirmislardir. bu dönemden sonra lazlar batum dan marmara ya kadar yayilmis ve kendi kültürleri, müzikleri, giysileriyle bölgeye renk katmistir. osmanli döneminde batum dan trabzon vileyetine kadar olan bölge- zaman zaman bu bölge dogu marmara sinirina dek ulasir- lazistan olarak adlandirilmis ve böyle yönetilmistir. lazlar da diger kafkas irklari gibi türklerle ve yönetimle çatismamislar hatta yönetime, orduya ve topluma katilmislardir.
hayatımın dört güzel senesini içinde geçirdiğim , kimi zaman anlamakta güçlük çektiğim ama çoğu zaman da '' insanlık budur işte '' deyip gıpta ile baktığım insan canlısı , komik , pratik ve zeki(12'ye kadar) insanlar...
grek-slav karisimi guney kafkasya halki. rize, artvin, trabzon civarinda yasayan lazlar'in sayisi sanilanin aksine cok da fazla degildir. 40-50 bin bas kadar. fakat buna ragmen bolgede yasayan herkese laz deniyor. karadenizli denilmesi daha dogru olur. laz diye tabir edilen karadenizli vatandaslarin cogu, hatta tamamina yakini cepni turku'dur.
kan vermek için gittiği kızılayda doğum tarihini soran hemşirenin suratına aval aval bakıp sonra bizlere dönerek "neydi benim doğum tarihim?" diye ciddi ciddi sorabilen kişilerdir. ayrıca laz şiveside çok hoştur. * (bkz: ben bunu gördüm)
kimilerine göre soyları vikinglere dayanır. yani kelt falan. aslında tipler de benzemiyor değil ha.
(bkz: bizim köyün geyikleri)
bu arada entry numarası 61 oldu da tekrar belirteim trabzon laz değildir. doğuya daha doğuya gitmek lazım lazları görmek için.
anadolu halklarından biridir lazlar.ama oldukça fazla asimile olmuşlardır..dilleri unutulmaya yüz tutmuştur..kürtler ve diğer halklar kadar zülüm görmeyip onlardan daha fazla asimile olmaları ayrı bir tartşma konusudur..en kötü özellikleri aşırı devletçki ve iktidar yanlısı olmalarındandır..o yüzdendir belki zülme çok fazla maruz kalmamaları ve zıddıyla birlikte asimile olmaları..
tarih boyunca hiç ayaklanmamış adının ayrılıkcı halklar arasında geçmesinden son derece rahatsız olan ırk.önce türk sonra lazım düşüncesini tüm benliği ile benimsemiş güzel yurdumun güzel insanları...