lars ulrich

entry189 galeri262 video9
    89.
  1. Devasa egosu, paragöz olduğu fikrine katılmamak mümkün değil gerçekten ama atlanmaması gereken önemli bir detay var: Napster olayını tamamen unutursak bu adamın egosu da paragözlülüğüde kendine ve grubuna. hayranlarla en fazla iletişimde olan elemanı grubun. James'in daha fazla sevilmesi bambaşka bir durum tabi. ne demek istediğimi herhangi bir meet&greet partiyi izleyerek anlayabilirsiniz. ama hakikaten paragöz adam; who wants to be a milionaire'e katılmış bücürük.

    &feature=related
    1 ...
  2. 88.
  3. bir adet altıncı nesil yazar. hoş gelmiş.
    1 ...
  4. 87.
  5. Lars, bir Deep Purple konserine gittiğinde ve müziğin nasıl bir şey olabileceğini anladığında hemen hemen 10 yaşındaydı. Bu, Lars'ın o zamana kadar "maruz kaldığı" müzik düşünüldüğünde, onun için küçük bir başarı sayılmazdı. Babası küçük bir caz kulübü işletiyordu ve Avrupa cazıyla çok ilgileniyordu. Hatta efsane saksofoncu Dexter Gordon Lars'ın vaftiz babası olmuştu.

    Deep Purple ve Ritchie Blackmore Lars'ın dünyasını değiştirmişlerdi. Konserlerinden o kadar etkilenmişti ki ertesi gün "Fireball" adlı albümlerini aldı. Üç yıl sonra 13 yaşındayken, büyük annesini ilk davul setini almaya ikna etti.

    Babasının mesleği olan tenisçilik yanında müzik ve davul ikinci planda kalmıştı. Ulrich'ler; Newport Beach, California'ya taşındıkları sırada Lars Danimarka'da bilinen bir çocuk tenisçiydi. Ama Amerika'da sıradan bir tenisçiydi, Danimarka'daki gibi dikkat çeken bir tenisçi değil...

    Kısa bir süre sonra Lars için tenis daha önemsiz olmaya başladı ve Lars Güney California'nın "yasak zevkleri"nin ağına düştü: seks, uyuşturucu ve rock'n roll.. Her çeşit rock'n roll.. Lars'ın müziğe olan tutkusu gittikçe arttı ve çok sevdiği Avrupa metalinin her türlüsünü elde edebilmek için kasetlerini takas etmeye başladı.

    1981 Haziran'ında "fanatik çocuk" Lars, o zamanki favori grubu olan Diamond Head'in birkaç konserini izlemek için ingiltere'ye gitti. Her nasılsa, bir şekilde Lars, California'ya dönene kadar grup üyeleriyle birlikte ingiltere'de yaşamayı başardı. Eve geri döndüğünde, kaset takası yaptığı arkadaşı Brian Slagel'ın sahibi olduğu Metal Blade Records tarafından çıkarılacak olan bir albüme şarkılarını koyacak gruplar aradığını öğrendi. Lars arkadaşıyla konuşarak bu albümde yerini garanti etmişti ancak Lars'ın bir grubu yoktu!

    ingiltere'ye gitmeden önce bir vokalist ve gitarcı olan James Hetfield ile birlikte buluşup, çalmışlardı. Ancak bu buluşmalarda da bazı aksilikler oluyordu. Lars'ın zamanlamaları çok da iyi değildi ve ziller yerçekimine fazlaca yenik düşüyordu. Ama elinde çok iyi bir yem vardı, yeni çıkacak olan bir albümde yer alacaklardı.

    James bu yemi yuttu ve böylece Metallica doğmuş oldu. Şimdi müzik, Lars'ın hayatında karısı ve çocuklarıyla birlikte birinci sırayı paylaşıyor ve artık Lars daha fazla dinlenmeyi öğrendi ancak hala şoför koltuğunda o oturuyor.

    Lars'ın ekipmanı nelerdir?
    Lars, Remo başlı Star Classic Maple davulları ve Zildjian Brilliant zilleri kullanır.

    Lars'ın hangi arabaları kullanır?
    Porsche, Chevy Blazer, Range Rover ve Saab.

    Metallica'dan başka herhangi bir grupta çaldı mı?
    Mercyful Fate'in "Return of the Vampire" adlı şarkısının yenilenmiş versiyonunda davulları çaldı.

    Lars başka bir grupta bulundu mu?
    Hayır, Metallica Lars'ın ilk ve tek grubudur.

    Lars daha önceleri hangi işleri yaptı?
    Lars gazete dağıtıcılığı yaptı ve bir benzin istasyonunda çalıştı. Ayrıca Oasis'i destekleme amaçlı bir işte de çalıştı.
    1 ...
  6. 86.
  7. 85.
  8. demişti yakında tekrar görüşecez diye ama içimden 'siktir lam böyle diyorsunuz sonra on seneye bir geliyorsunuz.' demiştim. doğru diyormuşlar görüşcez lan yakında. hemde fucking soon lan. uçarım ki ben sevinçten havaya...
    1 ...
  9. 84.
  10. 83.
  11. kendisi ride kullanmıyor.

    bir de "bateride dünya rekoru kırmış".
    2 ...
  12. 82.
  13. yaslandikca daha bi sik giyinmeye baslayan metallica insani. eskiden boxerdan bozma bi sortla otururdu davullarin basina ya da yari ciplak cikardi. ama su siralar iki dirhem bir cekirdek maasallah.*
    1 ...
  14. 81.
  15. günü gelince pop yapsa da, hep adam gibi adam olarak kalacaktır.
    2 ...
  16. 80.
  17. 79.
  18. egosu yüksek denilen bu adam, bir klinik yararına yapılan who wants to be a millioner adlı yarışmaya katılmış ve 128,000 $'lık soruda elenerek, 32,000 $ kazanmıştır.
    2 ...
  19. 78.
  20. ne derseniz deyin, bu adamı sevmeyin kötüleyin ama metallica'yı metallica yapan faktörlerdendir. Kurt kocayınca köpeklerin maskarası olurmuş. O zamanlar da böyle binlerce metot ve çalışma imkanı vardı sanki.
    4 ...
  21. 77.
  22. pazarlama, reklam konusunda üstad, bateri çalma konusunda ise ortalamayı aşamayan kişi.**
    1 ...
  23. 76.
  24. hakkinda entry girme ihtiyaci hissettigim metallica'nin davulcusu.

    metallica dedim.

    lars ulrich icin mike portnoy, dave lombardo varken bu baterist mi ulan demek sacmaliktir. lars ulrich'e iyi baterist demek degil; lars ulrich'i bateristten saymamak sacmaliktir. ayiptir, yaziktir.

    ben metalden cok anlarim demenin yolu olarak lars'a saldirmayi secmisler. olmamis ama.

    bu adam davulla sevismiyor, evet paragoz. ama metallica gibi bir grubun davulcusu arkadas. metallica olmasa bir bok olmaz diyorlar lars'tan. metallica'yi metallica yapan lars ulan dengesiz? lars olmasin bakayim, ne oluyor o grup?

    ayaklarini super kullanir; evet bunu anlayabilmek icin davulcu olmaya ya da super bir kulaga sahip olmak gerekir. ritimlerini kimse tutturamaz, ayri bir tarzi ve kulaga inanilmaz hos gelen melodileri vardir. sov davulcusudur; dans ederken bile calabilir. ayaklari ellerinden hizli calisir, davul calmayi trampete vurmaktan ibaret zanneden dengesizlerin beceriksiz saydiklari davulcudur.

    mike portnoy gibileriyle kiyaslanmasi sacmadir. ikisi de dunyanin en saglam davulcularinin arasindadir, orasini burasini kurcalayip iyisini bulmaya calismak sacmaliktir, gereksizdir.
    4 ...
  25. 75.
  26. cesit cesit karizmatik baget ve davullariyla bateri askimi alevlendirmis metallica davulcusu. her halinden belli adamin danimarkali oldugu.
    2 ...
  27. 74.
  28. bugün doğumgünü olan baterist.
    1 ...
  29. 73.
  30. metallica markasının yaratıcısı, hiç müzikal eğitimi olmadan hard rock/heavy metal tarihinin en çok ödül toplayan bateristi, geveze, "some kind of monster"da da görülebileceği gibi gerektiğinde james hetfield'a bile yol verebilecek büyük ego, ayrıca ileride san francisco'nun belediye başkanı adayı.. * soloları müthiş ötesidir.
    1 ...
  31. 72.
  32. şahsıma göre blackened'da müzisyenlik hayatının en iyi performansını göstermiştir bu cüce. o şarkıdan sonra bu kadar iyi çalamamıştır.
    1 ...
  33. 71.
  34. death magnetic albümünde davulu ile bambaşka bir işe soyunmuş ve "insanların kafasını nasıl skebilirim" sorusunun yanıtı aramış olan davulcudur. o nasıl davuldur arkadaş yaa resmen kafa ütülüyor.
    1 ...
  35. 70.
  36. davul sesini her yerde tanıyabileceğim adam. çok farklı bir sesi var, çok farklı bir tarzı. "ben burdayım" diyor resmen.
    2 ...
  37. 69.
  38. o boktan trampetini değiştirirse hayatı çok daha kolay olacak davulcu. biri söylese keşke.
    1 ...
  39. 68.
  40. 25 sene davul çaldıktan sonra stick control'ünü biraz geliştirmeye başlayarak hayretlere sürüklemiş davulcu. tuşeleri pek güzel görülmekte/duyulmaktadır, eskisi kadar dağınık çalmıyor.

    zaten Rhythm dergisine verdiği röportajında davulda hala çok eksiklikleri olduğunu kendi de dile getirmiş, daha iyi olmak için çalışacağını, ancak hala dünyada james hetfield'ın ritm gitarının rolünü en iyi anlayabilecek davulcunun da kendisi olduğunu söylemişti. şöyle ki;

    "Rhythm: You've had a lot of flak over the years from people who accuse you of being a poor drummer. Does that ever trouble you?

    Lars: "It used to, back in the day and I spent a lot of time overcompensating for that on the early records. But then you wake up one day and you're like, whatever. It hasn't bothered me for about 15 years. I'm no Joey Jordison, I'm no Mike Portnoy, and I have nothing but love and respect and admiration for all those guys. When I hear some of the young dudes, they blow my mind with what they can do with their feet and stuff - but it's not something that makes me go, 'I need to feel better about myself so I'm gonna learn how to do what they do with my feet.' I'm not a particularly accomplished drummer but I am very, very, very good at understanding the role of the drums next to James Hetfield's rhythm guitar. I guarantee you I'm the best guy in the world for that, and that's enough for me!"

    bir de şu çift pedal hadisesini geliştirirse ölmeden 2 albüm bile çıkarabilir. o derece.
    ***

    2 ...
  41. 67.
  42. #2177331'e ek olarak bir death magnetic kaynaklı eleştiri kendisine;

    albümlerde bile tuşesini ve stick controlünü ayarlayamayan kişilik.
    şu eksiğini 25 senedir gidermemesi de ayrı bir entry konusu olmalıdır.

    ulan o eski dinamizmin olmasaydı, yaratıcı bir adam olmasaydın metallica bile kurtaramazdı seni, piyasa yutardı.
    2 ...
  43. 66.
  44. metallica'nın son albümü death magnetic'te birçok parçada benzer çalmış. yaratıcılık bekliyoruz yok. kardeşim
    arkaya elektronik davul döngüsü koyalım o da iş görür. lars bu sana son ikazım. ya çeki düzen ver ya da kendine
    yeni bir iş bul. tokmakçı seni.
    3 ...
  45. 65.
© 2025 uludağ sözlük