lanet

    26.
  1. 7.
  2. saganak grubunun efsane sarkisi.

    "lanet var dilimde, özlediğim her şeye
    sonradan koyan yitirilmiş geçmişe"

    "kim bunlar ayaklarına çağırıyorlar küstahlar".
    3 ...
  3. 13.
  4. bir opera hayal etti genç adam, konusu insan olan. insan çok derin ama bir o kadar da sığdır. derinliklerinde kendisini efsane sanarken, sığ olduğunun yüzüne vurulduğu anlarda mahvoluyor, aciz durumuna düşüyor. insan, varyasyonlarından kuleler yapan, derinlemesine çözümlemeden duramayan ama kendi hayatında henüz bir metreden derinlere varamayan bir nefesin atmosferinde bulunmanın acı tadını ayırt ettiği gün erecek aydınlığa.

    olur olmaz bir zamanda, olur olmaz bir tıkırtı duydu kalbinin tam ortasında;

    yoksa?
    sen misin marcus junius brutus?
    daha derine sapla hançeri, kes ruhumu!
    al bedenimi, ver onurumu!

    -gürültü etme bilader çocuk uyuyo!

    diye en yavşak tonlamalara doymuş bir böğürtü yankılandı kafatasının içinde.

    insan! dedi, sanıyor ki bazen; vazgeçilmez, beyhude. o insan için son sözüm, biraz ağır ama inan bana son sözüm. hiç kimsenin yeri dolmaz, hiç kimse vazgeçilmez değildir. gittiğin yerdeki koltuğa hiç kimse senin gibi oturmayacak ama o koltuk, asla boş kalmayacak.

    ve bütün tenorlar tempoyu hiç düşürmeden sürdürdü ürkünç buğularla haykırmayı, son ışık sönene kadar;

    efsanenin laneti!
    efsanenin laneti!
    efsanenin laneti!
    4 ...
  5. 10.
  6. 4.
  7. 8.
  8. yabancı dillerden dilimize giren sözcüklerin yanlış söylenişine örnek oluşturan sözcüklerden biri; yanlış söyleniş biçimi: "nalet".
    2 ...
  9. 9.
  10. söyleniş biçimi ile ilgili yanlış bilgilerin verildiğini gördüğüm, 10 kaplan gücündeki beddua. şöyle ki, nalet gaziantepçe lanet demektir.

    hemen bir örnek ile pekiştirelim:
    [mamed aga, cartlak kebabını yerken sinirlenir]
    mamed aga: eee, yürü git heee-rif... nalet !!
    1 ...
  11. 6.
  12. frp oyunlarinin cogunda buyuculerin kullanmis oldugu curse (lanet) buyusudur.
    1 ...
  13. 5.
  14. borges "kum kitabı" öyküsünde, birinci ve sonuncu sayfası olmayan, yani sonsuzca sayfası olan, sonsuzca bilgi taşıyan dolayısı ile, bir kitabın öyküsünü anlatır..

    kitabın değeri ve güzelliğinden dolayı o na sahip olanlar bir türlü rahat yüzü görmezler.. zira sürekli bir koruma ve korunma gerektirmektedir bu.. yitirmemek ve başkalarından önce ve hep o "sevgili" ye sahip olmak ve kalmak için..

    ve bunun ile yaşayamayıp sonunda, bir çılgınlığın cinnetinde yitirip akıllarını ya da yitirmeye yakın, fırlatıp atarlar sahip olanları kitabı.. kimseye mutluluk getirmez o kitap..

    öykü leri bu kitap a benzeyen kadınlar da vardır.. çokca arzulanan ve güzel olan ve falan filan işte.. gölge gibi taşıdıkları lanet leri ile dokundukları herkesi bir çılgınlık ve mutsuzluğa mahkum eden, kendileri başta.. istemeden de olsa.. anlamadan da olsa.. ama oluveren..

    ailelerini, dostlarını, aşıklarını, mutsuz eden kadınlar ve sahiplerini mutsuz eden kitaplar..

    fakat hem güzel, hem de bulaşıcı bir iyilik ve mutlulukla sayıklayan, henüz anlayamadığım bir kadın ve bir kitap ta var..

    öylece durup oralarda bir yerde.. gülümseten boşluğa..
    1 ...
  15. 3.
  16. "son tabuyla yüzleşme: adet kanaması" alt başlığına sahip, karen houppert'in yazdığı, kadınlara has bir durum olan regl olayının ekonomik, sosyolojik, psikolojik ve siyasi boyutlarını inceleyen kitap.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük