Lan hala diyor hükumetin ne suçu var!
1. SUÇ:Madenleri özelleştirdi! işleyişi para babalarının inisiyatifine bıraktı!
2. SUÇ: Daha az paraya daha çok emek için 12 yılda görülmemiş
bir taşeronlaştırma yarattı, iş Hukukunu yok saydı!
3. SUÇ: "Yasal" düzenlemeler ile iş güvenliği ve iş sağlığı denetimlerini özel şirketlerin eline bıraktı!
4. SUÇ: Daha 20 gün önce Meclis'te verilen Soma önergesini reddetti, lütfedip görüşmeye bile değer bulmadı!
5. SUÇ: Çıkarttığı yönetmelikle Patronun denetimini, aynı Patronun maaşlı elemanına bıraktı!
6. SUÇ: Tasmasından tutmadığı gerçek sendikaların uyarılarını, taleplerini dikkate almadı! insan hayatını hiçe saydı!
Daha sayayım mı o cahil, o aptal, o biatçı çenelerinizi kapatmanız için?
Bunlara açıklama yapmayın! Neyin ne olduğunu it gibi bildikleri halde bilmiyormuş gibi yaparlar tayyip babalarını savunmak için. Kömür iyi ısıtıyor mu makarna tatlı mı dolap iyi soğutuyor mu ilaçla gübreler ekinlere iyi geldi mi bunları bilir onlar.
genel anlamda haklı olmakla birlikte, madenlerin 80 ihtilalinden sonra özel sektörde olduğunu bilmeyen yazar söylemidir. refahyol döneminde denendi bu devletleştirme. o zaman da farklı sorunlar ortaya çıktı, ekonomi yürümedi. sonra madenler özel sektör sahiplerine tekrar iade edildi. madenler dünyanın bir çok yerinde halen özel sektörde bildiğim kadarıyla. maden kazalarının özel sektörle alakası yoktur, devlet onu denetlemezse adam istediğini yapar. sonucu da bu olur. global şirketlerin afrika'da açtığı madenin koşulları ile amerika'da açtığı madenlerin koşulları bir değildir. demek ki, iş devlette bitiyor...
ekşi sözlükte bununla ilgili güzel bir entry var.
başlık: yaran fıkralar
yazar: helal olsun ustası
entry:
"padişah , kavuğunun altından kafasını kaşımış,
- eeee! ne vergisi koyalım?, demiş...
vezirler:
- köprülere adam koyalım, geçenden bir akçe alsınlar!
padişah,
- tamam, demiş.
aradan bir süre geçtikten sonra sormuş vezirlerine:
- nasıl, halk hayatından memnun mu? her hangi bir şikayet var mı?
- hiç bir tepki yok sultanım!
- iyi o zaman köprünün diğer tarafına da bir adam koyun, çıkandan da bir akçe alsın!
aradan bir süre geçmiş, padişah tekrar sormuş vezirlerine:
- var mı halinden sikayet eden?
- yok!
halkının tepkisizliğine kızan padişah, gürlemiş:
- köprülerin ortasına da birer adam koyun, gelip geçeni köprünün ortasında becersin!
aradan birkaç gün geçmiş, halktan bir tepkinin olmamasına içerleyen padişah, çağırmış vezirlerini,
-halkı dinleyelim hele bir, demiş.
gitmişler halka, padişah sormuş:
- halinizden memnun musunuz, var mı bir şikayetiniz?
ses yok.
padişah tekrar :
-ulan demiş, taş üstünde taş omuz üstünde baş komam!!! var mı şikayeti olan hemen söylesin!
diye gürleyince arkalardan cılız bir ses duyulmuş:
-padişahım, o köprünün ortasındaki adam var ya!..
- eeee!, demiş padisah bir umutla... ne olmuş o köprünün ortasındaki adama?
- akşamları çok kalabalık oluyor, sıra uzuyor, eve geç kalıyoruz, mümkünse bir adam daha koysanız...
yok canım; bizimle, ülkemizle, hükümetimizle, halkımızla hiç bir ilgisi yok. sadece bir fıkra..."
ne de olsa cok fazla g.t kılı mevcut. Merto goruntulerini hatırlayın... Oradaki kel kafalı ile bunak cahil adamı hatırlayın. nasıl da benim basbakanım diye paraladılar kendilerini...