lale müldür

    1.
  1. Seni bir gün en yakının ele verirse eğer,
    Öğren susmasını ve ağlamamasını.
    Bir kavanozun içinde mavi bir gül
    Yetiştir her gün daha çok yaşayan.
    Bir masalın ağzını kapat ve yat
    Geniş odalarda. bir oksijen çadırında.
    Ona kötü bir şey olsun istedim.
    Bana aşık olsun istedim...dizelerinin sahibi şair..istediğinde kelimelerle acıtabilen tanrıça..iyi ki var..
    13 ...
  2. 17.
  3. "bazen ama bir insanla birsey olur
    kisa suren bir sey
    iki geyigin sicrayip havada opusmesi gibi
    bazi insanlarla
    yillarca gorussen de
    bir sey olmaz"

    böyle olur.
    sonra, geyikler kavga ederse de olmaz o na göre. boynuzları birbirine dolanır.
    7 ...
  4. 20.
  5. dolce vita adlı enfes bir şiiri var:

    dilsiz kristal kadehte oluşan
    esrarengiz tınıdan tanıyorum seni
    cebindeki silahı sirius'ten gelen
    bir ışıkla değiştiriyorsun

    amore
    ölü yıldızların gölgeleri gözlerinde
    kapatıyorsun onları
    kara gözlüklerle

    fırtınalı kimlikler yaşıyor yalnız
    yerin altını ve üstünü
    ve bize olanlar ilgilendirmiyor başkasını

    hiçbir insanın bir odası
    yok mu
    kalıcı bir taştan yapılmış
    gerçek bir ülkesi, bir insanı
    yok mu

    amore
    gözlerimi sana çevirdiğim zaman
    bir buğu sarıyor onları
    görmüyormuş gibi yapıyorum ama
    imkansızlıklar yaratıyor aşkları

    ve şimdi artık...ardında
    yalnızca bir gölge...dolce vita...

    denizlerin önünden giden dolce vita
    güvertesinde beyaz giysilerin
    dansettiği bir gemi
    benden çok uzaklara
    götürmek istiyor artık seni...

    seni bırakıyorum semender ellerimle
    seni bırakıyorum
    seni bırakıyorum
    duvarlarda kurutulan anemon ellerimle

    içimdeki sulara
    içimdeki sazlıklara
    içimdeki bataklıklara

    seni bırakıyorum
    seni bırakıyorum kendine kapanmış
    kollarımın anarşik güzelliğiyle

    içimdeki yosun yeşili sulara
    içimdeki siyah ışığa

    seni bırakıyorum

    seni yatıracağım ellerimde
    bir ıhlamur yaprağı gibi

    seni yatıracağım göğüslerimde
    menekşeler gibi

    seni yatıracağım gözlerimde
    bir yağmur suyu gibi...
    5 ...
  6. 44.
  7. "herkesin küçük bir bahçesi olmalıydı
    üzerinde fikir teatisinde bulunabileceği saatlerce
    mesela aramızdan biri bahçesinde gece yarısından sonra
    enteresan bir durum gözlemişse hemen hiç çekinmeden
    arkadaşlarını arayabilmeliydi
    hareket eden cisimler üzerinde pembe mumlar
    kendini gizlemeliydi
    tam gece yarısı olduğunda birdenbire
    mona lisa çalmalıydı...
    gümüş kapların içinde bir tadımlık
    yiyecekler olmalıydı...
    ne kötü şimdi şu an dışarı baktığımda
    sana bu derece yabancılaşmam...
    o kadar yakındık ki...
    ama işte şimdi elimi dışarı uzattığımda
    yağmurun yağıp yağmayacağını kavramak dışında
    sana dair hiçbir şey bulamıyor olmam
    sana tutunamamam ki katiller bile geride
    el izi bırakır, ne acı...
    şu an üstümde sarı simlerle işlenmiş
    lacivert kadife eşofman olmasından son derece
    memnun olmama karşılık bütün bunları
    ve başka birçok şeyi bırakıp
    çiçekli ince elbiselerle
    kafamda hasır üçgen bir şapkayla
    sulak pirinç tarlalarında
    seninle yan yana dolaşamayacağımızı
    bilmek ne kötü..."
    4 ...
  8. 7.
  9. "destina" nın şairidir. bir rivayete göre bir hayat kadınına diğer bir rivayete göre kaza yapan kocasına yazmıştır. şiirin sözleri gereği 2. ihtimal akla daha yakın gelmekedir. sebebi her ne olursa olsun lale müldür kaleminden çıkmış, yeni türkü yorumuyla birleşmiş insana müthiş keyf veren bir parça oluşmuştur...

    dün gece sen uyurken
    ismini fısıldadım
    ve hayvanların korkunç
    öykülerini anlattım

    dün gece sen uyurken
    çiçeklere su verdim
    ve insanların korkunç
    öykülerini anlattım onlara

    dün gece sen uyurken
    yüreğim bir yıldız gibi bağlandı sana
    işte bu yüzden sırf bu yüzden
    yeni bir isim verdim sana

    destina

    sen öyle umarsız uyusan da bir köşede
    işte bu yüzden sırf bu yüzden
    yaşamdan çok ölüme yakın olduğun için
    seni bu denli yıktıkları için destina
    yaşamımın gizini vereceğim sana
    4 ...
  10. 6.
  11. kendini kandırıyor ve deli numarası yapıyor ara sıra.
    biliyor oysa deli oldugunu.
    saygıyla egiliyorum onunde.
    4 ...
  12. 5.
  13. mor kadın.
    bazen mavilesiyor.
    ama asıl rengi mor.
    hep mor kalsın.
    3 ...
  14. 8.
  15. buhurumeryem'i mükemmel olan kadın filozof. ya$lılığın ve bilgeliğin de etkisiyle zaman zaman anla$ılamaz demeçler vermesi ise ho$görülmeli..
    su müziği, destina, saatler geyikler, platin bir yağmur, eskil bir a$k öyküsü, buğu banyosu, yosun tutan yürek, ars islamica gibi $iirlerine bayılırım bu kadının.

    $imdilerde ise bizansiyya'sı geliyormu$. gelsin diyorum zaten, bi' gelememi$ti.
    3 ...
  16. 19.
  17. yanılıp yakana bakışımı taktığında
    belge miyim varoluşuna
    ve bir hüznün yankısıysa eğer şiir
    sana yaklaştıkça şiire yaklaşıyorum demektir

    bu kadar yakıcı dizeleri bir araya getirerek hayatını/şiiri/aşkı bizimle buluşturmuş çok önemli bir kelimedizici. takdir edilesi yaraların sahibi.
    3 ...
  18. 28.
  19. 5.
    bu yatak büyülendi
    sana ve bana ait değil
    burda şimdi hepimiz yatıyoruz
    ve bize ninni söyleyen yok artık
    yatağımı çivilettim
    sana ve bana hazırladım
    ve söylenemeyecek, söylenemeyecek kadar güzel rüyalara

    7.
    rüyamda seni gördüm
    sen değildin, sana benzemiyordu ama
    sendin
    çünkü dünyada görülmeyen başka bir bakışla
    bakıyordun

    8.
    rüyamda seni gördüm
    sen değildin, sana benzemiyordu ama
    sendin
    çünkü tıpkı olması gerekene benziyordun

    15.
    güneşin tutulduğu gün
    gölgeler müphemleşti dedi bir şair
    şimdi artık her şey müphem
    ilişkiler, aşklar, dostluklar
    hiçbir şey bilmemek gibi bir duygu
    neden diye sormayın
    bir martı gibi çığlık ve kahkaha atın.

    güneş tutulması 1999 kitabından.
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük