sözlük kızları yattığında entellektüelleştiğimiz zaman fırsat bulursam yazarım.
kendi vücut proporsiyonuna bakmadan, saç cilt duruş bakış yürüme vücut dilini bilmeden, virtinde manken üzerinde duran ya da kataloğ da resimde gördüğü elbiseyi alıp giysem bana ne çok yakışır diyen hödüklere şimdi kalkıp; falanca ülkede anayasa böyle, rejim böyle, başkanlık böyle, hukuk böyle, idare böyle, biz de aynısını alalım yapalım yazalım onlar gibi olalım demenin aptallık olacağını anlatacağım da zaman uygun değil.
kara çarşaflı veya türbanlı kızın mezuniyet balosunda giymek için derin sırt dekoltesi olan bir elbise almasını istemesi kadar aptalca bir durum.
elbiseyi alır giyerim, başıma da türbanı takarım diyen süper zekalılar gibi kalkıp bilmem ne ülkede olan laiklik seküler sistemi düşünceyi savunmayın.
sana ne milletin eti sebzeyi nasıl pişirdiği?
bugün market den sipariş ettiğim karnabahar geldi. onu kendi damak zevkime göre besleyici yararlı şekilde pişirip yiyeceğim.
bana ne milletin nasıl pişirdiği?
başkasının aklı, başkasının elbisesi...
yok ya, şöyle konuyu bağlayalım da fazla uzamasın.
bir abimiz ergenlik yıllarımda demişti (falanca böyle diyor, filanca böyle yazıyor, bilmem kim böyle yapmış dediğimde) bana kendi düşüncen aklın gerçeğin ile gel, anlayacağın; el siki ile gerdeğe girme demişti.
bu söz çok kaba gelmişti ama özgün bir kimlik düşünce sahibi olmak için binlerce sayfa gelişim kişilik davranış üzerine kitap okumaktan daha yararlı bir öğreti olmuştu.
lütfen ilk önce terminolojik bazda, ansiklopedi dil bilgisi düzeyinde ilk okul çocukları gibi ya da embesil (hakaret değil de nörolojik bir durumun, zeka geriliğinin halk arasında kullanımıdır) gibi konuya yaklaşmayın.
tıpkı cumhuriyet gibi veya demokrasi tanımları gibi.
kuzey kore gibi.
kore demokratik halk cumhuriyeti. hem demokrat, hem cumhuriyet, hem halk iktidarı isminde var diye dünyanın en demokratik, en özgür seçimini yapan, halkın istediği gibi kendisini idare ettiğini savunabilir misiniz?
laik veya seküler olma-olmama konusu bir idee'dir.
yani; fikir düşünce.
bunu kalkıp ortak yaşam sosyal sorumluluk açısından uygulanabilirlik açısından teorize etme tartışması bir ideolojidir.
buna göre laiklik sekülerlik bir ideolojik konudur.
yok yani, laiklik sekülerlik gastronomik bir konu olsaydı; laikliğin kızartması iyi olur da ama sekülerin oturtması daha tatlı olur.
acılı olacak abi ya, yanında da milli içkimiz ayran ile nasıl gider ama değil mi diye tartışırdık.
sahi ya, sözlükte zeka seviyesine bakınca; yazdıklarımız ilk okul çocuğunun anlayacağı basitlikte ama hata yine bizde...
beyin müsait olmayınca idrak yolları enfeksiyonu kaçınılmaz.
eminim bu sözü eden dangalak (ne dediğini bilmeyen) kavram kargaşası yaşıyor.
kilt giyelim, güzel bir erkek giysisi demek istiyor.
tamam giy de, bana giydirme.
laiklik nedir?
seküler nedir?
cumhuriyet nedir?
şeriat nedir?
hangi şeriat?
örn: fransa da (avrupa da) olan laikliği alamazsın.
alsan uygulayamazsın. sen engisizyonu yaşadın mı, yüzyıl savaşlarını, aydınlanma çağını, rönesans, böyle bir birikimin var mı ki bunun üzerine laikliği monte edeceksin?
sekülerizm mi dediniz?
bu kavramı kullanmak için ilk önce zeka lazım ki; sekülerizm halk, laiklik devlet doğasında kullanılır.
seküler bir toplum hayali kurman için; felsefe sosyoloji alanında çalışmalarına düşüncelerine atıf yapılmış kaç tane akademisyen çıkardın?
şu an 150.000'e yakın olan akademisyenin içinden çıkan; rakamla "0" yazıyla da sıfır.
böyle bir toplumda, böyle bir sıfır akademisyen düşünür seviyesinde seküler diye büyük laf edeceğinize gidin sek sek oynama hakkında laf edin.
zaten şu an türkiye cumhuriyetine laik demek için bilgisiz olmak lazım.
laik bir ülkede bir din kurumu idareye devlete hükümdara yöneticiye krala cumhurbaşkanı başbakan bakan vs adı ne olursa olsun din kurumu idare yetkisinde kontrolünde olamaz.
6-7 bakanlığın bütçesinden fazla parayı din kurumuna aktaramaz. senin benim vergimle yüzlerce milyon dolar harcayıp cami de yapamaz.
yok yani, başlık açıyorsunuz da, bari biraz okuyun araştırın da cahil olduğunuz belli olmasın.
Türkiye’deki en derin kültürel çatışmasına son getirilmiş demektir. Özellikle geçmiş dönemlerde "laiklik” adı altında uygulanan baskıcı politika hâla bir çok insanda iz bırakmıştır.
Laiklik,
radikal bir devlet anlayışıdır.
Türkiye’nin demografik yapısına hiç uygun olmayan bir anlayışdır.
Türk halkının ezici bir çoğunluğu muhafazakar ve daha da ezici bir çoğunluğu müslüman (veya bilemedin başka bir dine mensup) iken
laiklik ne kadar doğru olabilir ki?
Laik olmayan ülkeler arasında Almanya var, Danimarka var, Avusturya var. Aslında Fransa dışında hemen hemen bütün batı ülkeleri (laik olmayan) seküler bir yapıya sahiptir.
Edit:
loyiklik loyiklik diye yatıp kalkan tayfa kalp krizi geçiriyor.
sakin olun. almanya’da laiklik ile sekülerizm aynı şeyi ifade etmiyor. laiklik başka, sekülerizm başka.