Alfredo:
Libiamo, libiamo ne'lieti calici
che la belleza infiora.
E la fuggevol ora s'inebrii
a voluttà .
Libiamo ne'dolci fremiti
che suscita l'amore,
poichè quell'ochio al core
Omnipotente va.
Libiamo, amore fra i calici
più caldi baci avrà .
All:
Ah, libiamo;
amor fra i calici
Più caldi baci avrÃ
Violetta:
Tra voi tra voi saprò dividere
il tempo mio giocondo;
Tutto è follia nel mondo
Ciò che non è piacer.
Godiam, fugace e rapido
e'il gaudio dell’amore,
e'un fior che nasce e muore,
ne più si può goder.
Godiam c'invita un fervido
accento lusighier.
All:
Godiam, la tazza e il cantico
la notte abbella e il riso;
in questo paradise
ne sopra il nuovo dì.
Violetta:
La vita è nel tripudio
Alfredo:
Quando non s'ami ancora.
Violetta:
Nol dite a chi l'ignora,
Alfredo:
e' il mio destin così ...
All:
Godiamo, la tazza e il cantico
la notte abbella e il riso;
in questo paradiso ne sopra il nuovo dì.
guiseppe verdi nin; ünlü fransız yazar alexandre dumas* ın ünlü eseri kamelyalı kadın romanından uyarlayarak yazdığı, prömiyeri 1853 yılında venedik te yapılmış olan 3 perdelik operası.
la traviata kelime anlamı ile kötü yola düşmüş kadın anlamına gelir. *
eserde; paris te şuh ve şen bir hayat yaşayan ve kamelyalı kadın olarak bilinen violetta adındaki bir sosyete orospusunun, zengin aile çocuğu alfredo germont la arasındaki büyük aşkından; toplumun ahlaki değer yargıları ve mahalle baskısı yüzünden, mutluğunu ve hayatını kaybetmeyi göze alarak vazgeçmesi ve bu yüzden genç yaşta hazin bir sonla ölümü, derin bir aşkın şiirselliği içinde hüzünlü bir şekilde işlenir.
tipik bir eski türk filmi senaryosu olabilecek konusu, sonunun acı bitmesi nedeniyle mutlu sona angaje türk filmleri senaryosundan ayrılır gibi görünse de, türk filmlerindeki tipik ön yargı olan, kirletilmiş ya da kötü yola düşmüş kadının, onu bu duruma getiren nedenleri sorgulama zahmetine girmeden, hemen her durumda böyle bir kadını mutsuzluğa, ölüme ve kötü sona mahkum eden tutumu ile paralellik gösterdiği görülür.
ancak, konunun klasik bir mutsuz biten bir aşk ilişkisi biçemi ile derinliğinin olmamasına rağmen, eserin insanı çarpan önemli yanı, anlatımda kullanılan müziklerin, aryaların ve düetlerin muazzamlığı içinde operanın insanı çarpan etkisi ile ortaya çıkar.
bu özelliği ile la traviata dünyanın en popüler operası olma özelliğini kazanmıştır.
william berger nam bir eleştirmenin deyişi ile, kesin olarak kanıtlanmasa da, son yüz yıl içerisinde her gece dünyanın en az bir yerinde la traviata operası sahnelenmiştir ve sahnelenmeye devam etmektedir.
carmen'le beraber en etkileyici operadır *. dünyanın her yerinde izlemedim ama en güzel yorumu antalya devlet opera balesinde izledim. zaten antalya devlet opera balesindeki sanatçılara karşı özel bir hayranlığım var; özellikle violetta'nın vücut bulduğu nurdan küçükekmekçi aydın muhteşemdir. youtube'da da varmış: