güzel mekanları güzel kızları vardır. Güneydoğuda 10 küsür sene yaşadıktan sonra lüleburgazda biraz olsun kendime geldim. Efes fabrikasının bi tanesi de buradadır. Efes Burgaz Bira dersem çağrışım yapar herhalde.
bu ilçede yer tarifi meyhane ve birahanelere göre yapılır. iş bankası nerede bilmezler de üzerindeki bilardo sevenler lokalini bilir buradaki insanlar. iyi insanlardır.
2011-2012 yılı üniversite öğrencisi olduğum ilçe. hoştur güzeldir ama istanbuldan gelenler hele ki gezmeyi sevenler ilk başta zorluk çekerler. sonradan ortam yaparsanız alışmanız olağındır. ha unutmadan kışları baya bi sert soğuk oluyor. *
ismi gibi kendisi de sempatiktir. insanları sıcak kanlıdır. fakat son yıllarda kuzey ve doğu anadoludan aldığı göçler sonucu özünü yitirmiş, nüfusunun çoğu ilden kalabalık olduğu güzel bir ilçemiz.
--spoiler--
kendini millet sanan zavallı bir topluluğun uğrak yeri olmaz dediğim, zaten malum yerlerden geleni barındırmadığımız
--spoiler--
anlatmaya gerek yok. kendini millet sanmayanları bile zorla millet yapmakta üstlerine olmayan sakinlerin yaşadığı şehir. misak-ı milli sınırları içersindeki tarihleri daha 100 yıl bile olmadı ülkenin yerlisini beğenmiyor bu susaklar.
halkı ve özellikle türkiye cumhuriyeti nüfus cüzdanına 1960 yılından sonra sahip olmuş sakinleri anadolu insanını sevmezler. hele güneydoğulu isen nefret ederler.
azman pasajının önündeki işportacısından istanbul caddesindeki büyük beyaz eşya mağazasına, turgutbey yolundaki mobilyacısından, kaymakam evinin karşısındaki büyük mobilya showroomuna, ayakkabıcısı, fotoğrafçısı, halıcısı, perdecisi, çeyiz dükkanı, marketi, pastanesi, ve sair birçok sektörün üyesi esnafının tok yemiş, yavşak satıcıların oluşturduğu şehir.
matbaacısı yanlış baskı yapar, yaptığı yanlışın ücretini almak ister.
mobilyacısı damat adayına "abi sen kız tarafını getir, ben yatak odasının fiyatını olara yüksek söyler, farkını senden düşerim" der.
işportacısı 1 kg domatesin içine bir tane bile sağlam domates koymaz
halıcısına gider halı bakarsın "tamam bu halı olsun" demediğin halde halıyı evine gönderir
ayakkabıcı japon kösele tabir edilen plastik çeşidini "hakiki kösele, özel tasarımımız, kendi imalatımız" diye itelemeye çalışır.
pastaneye "pasta" dersin istanbul florya'daki kaşıbeyaz bile yarı fiyatına daha iyisini yapıyor.
perdeciyi hiç sormayın perde beğenmeye giden elemena "boşver yenge nasıl olsa damat ödeyecek sen bunu al" diye kaktırdı bile...
ünlü bir mobilya markasının şubesi -ki bu şube statü olarak a.ş. konumunda- nitelikli doladırıcılık yapıyor. önce cepten sms atıyor "1000 tl alış veriş yapana lcd tv 99 bulaşık makinası 99 titreşimli vib.... 99... öhöm öhm.. neyse işte mesajı aldıktan iki gün sonra gidiyorsun alışveris yapmaya soytarılar kampanya bitti diyor. aman neyse diyorsun ihtiyacını alıyorsun -teslimatı da yanlış yapıyorlar- sen aldıktan üç gün onra yine aynı mesaj: "1000 tl lik alışverişe tv 99 bulşık mak. 99 tiretmeli 99..." tam şerefsiz yahu çıldırmamak elde değil. şikayet ettim tüketici haklarına her gün benim gibi üj-bej kişi zaten şikayet ediyormuş.
çeyiz mağazası bimde satılan nevresim takımını (büyük ihtimalle gidip bimden alıyor) bim'in 4 katı fiyatına üstelik 1. kalite diye yutturmaya çalışıyor. üstüne salça oluyor.
şimdi bana "lüleburgaza çamur atıyorsun iki esnaf yavşaklık etti diye" çemkirenler illaki olacak ama bir şehri şehir yapan orada yaşayan insanlardır. ve bu esnaflarda buranın halkı.