bir an önce gelsin dedirtir. tamam yaz mevsimini sevenler de var ancak kış kadar huzur veren bir zaman dilimi yok. ne güzel geceleri kar yağar oturur izlersin pencereden ya da günün ilk ışıklarında mis gibi tertemiz havada yürüyüş yaparsın.
Kış adamdır o kadarını diyebilirim. Soğuğun bi nebze çözümü var kalın giyinirsin falan ama sıcağın hiçbir şekilde çözümü yok. Yazın tek artısı meyvelerdir gerisi yalan.
güzel mevsimdir. mesela az önce kışlık kıyafetlerimi çıkardım. efendim kazaklar, şapkalar, eldivenler, atkılar vs. ben meğersem ciddi ciddi kış insanıymışım. olduğu gibi kış mevsimine yatırım yapıyormuşum. yaz mevsiminin fakiriymişim.
içten içe sevmiyormuşum da zaten.
allah'ın cezası mevsim yine geldi tüm enerjimi silip attı hemen geçsin hemen geçsin,dışarı bile çıkmak istemiyorum şu mevsim bitene kadar kış uykusuna yatmak istiyorum hayırlısı olunca uyandırın beni
moskova, varşova gibi şehirlerde uzun süre kışı yaşadıktan sonra istanbul'un iki gıdımlık kar havası etkilemiyor beni. kış gibi kış oralarda diyorum.. iklim ne kadar değişti önceden ankara, istanbul kış gibi kış yaşardı şimdi çok anlamsız havalar ve insanı da bu dengesizlik hasta ediyor. iklim değişikliğini dikkate almazsak kış mevsimi unutmamız gerekecek yakında.
ben seviyorum. özellikle akşamlarını. en azından kimsenin " ben tatile gidiyorum" postlarını görmüyorsun. ek olarak malum herkes evde zaten. bence süper.
Sevmediğimdir. Günde 10 dakika falan güneş olur. Dışarıda fırtına vardır, yere bir şeyler düşer. Kalın giyinmek zorundasındır. Kaloriferler düzgün ısıtmaz. Kapı aralarından soğuk girer. Kışı sevmek zengin işidir.
Kış mevsimi, doğanın en sert yüzüyle insanlara merhaba dediği bir dönemdir. Bembeyaz kar örtüsüyle kaplanmış toprak, sanki yaşamını derin bir uykuda geçiriyor gibidir. Ağaçların dalları, kar tanelerinin ağırlığı altında eğilmiş; soğuk rüzgar, yalnızlığın melodisini fısıldar. Güneş, kendini bulutların ardına gizleyerek, azalan gün ışığıyla yüreğimizi karartır. Kış, yaşamın ne kadar kırılgan olduğunu hatırlatırken, soğuk havada yüzleşmek zorunda kaldığımız duygusal mücadeleleri de ortaya koyar.
Kış, birçokları için huzur ve dinginlik anlamına gelse de, içsel bir savaşı beraberinde getirir. Uzun, soğuk gecelerde kalp, sıcak hatıralarını arar; hayaller, donmuş toprak gibi hapsolmuş hislerle dolup taşar. Her kar tanesi, düşüşü sırasında bir dilek taşır ama bu dileklerin gerçek olup olmayacağı konusunda belirsizlik hâkimdir. Kışın durgunluğu, duyguların yoğunlaşmasına neden olurken, karanlık düşünceler de usulca yüzeye çıkar. Bu mevsim, bir kış masalı gibi, hem hayal hem de kabus barındırır.
Fakat kar, sadece soğuk değil, aynı zamanda güzellik de taşır. Parlak beyaz örtü, dünyayı adeta yeni baştan şekillendirir; ağaçlar, evler ve sokaklar, bir kartpostalın içindeki kadar muhteşem görünür. Çocuklar, karla kaplı bahçelerde neşeyle koşarken, her gülüşte hayatın tatlı hatıralarını yeniden canlandırır. Kışın derin karanlığına rağmen, bu mevsim, bir umut ışığıyla parlayan anların da yoldaşıdır. Sevdiklerimizle paylaşılan sıcak anlar; kahve kokusu, içimizi ısıtan sohbetlerde kaybolmuş gülümsemeler… Kış, aynı zamanda birlikteliklerin, dayanışmanın ve sevginin daha da anlam kazandığı bir vadedir.
Nihayetinde, kış mevsimi, hem bir sona hem de yeni bir başlangıca işaret eder. Soğuk günlerin ardından gelen bahar, tüm canlılıkları geri getirecek; donmuş kalplerin ve zihinlerin üstündeki ağırlıkları kaldıracaktır. Kışın zorluğu, insanların içindeki direnci ve yeniden doğuş yönündeki kararlılığı güçlendirir. Duygusal olarak yenilenen kalpler, kışın yıkıcı gücünden sonra büyüyüp filizlenmeyi öğrenir. işte bu yüzden, kış mevsimi, geçici bir karanlık değil; hayatın döngüsünde hayırlı bir hatırlatma, sabrın ve direnişin sembolüdür.