Tarkan'ı o dönem de bir kaç parçası haricinde dinlemezdim zaten ama ortalama son 15 senedir midemi bulandırıyor yeni şarkıları. Bunda çok ciddiyim dışarda bir yerlerde maruz kaldığımda yan etki yapmaya başladı kaçasım geliyor keko şarkılarından.
işin daha garibi hadi kendi ne bileyim kafayı yedi farketmiyor abi bir allahın kulu sana demiyor mu ya tarkancım bu parçalar ne hıminyum? Utanmıyor musun insan içine çıkmaya bu parçalarla falan diyen yok mu?
Bence acilen özür dileyip bu camiayı bırakmalısın en azından eski güzel parçalı günleri hafızamdan tamamen silmeden. Hepimiz için hayırlısı bu gibi.
Yıldız tilbenin muhteşem sözlerine mükemmel Tarkan yorumu eklenerek oluşturulmuş pop tarihimizin en iyi şarkılarından biri.Hele ki günümüzdeki içi boş şarkıları görünce 90 ların kıymeti daha iyi biliniyor.
an itibarı ile tüm kasvetiyle odama birkaç dakikalığına göz kırpıp kaybolan güneştir. duygulandırmış, 25 yıl öncesine götürmüştür. yoruldum her bulduğumda kaybetmekten seni...
Tarkan'ın kesinlikle en iyi şarkısıdır.
Öyle olmasa 15 hafta boyunca Kral Pop'ta 1 numarada kalmazdı öyle olmasa Tarkan'ı hiç sevmeyenler bile bu parçayı takdir etmezdi öyle olmasa gençler klibinden etkilenip cama taş atmazdı.
Net söylüyorum çok ciddiyim bu şarkıyı beğenmeyenin kulak zarına sokayım.
şarkıyı efsane yapan birçok faktör var. bunlardan biri giriş melodileri. kesinlikle merak ettirip moda sokarak kendini dinletiyor ve iyi bir parça dinlemeye hazırlıyor.
ikincisi ozan çolakoğluna ait aranjmanı. artık çok geç yalvarma / yürekli olmadan, meydan okumadan / yanlış zaman, yanlış insan / kıyamete kadar kapattım kalbimi / oooooo oo oo oo / azar coşar deli gönül... diye başlayan bu kısımların hepsinde farklı bir melodi var. düzenleme ve geçişler çok başarılı.
üçüncüsü yıldız tilbeye ait sözleri. basit, ama kendini tekrar etmiyor. ve sözler bütününde gerçek bir özlemi anlatıyor. aranjmanın başarısı sayesinde de sözler basit gibi durmasına karşın, içinde geçen neredeyse her kelimeye odaklanabiliyoruz.
dördüncüsü tarkan'ın sesi. hiçbir aşırılık yok. ne a-acaipsin'deki hınzır tonlamalar ne de dön bebeğim'deki full naiflik. böyle baştan sona akan, kendini hissettirmeyen, daha doğrusu şarkıdaki bütünlüğün önüne geçmeyen bir sadelik var. öyle ki geçişlerdeki nağmeler bile, şarkıdaki genel havayı bozmuyor.
beşincisi klip. aradan 30 yıl bile geçse, eğer bu klibi vaktinde gördüysek aklımızdan çıkmadığını fark edebiliyoruz. sepya mı denir bilmiyorum, kahverengi tonlarında bir filtreyle kış güneşi efekti vermişler.