7/24 sevgiliden konuşmak.. hele bi de , karşındakinin sevgilisi yoksa allah allah.. o adamı artık büyütür de büyütür kendi gözünde ki oluşturduğu gölge karşısındaki sevgilisi olmayan kızı kıskandırsın.. bilmesek o da diğerleri gibi , o da seni sikicek eyvallah diyeceğiz be güzelim..
adını her söylediğinizde sesin titremesi, haliyle en anlamayacak insanın bile sizin malum kişiden hoşlandığınızı anlaması.
ağız kaslarının kontrol dışı davranıp, olur olmaz yerlerde gevşek gevşek sırıtılması.
malum kişi görüldüğünde ya öküz öküz bakılması ya da istem dışı kafanın öne eğilmesi. arasının olmaması.
çok ağlamak.
çok gülmek.
hayatınızın daha önceden hiç olmadığı kadar tatlı hale gelmesi, zaman zaman da hiç olmadığı kadar boktan bir hale gelmesi.
gidip açılmayı düşünmek, sonradan mantığı işin içine katıp kendi kendinize "hööst len yavaş ol" demek. ama açılma fikrini, bir gün canınıza tak etmesi durumunda en son çare olarak devamlı aklınızın bir köşesinde bulundurmak, hatta yapılacak konuşma için şimdiden planlar yapmak.
kendisine 5 metreden fazla yaklaşılamamasına rağmen, yüzde çıkan mikroskobik sivilceler için bile stres yapıp her türlü tedavi yoluna başvurmak. halbuki pala bıyık bırakmadığınız sürece sizdeki değişimi anlamayacaktır bile, o derece.
kısacası akılmış, mantıkmış bir kenara fıydırıp, dengesiz bir ruh haliyle yapılan şeylerdir. başka bir deyişle leylalığın getirdikleri ya da götürdükleridir.
düşüncelerinde dur durak bilmemesi hali.
hatırladıkça hafifçe bir gülümsemek.
dokunduğunda tanrıça gibi hissedeceğini hayal etmek.
gözlerine baktığında sonsuz olduğunu düşünmek.
ona hitaben şiirler yazmak.
yine de asla belli etmemek.
ama yinede onu bunları hissetirebildiği için sevmek.
insancı,yardımsever ve pozitif davranmaları...onlara göre dünyada asılmayacak güc , cözümlenmeyecek problem yoktur. tarif edilemez bir enerjiye sahip olurlar.ta ki askın büyüsü kacana kadar.
kendilerini etrafa durduk yere gülümserken bulurlar. hiçbir şeyi umursamazlar. hiç olmadıkları kadar enerjik olurlar. sabah akşam aşık oldukları kişiyi düşünürler.
dünyaya toz pembe gözlüklerle bakmak.
yerden bir metre yüksekte yürümek.
nedenli nedensiz sırıtmak.
sürekli telefona bakmak.
aşık olunan kişinin attığı mesajları ezberlemek, ayy kıız sence burda ne dedii yorumları yapmak.
fazlasıyla açık davranmak, hiç olmadık yerde durduk yere gülümsemek, onu düşünmeden bir saniye geçirmemek, mutluluk katsayısını artırmak için daha fazla içmeye başlamak, arkadaşlarının söylediklerini dinleyememek, uyuyamamak tarzı eylemlerdir. her ne kadar başta tatlı gelse de sonradan zarar verir, dengeyi bulmak şart olur.
erkeğini düşünürler, onu merak ederler, kıskanırlar. o kişiden gelecek en ufak bi jest karşısında sonsuz bir mutluluk duyarlar. onunla mesajlaşmak, konuşmak sürekli beraber olmak isterler. başını erkeğinin omzuna yaslayıp ufak bir tebessüm eşliğinde gözlerini kapatırlar çünkü bilirler ki o an dünya üzerindeki en güvenli yer orasıdır...
her zaman olduğundan daha fazla bakımlı görünme çabaları, mini etek ve sortlara daha bir hayranlık duymak, herşeye pozitif bakmaya çalışmak, cinselliğe daha önem verir bir hale gelmek ve sürekli "ben onu seviyorum ona aşığım, peki o beni, benim onu sevdiğim kadar seviyor mu? ya da en azından "o da beni seviyor mu" diye sürekli düşünmek ve bunu kendine kuruntu yapmak...