-motorlu taşıtlar vergisi zammı,
-devlet nişanından atatürk'ün ve tc ibaresinin kaldırılması,
-kıdem tazminatında yapılan değişiklikler,
-tmmob'nin hükümete bağlanması,
-hakkında soruşturma açılan öğrencilerin üniversitelere girişinin yasaklanması,
ek: göz ve diş muayenesinin sgk kapsamından çıkartılması konusunda çalışma başlatılmış.
ek2: Kuzey ırak Petrol Boru Hattı Anlaşması
ADANA'da bir TıR dolusu, roket atar, füze, bomba ve silah ele geçirildi.
gibi sıkıcı gündem maddelerini ezip geçerek hayatımıza renk katmış olan gündem maddesi.
Muhafazakar demokrat yapıya ters olan şeymiş, kitleleri peşinden sürükleyen ve demokrat olduğunu savlayan bir başbakandan bu sözleri duymamla benim bu ülkenin geleceğine dair en ufak bir ümidim kalmadı.
insanı dumura uğratan bir ifade. bu açıklamayı yapanların geçmişleri didiklense, gençliklerinde ciddi şekilde karşı cinsle ilişkileri konusunda sıkıntı yaşadıkları gibi ciddi bir psikolojik altyapı çıkacağına kalıbımı basarım.
geçliğinde yaşayamadığından oluyor hep bunlar. arkadaşları aralarına almamışlar onu. hoş kızlı erkekli ayı evde kalanları denetlemekten önce kızlı erkekli metrobüse biniyorlar ona bi el atsınlar.* park köşelerinde kırıştırırken sıkıntı yok tabi.***
Sahte entellerin şiddetle karşı çıktığı açıklamadır.
Ben de karşısındayım fakat erkeklerin bu konudaki çıkışlarını samimi bulmuyorum. hepiniz yeri geldiğinde kadınları cinsel açıdan değerlendiriyorsunuz. başbakan yobazlaşınca mı özgürlükçü kesiliverdiniz?
ileri derecede fesat bir düşünce. bunu destekleyen insanlar da "bacınızı yollayın o zaman erkekle kalmaya" türevinde saçmalıktan öteye gidemeyecek cümleler sarf ediyorlar. komik. bu anan bacın ekolü her zor anda pimi çekilmiş bomba misali ortalığa atılmasa işler yolunda gitmeyecek sanki. benim bacımdan sanane? sen bacına yasak koyarsın, bu hayvanlığı yaparsın da senin de bacına karışma hakkın yok aslında bunu bir türlü anlayamıyorsun. herkes kendi hayatını yaşayan bireylerdir, senin söz söylemeye en ufak hakkın olamaz. kalma meselesine gelince, şimdi sen habire cinsellikle ilgili fesatlıklarda bulunursan ben sana sapık derim arkadaş, psikolojisi bozuk derim, aklı fikri orada derim, bastırılmış duygular derim. bir insan aynı konuları farklı şekillerde ısıtıp ısıtıp önüme koyuyorsa ben bu insan bu konuya takıntılı derim. "ben asla yalan söylemem" diye her dakika lafa atlayan insanların aslında yalancının önde gideni olması gibi... benim evime aldığım, evimden çıkardığım kimseyi ilgilendirmez, bunun için hesap da veremem. özgürlük sadece %50 için değildir, özgürlük %100'ü kapsamalıdır, ilk önce bunu anlayın sonra çıkarabilirseniz yasa çıkarın.
Kız ile erkek öğrencinin aynı yurtta kalmasıyla aynı evde kalması farklı şeylerdir. Birlikte bir evde kalmaları kendi tercihleridir ve çok da doğal bir tercihtir, yurtun ise kendine ait kuralları vardır fakat şimdiki üniversitelerin öğrencilere apartlar kiralamasıyla bu kavram karışmıştır
web üzerinden çiftlerin birbirlerine erişimlerini, bir takım sanal** girişimleri arttırıcı, neticede internet servis sağlayıcılara**yaraması muhtemel önerme.
gündem değiştirme çabasıdır. kişinin özel mülkünde ya da o an ikamet ettiği yerde kimle bulunup bulunamayacağı özel haller dışında devlet de dahil kimseyi ilgilendirmez.
türk toplumunun kültür yapısına, dini değerlere tamamen ters düşen durumdur. bundan dolayı bu duruma atıf da bulunup yanlış olduğunu belirtmek kadar, 18 yaşını geçmiş üniversite öğrencisi insanların bunu engellemek adına yapılan çalışmaları özgürlüklere müdahale olarak görmesi son derece doğaldır.
lakin kanaatimce bir erkekle bir bayan aynı evde misafir olarak bir süreliğine ağırlanabilir, kalabilir ama birlikte yaşama durumu son derece yanlıştır. bu durumu çeşitli kılıflara sokarak meşru olduğunu ve son derece doğal olduğunu kabul ettirmeye çalışanlara lafım; sizin gelecekte çocuğunuz (özellikle kız evlat olmak üzere) bir evde kızlı-erkekli yaşamasının içinize sinip sinmeyeceğini kendinize bir sorun, vicdanınızda gelen cevabının olumlu ya da olumsuz olmasına göre bu durumun normal veya yanlış olduğuna karar verin, ki vicdanın da bir problem olmayan insan 2. seçeneği doğru kabul edecektir.
aynı yurtta kalması tabi yasak olacak. devletin yurdu, istediği kuralı koyar. aynı evde kalanlara gelince hoş karşılanmayan bir durum tabi ki, ama reşit olduktan sonra ne halt yerse yesinler. buna karışılması çok saçma, her koyun kendi bacağından asılır.
Ülkeyi Kasımpaşa'daki mahallesi sanan bir adamın gittikçe trajikleşen hikayesinde son perde: Bıçkın abi mahallenin namusu için racon kesiyor.
Başbakan Erdoğan, Kız ve erkek öğrenci aynı evde kalamaz, bu bizim muhafazakar demokrat yapımıza ters demiş. Öncelikle başbakana şunu sormak istiyorum, kızlı erkekli aynı evi paylaşan insanlar sizin bu konudaki fikrinizi sordu mu? Muhafazakar bakış açınıza uygun olup olmadığını merak ettiler mi? Size gelip yahu başbakanım biz kızlı erkekli aynı evde kalıyoruz ama caiz midir bir fetva verseniz diye ricada bulundular mı? ikincisi diyelim ki senin bakış açına göre bu yanlış, doğru bulmuyorsun, amenna deriz, saygı duyarız, başbakanlığı bıraktıktan sonra üniversiteye yazılırsan kızlı erkekli evlere girip çıkmazsın, kimse de sana yahu bize niye gelmiyorsun falan demez. Bizde zorlama yok! Üçüncüsü sen muhafazakarsın diye herkes muhafazakar olmak zorunda mı? Hem muhafazakarlık ne yahu? ideolojik olarak neye tekabül eder, nasıl bir dünya tasavvur eder önce şunu bir açsana bize.
Mesela muhafazakar bir insan, kızımı başörtülü okutamadım bahanesinin arkasına saklanıp (kızı bildiğiniz üzere sınavda barajı geçemedi) Amerika'ya okumaya gönderir mi? Amerikadaki yaşam tarzı sizin muhafazakarlık anlayışınızla örtüşüyor mu? Mısır, Suudi Arabistan, Pakistan falan daha uygun değil miydi sizin yaşam tarzınıza. Diyelim kızın başörtülü ve diyelim ki islam ülkelerinden pek hoşlanmıyorsun, e arkadaş oğlun da mı başörtülüydü senin? O niye "büyük şeytan ABD'de" okudu?
adi bunları geçtik, çok önemli değil. islam coğrafyasında paylaşımı ve dayanışmayı belirtmek için komşusu açken tok yatan bizden değildir denir, sayın başbakan bırakın tok yatmayı her geçen gün siz ve aileniz servetinize servet katıyorsunuz. Eşinizin binlerce dolarlık eşarplarından, çantalarından, oğlunuzun gemiciklerine, şirketlerine, kızınızın çok şişkin maaşlı danışmanlık ücretlerine kadar hep halkın dilinde bunlar. Ha unutmadan asgari ücret 800 lira yönettiğiniz ülkede hatırlatmak istedim.
Sayın boşbakan, pardon başbakan, mesela sizin muhafazakarlık anlayışınıza çocuk gelinler, tecavüze uğrayan, kocası tarafından koruma verilmediği için öldürülen kadınlar falan uygun mudur? Hiç bunlardan bahsettiğinizi duymadık da?
Ya da iktidarınız döneminde uyuşturucunun ne kadar yaygınlaştığından haberiniz var mı? ilköğretim okullarının önlerinde pamuk şeker satıcılarından çok torbacılar dolaşıyor. Akşamcılara iki kadeh rakıyı zam üstüne zam bindirip zehir ettiniz, bir duble içene alkolik dediniz, ama uyuşturucu çetelerinden falan söz ettiğinizi hiç duyan olmadı.
Muhafazakar demokrat sayın başbakan, memleketin ormanlarını, limanlarını, fabrikalarını, iletişim sektöründen, tekele kadar her şeyi yabancı sermayeye peşkeş çektiniz, o şirketler halkın ve ülkenin kanını içiyor. Bakın daha bugün doğalgaz ve su sırasındaydım. 50 liralık su alan vatandaşın 29 lirası, 100 liralık gaz alan vatandaşın 15 lirası kdv diğer vergilere gidiyor. Siz de bu vergilerle Suriye'deki El-Kaide El Nusra çetelerini silahlandırıyorsunuz. Arkanızdan hiç iyi şeyler söylemiyorlar benden duymuş olmayın.
Bir de ahlaktan, namustan falan bu kadar dem vuruyorsunuz, benim oturduğum mahallenin çöplerinin toplandığı alanı plastik, karton ya da yiyecek bulabilmek için hergün kaç insan eşeliyor haberiniz var mı? Çocuğuna ayakkabı alamadığı ya da okulu bitirip atanmadığı için intihar edenler hiç kulağınıza çalınıyor mu? insanlara erzak dağıtıp onların onurlarını kıracağınıza, insanlara insan gibi yaşayabilecekleri ve çalışabilecekleri bir ülke kurmaya çalışsanız daha iyi olmaz mı?
Son olarak yaşını başını almış adamsın, torun torba sahibisin insanların cinsel hayatlarından, yaptıkları doğumlardan, nasıl doğurduklarından, kadınların ne giydiğinden falan bahsetmek yakışmıyor sana. Hem bizim kültürümüzde de yok bu. insanı yadırgarlar valla. Sen televizyona çıkınca acaba çocuklarımızı kötü etkileyecek bir şey söyler mi diye elimiz kumandada tetikte bekliyoruz. Yapma etme, mahrem kalması gereken şeyler mahrem kalsın. Gençler kendilerini bilen insanlar, hem anaları babaları senin kadar karışmıyor yahu? Onlar bilimsel, demokratik, parasız ve özgür bir eğitim almak istiyor. Her şehre bir bina dikip adına üniversite diyeceğine, eğitimin kalitesine odaklan derim. Yoksa hava attığın Marmaray'ı japonların yaptığını bilmediğimizi mi sanıyorsun?
Dinimiz bakımından uygun olmayan durumdur fakat bu, kişinin kendi tercihidir ve karışılmaması gerekir. Resmiyet kazandığı taktirde özel hayata tecavüz edilmiş olacaktır.
kendini bilmez insan beyanatıdır. 'sen kimsin?' diye sorarlar adama. inancınız, örfünüz, adetiniz ne olursa olsun eğer birazcık aklınız var ise bu cümleyi destekleyemezsiniz. Bu adam bize uyguladığı her yasak için halkı arkasına alacak bir bahane uyduruyor, türk örf ve adetlerini, islam inancını bahane ediyor ve malesef hepimiz buna inanıyoruz. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığından başka bir şey değil bu. yavaş yavaş tüm hak ve özgürlüklerimizi elimizden alıyorlar, hem de göz göre göre, bize istete istete.
Bak arkadaşım, bugün senin istediğin, inandığın, benzer düşüncelerini paylaşan bir hükümet başta olailir, bu kısıtlamalar senin yıllardır hayallerini süsleyen şeyler de olabilir, fakat gün gelir devran döner, senin onaylamadığın, görüşlerine taban tabana zıt olan bir hükümet gelir, sana dini yasaklar, konuşmayı yasaklar nefes almayı yasaklar, ağzın açık bakar kalırsın, ses çıkaramazsın. adamlar bunun yolunu açıyor farkında değilsin. iyi düşün, bugün oynaya oynaya kabul ettiğin yasalar/yasaklar, yarın ananı ağlatacak haberin yok. ucu sana dokunmuyor sanıyorsun ama, dokunacak emin ol.
içki yasağını 'oh çok iyi oldu gavurlara, içmesinler haram günah' ve yahut 'sen istediğin kadar yasak koy ben eve stok yapar içerim, şerefine tayyip' diye karşılayan arasında fark yoktur benim gözümde. ikisi de yeterli tepkiyi gösterememiş olayın önemini ve derinliğini kavrayamamıştır. zaten bizim en büyük hatamız da bu bencilliğimiz değil mi? bize zarar vermedikten sonra dünya umrumuzda olmuyor. fakat gün gerçekten uyanma vakti, farkına varma, düşünme vakti. yoksa çok geç olucak. Cumhuriyet gazatesi reklamıymışcasına fakat Cidden soruyorum, tehlikenin farkında mısınız?