genç kız iken sürekli sözlü ve fiziksel tacize uğruyordum. güzel bir kızdım, dikkat çekiyordum ve bundan dolayı çok rahatsız ediyorlardı. toplu taşımaya binmek benim için işkence gibiydi.
Size altın tepside sunulmayan çoğu fırsat bize de sunulmuyor. Sadece erkekler değil kadınlar da kötü olabiliyor. Bunu cinsiyete bağlamamak lazım. Genel olarak insanlar kötü.
44 yaşındayım ve bu yaşıma kadar mücadele etmeden bir paket sigara dahi vermediler bana. Her şey iyi giderken kimse size aferin demez. Kötü gittiği zaman sıraya girer insanlar laf söylemek için.
Bence bu tarz başlıklar kız / erkek ayrımından ziyade insan olmanın zorluğu olsa daha anlamlı olabilir.
gerçekten zordur ama sadece kızlara değil erkek çocuklarına da zordur. düşünsenize sürekli "aç oğlum göster seninkini, amcalar teyzeler görsün ne olduğunu" noktasında biter tükenir erkek çocukları ve bu küçük çıkıntının yaşattığı travma ömür boyu sürer.
kızlar ise sürekli saklamak, gözlemek ve kontrol altına almak zorunda ve bu küçücük her cins insan evlatları bu baskılarla buralara gelip habire belden aşağıya çalışırlar, yazarlar, çizerler ve bir türlü çözemezler aslında "insan" olduklarını.
Peygamberi peygamber olduğu halde cennetten kovdurabilecek ikinci bir güç var da ben mi bilmiyorum. Şeytan bile Havva olmasa bunu başaramazdı. Şaka bi' tarafa; angut erkeklerle uğraşmak, sanırım bu zorlukların en büyüğü olsa gerek :-).
kız olmak hiç de öyle zor falan değil, kim demiş bu kız olmak zor diye...
geçenlerde (yaz başlangıcında) kız yeğene (7 yaş) paten aldım. beyoğlu, şişli, esentepe, bayrampaşa 4 tane decathlon mağazası gezmek zorunda kaldım.
neden?
hanımefendinin patenden düştüğünde yaralanma travmalara karşı istediği dirsek ve dizlik yanında eldiven ve kask için beğendiği renkleri bulmak yanında yüzme için simit, kolluk, bone, mayo ve gözlük vb takımların renklerini de bulmam için.
hanım efendi internetten değil de görerek deneyerek almayı istedi (gezmek istedi) öğlen çıktık akşam eve geldik. trafik ve park sorunu, avm gezmeler vs anam ağladı ama "of" bile diyemedim.
erkek olsa alacağım ürün belli bir tek renk ve internetten sipariş işlem tamam. ya da tek mağaza gir al çık 1 mağaza 1 saat en fazla sürer.
kız olunca dediği olacak.
cıcılı bıcılı rengarenk çeşitler için o mu, bu mu ikilemleri vs yanı sıra beğense bile onda var bende daha iyi olsun algısı ile 7 yaşında da 70 yaşında da kadın/kız aynıdır.
denizde havuzda (yüzme kursuna gidiyor) top oynayacağım diye 30 dakika sadece top renklerine modellerine baktı. futbol topu olduğunu denizde oynanamayacağını anlatmamıza rağmen rengarenk renkleri için futbol topu aldı.
sıkıysa hayır de alma...
geçen gün abileri topunu almış sokakta top oynuyorlar diye bana şikayet ediyor.
tabi ki abileri anlamıyor, o denizde oynayacağı top.
bence özgürlük. istediğim gibi dolaşamıyorum sokakta. şimdi çıksam mesela cesedimi bulamaz kimse. gece içip içip duvarın köşesine işemek istiyorum. sonra sarhoş şekilde evime gideyim istiyorum mesela. bunun dışında ayakta işemek istiyorum ama edevatsız yapamıyorum. huni gibi bir şey lazım. daha çok şey sayılabilir ama aklıma ilk gelen bunlar oldu.
Tamamen insan ürünü olan cinsiyet kimliğini rolüne uygun oynamak...
Herşeyden fazla zor olan bu olmalı.
Erillik veya dişiliğin gereğini en doğru uygulayanlar bakarsanız insanın en az dokunulmuş en basit formunda mevcuttur. Ve hatta hayvanlarda...
insan ürünü olan şeyler doğrudan veya dolaylı olarak tabiatımızla ilişkilendirilebilir. Ama bu durum her zaman için o ürünlerin doğru olacağı anlamına gelmez..
Pek tabi bir kadın süslenmese de, günün moda anlayışı veya güzel gorunme kaygılarının insanı ittiği seçimlere yönelmese de, alınacak iyi bir tepki veya iyi bir intiba uyandıracağına olan kökleşmiş, çoğu zaman kendilerinin de farkına varamadıkları, her zaman için en az bir 2. kişilikleri bulunmasa da, yani yüzünde, sesinde kısaca bütün benliğinde olduğundan başka bir insana bürünmese de o, bir erkek için (yeterli hijyen şartıyla) tabii olarak son derece çekici olmaya ebediyen devam edecektir.
Kadın olmak kendini süsü eksik bir pasta gibi görmektir. Her gün ve yeniden.
Ve kendi hakkında yanılgıya düşmüş olan/yanıltılmış olan insanın güzellik beğenisi çarpıtılmış, bu yanılgılarından türeyen zorlantılarla da yeni ve anlamsız kaygılar doğmuş olur...
insanın hayatını düzenleyen veya bozan böyle bir şeye bağlı olarak mutlu ve mutsuz oluşu kafa ve gorüş alanı darlığıyla izah edilebilir ancak.
Hayatlarının öncelik sıralamasında (ki o ne kadar inkar ederse etsin!)
Bu ahmakça kaygıların En üstte yer edindiği gorülecektir.
Güzellik, beğeni, beğenilmeye yüklenen derin anlamlar vb. işte tüm bunlar büyük oranda kadınsılık içerir.
Kadın susüyle yüzünde olduğu kadar,
Konuşmasındaki ve tavrındaki süslerle de, kendinde hissettiği bir boşluğu giderir gibidir. Çünkü aslı onun için pek hoş değildir...
Basit ve gerçekten beğenilmeğe hiç değer olmayan bir kadın ile örnek verirsek,
Çokca görmüşüzdür. Süslenip düğüne, eğlenceye giden gozümüze hiç bir zaman kadın gibi görünmemiş birinin boyanmanın vermiş olduğu etkiyle anlamsız bir kibarlık takınarak ve bütün kabalığına rağmen pek beceremese de kibar yürüme, oturup, kalkma gayretini.
Bu ne yazikkı günümüzde erkeklere de bulaşmış olan bir budalalık halidir.