Doğamda var, sevdiğim eşyaları, insanı, dostu, arkadaşımı başkasıyla paylaşamam, daha güzeli onun olsun isterim bunun için de çabalarım ama benimsediğim şeyleri çok kıskanırım.
Sevginin getirdiğidir. En azından benim için öyle. sadece sevgili değil kastettiğim sevdiğim herkesi kıskanırım. Aşırı olmadığı sürece gayet de normal olduğunu düşünüyorum.
insanı krizlere sokabilecek bir his. tecrübeyle orantılı her ne kadar bastırılabilip duyarsızlastırılmaya çalışılsa da, eş şeçiminde tam sizin gibi birini bulursanız, yine azacak olan histir.
karşı tarafa değer verildiğinin en net belirtisidir.dozunda olmak kaydıyla karşı tarafta önemsendiğini hissedip bundan zevk duyar.dozunda olmazsa huzursuzlukların başlamasıda kaçınılmazdır.
Sanıldığı gibi güvenin bittiği yerde falan başlamaz çok sevmenin getirdiğidir. Fazlası herkesi üzer önce kendini yakarsın sonra dayanamaz dışa vurursun kıskançlığını. Sonuç bi anda her şeyi bok edivermişsindir.
abartmamak şartıyla, tadından yenmeyen durum.
ben herşeyi kıskanma potansiyeli olan bir insanım.
sevdiğim eşyalarımı, özenle aldığım kalemlerimi ve de tabi ki sevdiğim insanları.
belli de ederim bunu kendisine.
kısıtlamalara vardırmadan bu durumu ya da kavga sebebi yaratmadan tatlı tatlı atışmak, arkadaşlıkların tuzu biberi.
ama kıskanmak durumunu abartan hatta bunu eyleme dökenler var ki onlar evlerden ırak.
direk uzaklaşma sebebi.
Yan etkileri kişiden kişiye değişir.
Benim Karnım durduk yere ağrıyor ise muhakkak bir şeyleri fena kıskandım demektir mesela.
Küçük çocuklarda da bu tip etkiler olur. Hasta olmuş gibi davranışlar, sinir ve dikkat çekme çabası filan.
Insani bir duygudur, gerçi hayvanlarda da var. Ama hayattaki en normal şeylerden biridir. Tabii kendine ve çevreye zarar vermediğin sürece.
Zeki demirkubuzun tarzından koptuğu bir film. Ancak ustalığı ele aldığı film olarak görüyorum. Yeraltı gibi bir filmi çekmek için Kıskanmak gerekiyordu.