5 yaşında bir kız çocuğunun ağzından tanım(nette çok dolaşan bir video):
annem beni seviyor güney ağlıyor
annem güneyi seviyor ben ağlıyorum
annem babamı seviyor ikimiz ağlıyoruz
annem kendini seviyor üçümüz de ağlıyoruz.
bazen anlık da yaşanabilen bir duygudur. bazen bir cümle, fotoğraf, gömlek her ne haltsa işte midenize bir kramp girmesine, acının yavaş yavaş yukarıya çıkıp boğazınıza bir düğüm olarak yerleşmesine neden olabilir. bu son düğüm olayından sonra muhtemelen bir süre konuşamazsınız zaten *. geçer ama bir süre sonra. en kötüsü ise buna belli bir sebep bulamamak. nedensizce sevmek gibi nedensizce kıskanabilirsin de bazen. *
beşeriyet tarihinin en primitif dürtülerindendir. insan tabiatı itibari ile; kendisinin olanı sahiplenmesinin yanısıra; başkasının olana da, ilgi duyar. bunu da; partner payesini bahşettiği kişiden bekler. bu bağlamda zayıf bir duygudur da. bir sevgili, arkadaş veya eş, sevgili mahiyeti ile partnerini kıskanıyorsa; amiyen değiş ile; ilkelden de, geridir. zira; insan doğası relaxtır. emrindeki veya himayesindekini başkası ile paylaşır, paylaşmaya tandanslıdır. bunu on binlerce yıl öncesinin insanları rahatlıkla aşarken; bizim takılı kalıyor oluşumuz; durumun realitesini gözler önüne serer niteliktedir.
en yoğun yaşadığım duygulardan. bir şeyi, bir kimseyi sevmemle oturduğu yerden fırlayarak kalkıyor ve boğazıma yapışıyor. bırakmıyor bir türlü, gözümden yaş gelene kadar sıkıyor.
bu film olmamış. neden?
1-çünkü 1 saat boyunca hikaye çok hızlı geçiyor esas olaylar son yarım saate sıkıştırılmış.
2-mükerrem' in kocası sanki misafir oyuncu gibi filmde hiç ağırlığı yoktu.
3-nüzhet denen veled-i zina ne ara mükerrem ile konuştu da ne ara sevişmeye başladılar? karşılıklı tek muhabbetleri vardı film boyunca.
4-filmin konusu sıradan olsa da değişik bir hava yakalayıp seyirciye sevdirilebilirdi ama o da yok.
boşa izlemiş olduk napalım gitti gecenin bu saatinde 1.5 saatimiz.
sevilenin yetmemesi durumudur, paylaşamamaktır, korkmaktır. hastalıklı ruh halidir önüne geçememektir. istersin ki ortak olsun herşeyiniz olmadıkça daha da kıskanırsınız daha da hastalanırsınız.
2009 yapım yıllı bir Zeki Demirkubuz filmi. 1930'lu yılların Zonguldak'ında çalışan bir maden mühendisi ve onu bir sübyanla aldatan eşidir konu. Aile içerisinde yılların birikimleri ile oluşan kırılmaları, sabrı, kara kaplı defteri konu alır film.
Senaryo ve Yönetmen: Zeki Demirkubuz (Nahit Sırrı Örik'in aynı adlı romanından)
Kurgu: Zeki Demirkubuz
Görüntü Yönetmeni: Emre Erkmen
Sanat Yönetmeni: Nilüfer Çamur Giritlioğlu
Ses: Murat Şenürkmez
Oyuncular: Nergis Öztürk, Serhat Tutumluer, Berrak Tüzünataç, Bora Cengiz, Hasibe Eren, Nihal Koldaş, Ferdağ Işıl, Mustafa Uzunyılmaz, Reyhan ilhan, Serdar Orçin, Rafi Emeksiz, Birsen Dürülü, Yeşim Gül, Şule Demirel, Can Anamur, Hatice Aslan (Konuk Oyuncu)
kıskançlık kadının erkeği değil başka kadınları kıskanmasıyla ortaya çıkan birşeydir ya da erkeğin kadını değil kadınını başka erkeklerden kıskanması gibi.
bazen o'nu çok özlerken, annesi için bile geçerli olabilir. annesinden, kardeşlerinden, yürüdüğü yoldan bile kıskanabilir insan sevdiğini. benimle olması varken neden onlarla diye...