hem de hiç de tanımadığın birinden. sesini duymadığın, yüzünü görmediğin lanet olasıca birinin gelip her şeyi (belki de olmayan her şeyi) bozup gitmesinden duyulan öfke duygusudur.
olayin dozu yoktur. olayin egosu ve temizligi vardir. asik olunca bunu daha iyi anliyor insan kelimelere dokmek cok sacmadir. bir erkegin yaptigi kiskanclik olaylarini aaa ne ayip diye kinayip 6 ay sonra agzimdan salyalar akarak kiz arkadasimin tum mini eteklerini kesip zorla pantolan almaya goturdum. kiyafetleri keserken beni omuzlarini duvara dayayayip siritarak izleyip napiyorsun sen ya diyen sesi ve goruntuyu gorunce kendimi zor toparladim ve alisverise 2 dakika katlanamayan ben 3.5 saat boyunca gordion da alisveris yapmal zorunda kaldim.
o yuzden karsinin verdigi tepki cok onemlidir kiskanclikta.
bokunu çıkarmadan yapılan kıskançlık iyidir. ancak ayarı kaçırılırsa kötü sonuçlara sebebiyet verebilir.
tanım: boku çıkarılmadan yapılması gereken etkinlik.
berbat ötesi bir duygu. bazen o kadar can yakıyor ki "keşke böyle bir duygu olmasa" diyorsun. olmasaydı da kimsenin gerçek yüzünü göremezdik. iki ucu boklu değnek.
insanoğlunun en derin, en acı, en yoğun yaşadığı yeri göğü dağı başı yıkacak kadar içten içee sahip olduğu yada olamadığı şeyi delicesine isteyerek hissetmesi yoğun yaşadığı, kendine hakim alamadığı duygu. hele bide kıskanılan sevdiğin insansa senin de onun da vay haline bu duygu duyguların dibii, hislerin saltanatı, yaşamın şartı, insanın özü, kadının nefreti, erkeğin kini, çocuğun oyuncağınıdır... kıskanılmak güzeldir fakat kıskanmak hoş sayılmaz neyi kıskanırsan kıskan o kıskandığın şeyi kıskandığın sürece elde edemezsin etsen de fayda gelmez elden kıskanılan şey zaten gitmiştir kıskandığın şeye çoktan.
dünyanın en lanetli duygularından birisi bu sanırım. ilk laneti huzursuzluk. kıskanana da kıskanılana da bir huzursuzluk getirir ilk olarak bu duygu. tedirginsinizdir artık. ikinci laneti güvensizlik telkin etmesidir. sürekli olur olmaz şeyler sokulur aklınıza kıskançlık duygusu tarafından. bir türlü kovamazsınız beyninize doluşan düşünceleri. ve evet son olarak mutsuzsunuzdur artık. ortada olmayan bir durum yüzünden size kuruntu yaptırıp huzurunuzu kaçıran lanetli bir duygudur bu. bi de öyle hastalıklıdır ki kıskanan tarafda isek kıskanmak gayet mantıklı, kıskanılan tarafta isek durum tamamen abartıdır.
Kontrol altında alınması zor dürtü. Kaybetme korkusu sonrası açığa çıkar ve her seferinde daha fazla şiddetlenir. Kendine güven ya da karşınızdaki insana güven ile alakası yoktur çok fazla.
Yerli yersiz, neye bagli oldugu bilinmyen, geldi mi gitmeyen, zaman, mekan, olay farketmeden insani surunduren ve sanirim en cok da birine cok alismaktan kaynaklanan duygu durumu.
sahiplenmektir. sadece benim olsundur. kimse bakmasın görmesin sevmesindir. ama asla sevmenin belirtisi değildir.. ne adamlar gördüm karısını kıskanan ama başka kadını seven.
cinsel tabanli bir yorum yapmak gerekirse; nerden geldigini bilemedigimiz benligimizin (bkz: nerden geldim lan ben) ozellikle ciftlesme ugruna mucadele ettigi safhalarda ya da ciftlesmeyi surdurme ugruna, uber sahiplenici bir durtuyle hedefledigi karsi cinsin sadece kendisine ait olmasini/bagli kalmasini istemekten kaynaklanan bir his. kisiyi krizlere sokabilecek bir his. tecrubeyle orantili her ne kadar bastirilabilip duyarsizlastirilmaya calisilsa da, es seciliminde tam sizin kulvarinizindan bir canliyla sey etmeye baslarsaniz, yine azacak olan histir. othello sendromuna donusenleri de mevcuttur. dogada guclu yapida oldugundan, dogurgan yapiyi sahiplenme ve koruma bakimindan ve dolledigi disinin bir baska erkek tarafindan dollenmesine katlanamadigindan erkeklerde daha cok olduguna inandigim histir. kadinlar acisindan bakildiginda, erkegin dogadaki dollemeye programli canli modeli daha affedilebilir geliyor. ama icgudusel olarak anne olmasi beklenen ve uber sadakat beklenen kadinlar icin ayni affedilebilirlik pek yok.