kıbrıs

entry406 galeri28 video1
    81.
  1. bazı hödükler gerizekalılar angutlar ve aklıma gelmeyen birçok küfür sıfatlılarca türkiyenin bir ili gibi görünen cennetim, vatanımdır. bu sıfatlılar arasına kktc'ye müsteşar atayan üst düzey devlet erkanı da girmektedir. angut anguttur ama koltuk statu verir öküzlük baki kalır. makedonya'nın avusaturya'ya müsteşar ataması gibi bişeydir bu yapılan. ne kadar mantıklıdır size bırakıyorum.

    ha bu arada türkiye o paraları "kredi" olarak veriyor bilmeyenlere söyleyeyim. nasıl türkiye imf den kredi alıyorsa kktc de türkiye'den kredi alıyor. çünkü tanınmayan bir devlet oldugundan dolayı gidecek başka yeri yok. işgal altındaki bir alanda kurulan korsan bir devlet sonuçta. (#3878333) entrymde de dediğim gibi türkiyenin verdiği krediler hem dolaylı yollardan tekrar türkiye'ye gidiyor hem de borç olarak kktc ye yazılıyor olası bir barış durumunda ödenmek için. siz karar verin kim kimi sömürmüş, kim kimin sırtında kambur, kim kimin sırtında kene olmuş kanını emiyor. siz daha devam edin kulaktan dolma öküzlüklerle kıbrıs türkiyenin sırtında kamburdur demeye. aferin lan. hayvan çiftliğindeki koyunlardan farklı değilsiniz. gelin burda yaşamayı deneyin. nüfusu gözünün önünde eriyen kıbrıslı olarak. caddelerde şalvarlı, kültürüne yabancı kıyafetler içinde arz-ı endam edenleri görmekten bıkan usanan kıbrıslı olarak. kendi topraklarında azınlık konumuna getirilen kıbrıslı olarak, gelene geçene dağıtılan vatandaşlıklarla seçimlerde karar verme yetkisi elinden alınmış kıbrıslı olarak. o zaman anlarsınız dülgerin isyanını, nefretini.
    4 ...
  2. 80.
  3. türkiyelilerin kıbrıslılar bizi sevmiyor dediği fakat bunun geçmişinde 11 yıl savaşın içinde, ölüm korkusuyla yaşamış halkıma türkiye tarafından sözde barış aslen alma eğiliminde bulunulması yatar. 1963 yılında başlayan savaşa 1974 de müdahale edilmiştir nedense. hakikaten bizi gerçekten kurtarmıştır. adanın 11 yıl boyunca nasıl yaşadığını, kadınlara tecavüz edildiğini, 2 dakikalık yolu 1 buçuk saatte sürünerek gidildiğini ve hayatta kalma mücadelesi verildiğini göz önünde bulundurmazlar. bu da yetmezmiş gibi kıbrısılar türkyelileri sevmezler derler ama gerçek sebebi bildikleri halde bilmezmiş gibi davranırlar.

    buraya gelip günlüğüne 30 lira verecek adama "abi, ben sana bu işi 10 liraya da yaparım" diyip piyasayı düşürürler. çalıştığı arkadaşının cebinden paralarını çalıp, ertesi sabah tüyer. bu kadar ahlaksızdır ve gelip ahlak dersi vermeye kalkar. hırsızlık yapar, 5 lira için adam öldür, sonra da "siz ben kurtardım lan, nanköööör der" *. böyle adamı türkiyede kim sever. türkiyede kaç tane türk kürt seviyor ki? türkiyede kaç tane sunni alevi seviyor ki? türkiyede kaç tane müslüman türk hristiyan türk seviyor ki? sen önce kendi içindeki boku temizle adamım. komşuna selam bile veremiyosun senden borç ister korkusuyla. okula çocuğunu rahat gönderemiyorsun sübyancıların korkusundan, üstüne oturmuş kıbrıslılar ahlaksız de. sen bir kere tamamen nezih türk kültüründe yetiştirilmene rağmen ahlaksızsın. burada ingiliz, rum, türk kültürlerinin çatışmasında büyümeme rağmen sana ahlak dersi veririm.

    kumar cenneti dersin ama senin mahalle pasajındaki vergi usulsüzlüğü yapan çakma kahvehanelerde güpegündüz kumar oynarsın, oynatırsın. sende yasal değilse ve burada hükümetçe bırakıldığı için bok sürmeye kalkarsın. çünkü bilmezsin ki burada 21 yaş altı ve kktc vatandaşı kumarhaneye giremez. ha bir şekilde girer o onun sorunu. senin adamın zevkine düşüp, kumar oynamaya mahalle pasajına inmeyip kıbrısa geliyorsa, bu sana cevaptır.

    fuhuş cenneti dersin ama aynı zamanda bilirsin ki sen kızları sokaktan kaçırıp genelev mahkumu edersin. her 5 mahallede bir genelev işletirsin çaktırmadan, cenabet cenabet dolaşırsın, bana ahlak dersi verirsin. yerim senin dersini. ensest yaparsın, sustursun masum çocuğu, ahlak dersi verirsin. vay anam vay. gazetelere ilk sayfa haberleri yetmeyeceğinden ikinci sayfaya da çıkarsın "komşunun 4 yaşındaki kızını sobada yaktı"ğın için. şiddetinde bu kadarı olmaz dersin kendi kendine. peki şiddetin ne kadarı olur? ne kadarı kabul edilebilir? sen hep en iyisini bilirsin.

    uyuşturucu cenneti dersin ama ilköğretim kapılarında polis dolaştırmak zorunda kalırsın, çünkü sürekli 12 yaşındaki çocuklara kapıdan hap, eroin satılıyordur, değil mi güzelim? kızları elden geçirmek için uyuşturucu bağımlısı edersin. hani dedin ya türk kültüründen yoksun diye, sen ortasında aldığın halde bu kadarsın.

    parayla öğrenci diploma alıyor diye yine bok sürersin. türkiyede hiç mi özel okul yok. senin kolejli öğrencilerinin ciğerini bilirim. istanbulda en basit özel okul 30.000 lira yıllık isterken onlara bok sürmezsin. o kadar paran varsa okuma dersin. sen okuyupta çalışabildin mi canım? hemen işe girdin mi? neden? çünkü... işte bak ne güzel anladın. kktc'de sadece parayla değil %100 her türlü masrafı karşılanarak okuyan öğrenciler de bilirim. demek ki neymiş, isteyen okur. paranın gittiğini düşünüyorsan bu kadar okuyup, dünyanın her yerinde geçerli bir diploma aldıktan sonra, bence de okuma. istemeyene vermezler, kimseye zorla bilgi verilmez.

    kamburdu bir de değil mi? tamam. 11 yıl savaşı izle, sonra nerde duracağını, nasıl diplomat gibi davranacağını bilme, ab'ye girecem de girecem diye adayı gözden çıkar, tüm dünya önünde oyun oyna, cambazlık yap. ben ingiliz yalakasıysam şayet, sen de abd yalakasısın. hem de en alasından. ırak'a savaş için türk askeri gönderip şehit ettirecek, askeri üssünü kiralayacak kadar yalakasın. kendi toprağındaki petrol kaynaklarını pkk yüzünden kullanamayacak kadar da acizsin. acıdı mı? devam edecem. kim nerenin kamburu? türkiye kendi içinde kambur. aleviler kamburdu da otelde cayır cayır yaktınız değil mi? biz türkleri sevmeyiz değil, düzeltiyorum, türkler türkleri sevmez. önce birbirini sevmeyi öğrenin bizi boş verin.

    kıbrıs kamburdu. neden? para akıyor. şakır şakır, su gibi. burada kaç tane ekmek yiyip hayatı kazanan aile var haberin var mı zavallı? en basit hesapla 150.000. ben kara para kullanıyorsam sende hatay-reyhanlı'da kaçakçılık, uyuşturu tacirliği, bavul ticareti yaparak gününü gün ediyorsun. o parayı karıda kız da yiyip ailene 5 kuruş bırakmıyorsun.

    bu yazımı başından sonuna kadar okuma sabrını gösteren herkese, teşekkür ederim.

    kktc yavru vatandır, çünkü türkiyeye bu kadar benzer.

    biz sizinle bu kadar aynıyız işte.

    saygılarla.
    7 ...
  4. 79.
  5. Kışın kar görülmeyen yazın 44-45 derece sıcaklığı bulan, odtü nün kampüsünün bulunduğu, yavru vatan diye nitelendirilen, akdeniz in 3.büyük adası.
    1 ...
  6. 78.
  7. yerel halkın genelinin görgüsüz olduğu.kendilerine bakmadan hataylılara laf eden.çoğu sonrada görme olan.Türkiye'nin müthiş şekilde para göndermesine rağmen genel olarak pek sevilmeyen ama sevilir gibi yapılan.kendilerini beğnmiş insanların çoğunluk olduğu memleket.ama buna rağmen çok iyi çok görgülü sevecen insanları da vardır.

    edit:sözlerim yanlış anlaşılmış ben bütün kıbrıslılara gögüsüz demedim görgüsüz dediğim kişilerin genel olarak nasıl olduklarını şöyle söyleyebilirim:
    altına son model arabayı çekmiş yanına kız atmış o kızın elinde banka kartı bulunan herşeyi parayla alabileceğini zanneden eline 2 kuruş para geçti diye kendini abramoviç kadar zengin zannedenleredir benim lafım ee sizce böyle insanlar yokmu kıbrısta ki var eğer varsa sizce bu insanlar görgüsüz değilde nedir?

    neyseki kıbrıstan ayrılalı 2 sene oldu üni'yi bitirip kurtuldum kıbrıstan umarım biraz olsun değişmiştir.
    1 ...
  8. 77.
  9. 19 nisan genel seçimleri neticesinde ubp'yi açık ara birinci parti çıkararak en azından bir 5 sene daha bölünmüş kalmayı garantileyen cennetim.
    en azından bir 5 sene daha silahların gölgesinde göreceğiz güneşi.
    en az 5 sene daha yüzyıllar boyunca bir arada sorunsuz yaşadığımız ancak 1878'de ingiliz oyunlarıyla aramız açılan ve arkası gelen/getirilen kıbrıslırum kardeşlerimizle ortak bir cumhuriyet kuramayacağız.
    en az bir 5 sene daha adamızın tamamını görmek için polisin, askerin gözetiminden geçmemiz icap edecek.
    en az bir 5 sene daha adaya akın akın adaya yabancı, adayla ilgisi olmayan nüfus yağacak.
    en azından bir 5 sene daha anavatan denilen türkiye dahil hiçbir ülke tarafından tanınmayacağız.
    en azından bir 5 sene daha kendi ayaklarımız üstünde durmaya yönelik bir girişimde bulunmayacağız.
    en azından bir 5 sene daha güneşi daha iyi alanların gölgesinde yaşamaya mecbur kalacağız demek istemiştir halkımın seçmeninin büyük bir çoğunluğu.

    bir aziz nesin de kıbrıslıtürklere lazım.
    4 ...
  10. 76.
  11. 75.
  12. bugünkü genel seçimlerde ana muhalefetteki milliyetçi ulusal birlik partisi'nin tek başına iktidara geldiği yavru vatan.

    emperyalizm uşaklığına kıbrıs türk milleti sert bir cevap verdi, sıra anavatanda.

    abd ve ab'nin yakındoğu'da desteklediği iktidarlar kıbrıs türk halkı'nın demokrat ve yurtsever tavrıyla devrilmeye başlamıştır. bu sonuçla birlikte yeni bir dönemin başladığını göreceğiz.

    akp iktidarı kıbrıs'ta seçimi batı yanlısı ctp'nin kazanması için çok çalıştı ama yavru vatan enayilik etmedi. ergenekon'u bile soktılar işin içine ama millet türk olduğunu hatırlayınca vız geldi tırıs gitti.
    4 ...
  13. 74.
  14. eşşeklerinin meşhur olma sebebi, kızlarının çirkin olmasındandır.
    2 ...
  15. 73.
  16. cumhurbaşkalığının sitesindeki haritada tamamen rumlara aitmiş gibi göründüğü iddiasıyla chp tarafından suçlama, bok atma konusu yapılan, daha sonra chpnin kendi sitesinde de aynı haritanın varolduğu anlaşılıp çaktırmadan ıslık çalarak uzaklaşılan konuya mevzu bahis yavru vatandır.
    1 ...
  17. 72.
  18. cumhurbaşkanlığımızın sitesinde , cumhurbaşkanının nerede olduğunu gösteren haritada , tamamı rumlara aitmiş gibi gösterilen ve yer isimlerinin çoğu ingilizce olarak yazılı olan toprak parçamızdır.umulur ki bu hata bir an önce düzeltilir de , gündem tekrar bulandırılmaz.

    edit : o harita düzelmiştir.
    1 ...
  19. 71.
  20. ingiliz yöneticilerin suçu olduğu kadar osmanlılı yöneticilerin güzelim adada herkesin burnundan getirdiği dört tarafı sularla çevrili kara parçası.

    bugün adadan bazıları türkleri sevmediğini söylüyorlarsa belkide 'bazılarının' yapdıkları olaylardan ve izledikleri politikalardandır.

    milli eğitim bakanlığının bastırdığı lise tarih kitaplarının kıbrısı anlatan kısmının eksik olduğunun 9283 km2'lik kanıtıdır.

    bir zamanlar türk milliyetçisi olan* ve şimdi biraz ana vatana alınmış olan* soykırıma uğramış ve yakın tarihini yaşayarak görmüş olan 'türkler'in de yaşadığı adacık.
    **
    2 ...
  21. 70.
  22. yavru vatan diye bildiğim.
    gittiğimde orada yaşayanlar tarafından pekte kendilerini 'turk' görmek istemediklerini öğrendiğim ve müthiş sinirlenip üzüldüğüm yer.
    trafik terstir. insanlar terstir.
    türkleri özellikle öğrencileri, sadece sterlin olarak görürler. onlara kalsa ekmeği bile sterlinle satarlar.
    elektriklerinin masrafını bile türkiyeden alırlar. ama bizi beğenmezler.
    aralarından çok iyileri çıksada nadirdir. bu tecrübeyle öğrenilmiştir.
    2 ...
  23. 69.
  24. girit türkleri soykırımını hatırlaması gereken türklerin yaşadığı Türk adası.
    0 ...
  25. 68.
  26. kıbrıs'a özel peynirler,
    anari-feta-hallumi ve kelfalo'dur...
    0 ...
  27. 67.
  28. bir zamanların efsane latin krallığının başkentidir. türklere ve araplara kök söktürmesi ile meşhur olmuştur.
    1 ...
  29. 66.
  30. burası mö 14. yüzyıldaki alasia'dır ve zeki-metin'in zeki'sinin soyadını vermiştir.
    1 ...
  31. 65.
  32. 64.
  33. herşeyinden önce vatanım, memleketim herşeyim.

    binyıllar boyunca stratejik öneminden dolayı medeniyetlerin sahip olmak için yarıştığı akdeniz'in üçüncü büyük adası**. 1571'de ilk kez osmalılar tarafından alınarak türk idaresine geçmiştir. daha sonra 1878'de olası bir osmanlı-rus harbinde osmanlı'nın tarafında olması için ingiltere'ye kiralanmış, 1914 1. dünya savaşında da osmanlı ile ingiltere farklı taraflarda olduğundan dolayı ingiltere tarafından resmen işgal edilmiştir. 1 nisan 1955'te enosis'i gerçekleştirmek için kurulan eoka terör örgütü 21 aralık 1963 tarihinden başlayarak türklere karşı terörist saldırılarda bulunmuştur*. 1960'ta kurulan kıbrıs cumhuriyeti'nin bu tarihte sona erdiği kabul edilir.

    genelde eoka bilinir ancak türkler tarafından kurulan ve rumlara karşı terörist saldırılarda bulunan kara çete adında bir yeraltı örgütü de vardır. türklerin savunma amacıyla kurdukları esas örgüt türk mukavemet teşkilatı yani tmt'dir. eoka terör örgütü yunan cuntası tarafından yapılan darbeyle yerini eoka-b terör örgütüne bırakmış ve rumlar kendi içlerinde de bir çatışmaya gitmişlerdir. türkler ve rumlar arasında 11 yıl süren çatışmalar 20 temmuz ve 14 ağustos 1974 tarihinde türkiye tarafından yapılan barış harekatlarıyla sonlandırılmıştır. çizilen yeşil hat ile ada güney ve kuzey olarak ikiye ayrıldı. kuzeyde türkler, güneyde rumlar kaldı.

    bunlar objektif olanlardı.

    yukarıda da görüldüğü gibi ada ilk kez osmanlı tarafından kendi çıkarları için kullanılmıştır. adada kendilerini etnik kökenlerini umursamadan kıbrıslı olarak gören iki halk ingilizlerin adaya gelmesiyle bol ve yonet politikasının kurbanı olmuş ve çatışmıştır.

    ana vatan denen, herşeyi bize borçlusunuz, biz olmasak yokolurdunuz diyerek her fırsatta ada halkını ezen türkiyelilerin kıbrıslı halkı sorgulamadan önce neden 1963'te başlayan çatışmalara 11 yıl sonra müdahale edildiğini sorgulamaları lazımdır. evet türklerin değil türkiyelilerin. çünkü bunu sadece buraya gelen türkiye türkleri söylemiyor. adaya gelen türkiye kürtleri ve türkiye'de yaşayıp buraya gelen arap kökenliler de söylüyor. o kadar para alıyosunuz lan türkiye'den diyenler de var evet var. evet alıyoruz da. peki adadaki türkiye kökenli vatandaş sayısı ne kadar? gayet iyi niyetli düşünecek olursak (iyi niyetli derken minimum demek istiyorum) 100.000 yetişkin. bunların çocuklarını saymıyorum. 1.196 ytl olan asgari ücretten yırtmak için patronların 500-600 milyona çalıştırdığı kaçak işçilerin sayısı ne kadar ? şöyle söyleyeyim. neredeyse her yerde inşaat var. ve bu inşaatlarda neredeyse kıbrıslı türk yok. çünkü kaçak işçilerin yarattığı ucuz iş gücü sayesinde iş bulamayan kıbrıslı inşaat işçileri ve ustaları güney kıbrıs'ta çalışmaya başladı. sonra da vatan haini, vatanını satıp rum'a çalışıyor diye suçlayın bu adamları. yaklaşık bir hesapla 50.000 de kaçak inşaat işçisi var diyebilirim minumum. diğer sektörlerde kaçak olarak çalıştırılan ve kayda katmayı unuttuğumuz diğer türkiye vatandaşlarını da sayarsak adada toplamda 250.000 türkiyeli yaşıyor minimum. bakın yine türk demiyorum. çocukları da katarsak bu sayı 350.000 - 400.000 arasında bir yerlerde durur sanırım. daha da fazla olabilir ama minumum konuşuyoruz hep. oha diyeceksiniz şimdi hiç demeyin. adadaki türkiyeli çiftlerin %90'ı recep tayyip erdoğan'ın tavsiyesine uyup en az 3 çocuk yapıyor. peki adanın resmi nüfusu ne? son yapılan ve yaklaşık bir yıl gecikmeyle açıklanan sayım sonucuna göre 250.000 civarı. peki yer miyiz? tabii ki hayır. şimdi nerden açıldı bu nüfus konusu diyeceksiniz hemen geliyorum.

    türkiye'nin verdiği para adadaki türkiyeli işçiler köprüsüyle tekrar türkiye'ye dönmekte. burada sefil bir hayat sürenlerin çoğunun türkiye'de arsaları, köyleri, işçileri, tarlaları var. burayı vatanı değil de bir rant kapısı olarak gördüğü için yatırımlarını türkiye'ye yapıyorlar. herkes bunun farkında zaten.

    gıdalarımız türkiye'den ithal, elektrik-elektronik türkiye'den, tekstil türkiye'den, işçi türkiye'den, ıvır zıvır gene türkiye'den, meyve-sebze türkiye'den, imamımız türkiye'den, asker türkiye'den, mahkumumuz türkiye'den... görüldüğügibi türkiye'nin verdiği paranın pek de adada kaldığı yok. onun dışında bu kadar nüfusun eğitimi var, elektriği var, suyu var, telefonu var mevcut altyapı bu kadar nüfusu kaldıramadığından sürekli aksaklıklar meydana geliyor.

    mahkumumuz türkiye'den dedim. evet bir araştırma yapmadım ama her gün gazetelerdeki haberlerden hapishanelerimizin en az %80 lik bölümünün türkiyelilerle dolu olduğunu söyleyebilirim. hırsızımız, katilimiz, magandamız, dolandırıcımız, torbacımız hepsi türkiyeden.

    bir de o kadar maaş alıyorsunuz doymaz mı insan falan deyen var. soruyorum her bi bokumuz ithal ulaşımı var, kdv si var, gümrüğü var cartı var curtu var dolayısıyla türkiye fiyatının 3-5 misline alıyoruz malları. dolayısıyla hayat bayağı pahalı türkiye'ye göre.

    adayı yönetenler de iktidar değil pek tabii ki. yönetim türkiye'deki iktidara göre şekilleniyor. türkiye'de amerikan komutasında olduğundan dolayı kıbrısı, en azından kktc'yi yöneten dolaylı olarak amerika. ingiltere değil.

    bir de gençlerimizin cahilliğinden dem vurulmuş. atatürk'ü bilmiyorlar falan. sanırım bu kişiler fuck'ın anlamını hala lanet olsun sanıyorlar. duyduklarıyla bilgi sahibi olmadan fikir sahibi kişiler. açık davet gel sokakta çevir bir kıbrıslı türk sor atatürk kim? diye hayatını saysın sana. ama yine iddia ediyorum türkiye'de sokaktan bir türkiyeli genç çevirsem ve kktc ne zaman kuruldu? desem apışıp kalır birşey söyleyemez.

    sonuç itibariyle
    1) başkalarından saçma sapan birşeyler duyup aha kıbrıslılar bizi sevmiyo nankör hayvanlar demeden önce durun ve yukarıda söylediklerimi düşünün.

    2) dülgerbob türkiyelileri sevmiyor demeyin. insan olan herkesi severim.

    not1: yazı boyunca kimi zaman kıbrıs'ın geneli kimi zaman sadece kktc konu edilmiştir.

    not2: bir gün yolunuz kıbrıs'a düşerse ziyarete beklerim. ayrıca yazıyı buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.
    4 ...
  34. 63.
  35. ağustos ayında uğranılmaması gereken yermiş, zira nem ve sıcaktan nefes alınmıyor, güneş yanığı feci acıyor.
    0 ...
  36. 62.
  37. kimilerine göre allahın unuttuğu, kimilerine göre cennet ada. adaya ne amaçla ve hangi sıfatla gittiğiniz önemli. tatil amaçlı giden kalbur üstü insansanız kıbrıs sizin için ideal ve güzel bir tatil yeridir. çalışmak için gidiyordanız kıbrıs sizin için idare eder bir yerdir. öğrenci olarak gidiyorsanız kıbrıs sizin için f tipi yarı kaçık hapishanedir.
    1 ...
  38. 61.
  39. yazın hiç çekilmeyen ada; hoş kışın da çekilmiyor ya.
    1 ...
  40. 60.
  41. tarihte en çok kavga gürültü etmiş iki milletin dipdibe yaşadığı adadır . hayrettir ve fakat güzeldir.
    0 ...
  42. 59.
  43. türkiye ile yunanistan arasındaki en büyük sorun.
    0 ...
  44. 58.
  45. yerli halkın kıprıs diye adlandırdığı, sahil-kız-güneş umuduyla gidilen, para yoksa eli boş dönülen, olmasa da olurmuş denilebilen ancak kızları konuştuğunda gayet dinlenesi olan, KESiNLiKLE üniversite eğitimi için uygun bulmadığım(15125234 ytl yıllık geliriniz yoksa tabi, e varsa okuma zaten), gıdanın çok pahalı ancak her türlü kötü alışkanlığın neredeyse bedava olduğu, herşeyden önemlisi Absolut vodkanın bakkalda 13 ytl olduğu(2004 fiyatı) paylaşılamayan veya paylaşılmaması için uğraşılan adadır. ayrıca milli marşı sürekli değişir: 2004'te dale don dale iken 2005 başlarında move yo body isimli naçizane şarkı olmuştur.
    3 ...
  46. 57.
  47. Gündemde değilmiş gibi görünüyor ama bütün bu kavganın gürültünün bam teli orasıdır: Kuzey Kıbrıs. Türban mürban, işin "folklorik" yanı.
    Altı senedir, bürokraside "bu adam Kıbrıs'ı verecek" şeklinde derin bir endişe var.
    Fakat vermek için, önce "almış olmak" gerekir.
    Biz Kıbrıs'a "adaya barış ve demokrasi falan filan götürmek" için mi çıktık, yoksa orayı düpedüz "aldık" mı?
    Görünürde birincisi, gerçekte ikincisi geçerli.
    Kıbrıs, merhum Ecevit'in inanılmaz tarihi ve siyasi aymazlığı sonucu, sırtımıza otuz beş senedir yapışmış kalmış bir kamburdur (ahmaklık dememek için aymazlık dedim)... Duracağı yeri de bilememişti, yürüyeceği yeri de, çekileceği yeri de. (Ne zaman neyi bilmişti ki?)
    Fakat biz Kıbrıs'a hep "bizim" gözüyle baktık. Kan dökmüştük, ölmüştük, öldürmüştük ve artık bizim olmuştu. Daha doğrusu, "geri gelmişti".
    BU BiR OSMANLI REFLEKSiDiR.
    Kabul etmek istemesek ve dillendirmeye asla yanaşmasak da, "bilinçaltlarımızda sürmekte olan Osmanlı bozgunu" ilk kez, sona ermese de, duraklamıştı.
    1699'DAN BERi SÜREKLi TOPRAK VERiYORDUK, iLK KEZ 1974'TE BU TOPRAKLARIN KÜÇÜK DE OLSA BiR KISMINI GERi ALMAYI BAŞARMIŞTIK!
    Tövbe, ilk kez 1939'da Hatay, ikinci kez de bu... Musul ve Kerkük'te söktüremememiş, konuyu fazla dalgalandırmadan üstüne sünger çekmeyi tercih etmiştik... Ama şimdi bir fırsat çıkmıştı...
    Meseleyi kendi kendimize bile itiraf edemedik, "soydaşlarımızı kurtarıyoruz" kılıfı uydurduk. işi de iyice "çözümsüzlüğe" vurduk. Çünkü çözüm istemiyorduk, orası artık bizim olmuştu ve asla kaptırmaya niyetli değildik. Yeterdi gayrı toprak vermek...
    Oysa, Misak-ı Milli sınırları içinde Kıbrıs yoktu!
    Yani, kendi koyduğumuz ilkelere, işimize geldiği zaman kendimiz mızıkçılık ediyorduk! Buna da "nalıncı keseri" demezler miydi? Güçsüz olduğumuz sürece "yurtta sulh, cihanda sulh", uygun gördüğümüz zaman "yurtta kargaşa, cihana çıkartma"...
    1920'de saptadığımız, 1923'te "konsolide" ettiğimiz çizgileri 1939 ve 1974'te gene kendimiz çiğniyorduk açıkçası... Dünya ilkine sessiz kalınca seviniyor, ikincisine karşı çıkınca da bozuluyorduk, kızıyorduk...
    Bir de sorun bakalım kendilerine, Kıbrıslı soydaşlarımız kurtarılmış olmayı değil de "alınmış" olmayı nasıl değerlendiriyorlar ve bize karşı ne tür hisler besliyorlar?
    Mesele bu kadar basittir. Strateji falan işin salçasıdır: Avrupa Birliği'ne girsek, Yunanistan niçin gelsin de bizi karnımızdan vursun? Bir üyenin, başka bir üyeyi yalnız batıdan değil güneyden de kuşatmasının ne anlamı, ne yararı ya da ne zararı var? Bir TürkYunan savaşı artık hiçbir şekilde mümkün değil. Otuz beş yıl öncesinin hesapları bunlar. (Yanılıyorsam, sormak isterim, Ege Ordusu niçin lağvedilmiştir?)
    işte bu nedenlerle de, Türkiye Kıbrıs'tan asla çekilmez, Avrupa Birliği'ne de asla giremez. iki kere iki dört.
    Meselenin çözülmesi için ya bir savaş ve bozgun gerekir -düşünmek bile istemiyorum-, ya da olağanüstü yetkilerle donatılmış, otoritesi hiçbir şekilde tartışılamaz bir devlet yöneticisi.
    Tercüme edeyim: Bir yeri ya padişah alır verir ya da Atatürk!
    Günümüzde ne herhangi bir politikacı bu mutlak güce ulaşabilir ne de herhangi bir muhayyel darbeci...
    isterseniz birinci şıkka dönelim: Bir savaşa girer de yenilirsek, ya da yıpranırsak, ne Kıbrıs kalır ne Güneydoğu...
    Hadi siz de isterseniz Amerika'ya şirin görünmek için onunla birlikte iran'a saldırın, sonra da olacakları görün.

    engin ardıç
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük