ilk atamada çalıştığım küçük ilçede evimle okulumun arası yürüyerek 2 dakika 47 saniye sürüyordu, Evet kaç kere süre tuttum, En fazla 3 dakikaydı. Ve ben nasılsa çok yakın diye çoğu zaman ucu ucuna okula yetişiyordum, nasılsa yakın ve hemen giderim diye iyice tembelleşmiştim.
istediğin kadar paran olsun güzel yemek yiyememek.
gece acıkınca mal gibi kalmak.
gezcek tozcak yer azlığı.
sosyal aktivitelerdeki azlık.
alışveriş yapacak bi yer bulamamak.
küçük yerlern çogunda halk genellikle cahildir.ve cahil insanlar hiç çekilmez.
çok iyi bilirim o zorlukları şort giymek saç uzatmak sizi son derece dikkat çekici yapar yapacağınız sosyal aktivitelerin en kralı pes atmaktır daha lüxü yemek yemek olabilir ama avantajlarıda vardır yemek ler büyük şehirlerden çok daha güzel ve ucuz olur.
hiç yaşamadım ama yaşayan arkadaşlarımın neredeyse hepsinden duyduğuma göre yerli halk pis bir zihniyete sahipmiş, sokakta kadın başına asla rahat yürüyemezmişsin ya laf atarlar ya da takip ederlermiş
adım başı akraba, tanıdık, komşu, aile dostu, ... bık bık, böyle herkese selam verirsin. bir yandan iyi, tanıdığın kişiler çok da, gizli saklı bir şey yapamıyosun.
''bstksa, geçen çarşıda seni gördüm hmmm, kimdi o çocuk söyle bakalım, kıs kıs''