bu şarkıyı değiştirmişlerdi. çok az bir kısmını hatırlıyorum.
benim küçük sevgilim
sen bana neler yaptın
sıçtım, kilolarca
...
sanırım böyle bir şeydi.
başrolünde cüneyt arkın olan eski bir türk filmi. bizim kara cüneyt, proftur ve bir öğrencisinin ablasını sever. aslında ablasını sevmez, öğrencisini sever de işte. hep içinde küçük öğrencisi kalır. sakal makal büyütür. bir de teknesi olur. adını küçük sevgilim koymuş.
olm bakın üniversite dedik. hemen pedofiliye vurmayın amk.
bu şarkı the beatles'dan 'here comes the sun' a bir yönüyle ne de çok benzemektedir.. bu şarkıda hitap şekli 'küçük sevgilim' iken 'here comes the sun' şaheserinde 'Little darling' dir. şarkının en vurucu kısmı ve aynı zamanda en aşina geleni..düşündürücü..
dinlerim orası ayrı.. onlar bilmez, onlar bilmez, vururlar yüzüme..
mor ve ötesi nin muhteşem şarkısı.
Şarkıya giriş bölümü can alıcır. aşk acısı ceken birini uçuruma sürüklemesi olağandır. **
-----------------------
benim küçük sevgilim
sen bana neler yaptın?
böldün parça parça
onlar bilmez onlar bilmez
bakarlar yüzüme
sanki yoksun gibi
sanki yalanmışız gibi...
-----------------------
"küçük sevgilim,sen bana neler yaptın....böldün parça parça.."
mor ve ötesi'nin insanın içini yakan cinsten,güzel parçası...
kendinizden küçük ya da büyük birine aşıksanız eğer mutlaka ki içinizde bir yerlere oturur bu şarkı...fazlasıyla duygulandırır...hem sözleri hem müziği abartıdan uzak,güzel ve sadedir belki de bu yüzden bu kadar acıtır..
annesin ya filiz akın'ı doğururken ya da o çok küçükken öldüğü filmdir bu. amma velakin duvarda annesinin resmi diye duran resimdeki kadın en az bi 70 var. neyse iyilik sağlık olsun tabii.
Başrollerini filiz akın ve Cüneyt arkının paylaştığı acıklı, hickira hickira aglamak istedigim türk filmi.
Mutlu başladı mutlu bitti. Gözlerimizden damlalar aktı da aktı.
--spoiler-- Esas kız(filiz akın) lale, tıp fakültesinde okumaktadır. Esas oğlan(Cüneyt arkın) murat, ise aynı fakültede çok başarılı bir beyin cerrahıdır. Lale'nin terzi ablası lale'nin iyi bir hayat geçirmesi için çabalamaktadır. Kadıncağız hasta olmasına rağmen yemeğin etli kısmını lale'ye yedirirken kendisi suyunu ekmeğe banıp yer. Fakat kader onları bambaşka bir hikayeye sürükleyecektir. Ablanın rahatsızlığı iyice artar. Tek kurtuluş ameliyattır. Bu ameliyat öyle risklidir ki ancak ve ancak dr. murat üstesinden gelebilir. Başarır da murat, sevdiceğinin ablasını başarılı bir şekilde ameliyat eder. Fakat ablamız dr. murat'a aşık olmuştur. Ve hepimizin bildiği gibi, hastalığın ilerlememesi için ablamıza moral lazımdır. Murat ve lale kendilerini feda ederek sevgilerini kalplerine gömerler. Murat lale'nin ablasıyla evlenir. Ne acı kader ki bu, insan sevdiğine enişte demek zorunda kalır. Yıllar geçer aradan, murat'ın yüzü gülmez olur, lale de bir başkasıyla nişanlanmıştır. Ablasının ricasıyla lale, eniştesiyle konuşur.
Lale:
-ben ablamı kurtarayım derken seni kaybetmek istememiştim murat!
murat yılların doktoru tabi:
-yarama neşter vurma reca ederim.
Fakat ablasının neş'esi murat'a bağlıdır. Murat güçlü olmayı beceremez. Ne yazık ki, ablanın hastalığı nükseder ve lale bir telgrafla ablasının ölüm haberini alır. Eniştesi de ortadan kaybolmuştur. Elinde lale'nin fotoğrafı meyhane meyhane gezmektedir murat. Kendini içmelere vermiştir. Viran, pis bir alkolik olmuştur artık. Ama uzaktan uzaktan da izler lale'yi.
Gamsız hayat muratla laleyi ayırdı derken, korkunç bir trafik kazasında lale'nin oğlu ezilir. Beyni derin darbeler alır. Onun tek kurtuluşu doktor Murat'tır. Filmin buradan sonrası bir mantık hatası olmaktan öteye gidemez kanımca. Çünkü elleri titreyen alkolik murat, nasıl oluyorsa çocuğu kurtarır. hatta ona "oğlum" der. E bu lale başkasıyla evlenmiş miydi? Yok eğer çocuk muratla lale'ninse, bu, ablasına ihanet değil mi? zina değil mi? Lale'nin kocası bunu nasıl kabullendi? Ben olsam çocuğu velayetime geçirirdim. yine de mantik hatasi az filmlerimizden.
--spoiler--
....sanki yalanmışız gibi
yaşanmamışa inanmamak, yaşanmışı yaşanmamışçasına unutmak istemek gibi , yıllar geçse de sen bana neler yaptın denmeyecekmiş gibi...