"inan bana gülüm, ölüm yok bir tek ölüm yok bize.
Ölüm, inananlar için sessizce
Kara kaplı kitaplardan çıkartılacak...
Göreceksin gülüm, bekle göreceksin!..."
Haberi Okuyunca bir anda şu umut dolu Dizelerini akıllara getirerek hüzünlendirmiş, tutkulu ve ironik şiirlerin sahibi güzel şair.
2014'te sirk fanzin'de ağırlamıştık kendisini, saygılarımla adlı bir şiir sunmuştu bize.
ben onu okumaktan hiç vazgeçmedim, onu bir abi bilip kitaplarına sorular sordum, sözcüklerinden yanıtlar aldım. aylar öncesinde onu kendi içimde sonsuz kılmak adına, böyle bir çalışma hazırlamıştım. bugün yitmiş, sonsuzluğun şairlerine katılmış, ışıklar içinde kalsın..
Herksin sanatı , hayatı kendine falan filan da bu adam ağır sapikti bana göre. Şimdi yuceltmeyin allasen. ibretle izlediğimiz olaylar ha bu sapik zihniyetin dışa vurumlari. Herkesin içinde vardır aykırı taraflar ama küçük iskender basbas bağırıyordu bunları. Sırf şiir yazıyor diye hakkı var deyip susmak yanlış. Onun beyanlarını sen ben versek linç ediliriz lan.
2000'li yıllardı "yeraltı edebiyatı" terimini bir edebiyat dergisinde görmüş, merak etmiştim. yerli yabancı kim varsa taramaya başlamıştım. karşıma ilk çıkan türk şair : küçük iskender olmuştu. hem ismi alışılmışın dışındaydı hem de yazdıkları. cinsel kimliklerin bu kadar kategorize edilmediği toplumca daha saygılı olduğumuz dönemler olmalıydı ki sadece şiirlerini incelemekle ilgilenmiştim. bazı şiirlerinin zorlama olduğu aşikar ama şiirlerinin tekniği ve özgünlüğü hepsini örter.
De gülüm, de ki; ela bir günde geleceğim sana . istanbul darmadağın olacak, saçların darmadağın.....
Sabah sabah alınan en üzücü haber. maalesef gocmustur bu dünyadan.
Yazacak hiçbir şey bulamiyorum.üzgünüm.
Durup dururken, gece gece "de gülüm, de ki; ela bir günd geleceğim sana. istanbul darmadağın olacak, saçlaron darmadağın"dizeleri aklıma gelen, "ulan n zamandır hiç şiirlini, kitabını okumadım sözlüğe bakayım bir" düşüncesiyle önce google abiye bir sordum kendini. Sormaz olaydım. Kansermiş. Gece gece çok üzdü. Umarım bir an önce sağlığına kavuşur.
içimde birinin ağlamasına saniyeler kaldıysa,
kıpkırmızı geceler veya simsiyah aşklar yan yanaysa,
öldüğümü sadece bir ağaç gördü
valizine sevgilini koymayı unutma*
"listemde yobaz varsa söylesin" dese kimse ses etmeyeceğinden "muhafazakar" kelimesini kullanmış bence. kendince bi matematik oluşturmuş o da işte, ne karışıyorsunuz? mesela sen eşcinsel demek yerine ibne diyorsun ya, o öyle yapmamış işte. yine kibarlık yapmış biraz, şair ne de olsa.
geçmişte çok sevdiğim bir şairdi. lise zamanlarımda falan hayrandım. çünkü; daha yeni yeni bilindik yazarlar yerine adı pek duyulmamış veya benim duymadığım insanlar okumaya başlamıştım. ankara'da sakarya caddesindeki bara geldiğinde bile zar zor dinlemeye gittiğim zamanlar falan vardı. o derece hayrandım. daha sonra edebiyat çıtamı yükselttim ve şiirleri saçma gelmeye başladı. sözleri güzel dans ettirir fakat anlamlar boktandır. marjinallik anlamsızlık değil.
dalaşırız ederiz, ama bazı şiirlerini, kimi aforizmalarını çok severim.
Bir Ayrılığın Anotomisi
dün gece, ağzından ağzıma fışkıran sözcükler
-bir ihanet nüvesi-
ve o gize bürünmüş yaşlı masal kahramanları
ve 'sen sus çocuk' gag'leriyle süslü tiratlar
ve perde kapandı! artık tiyatrolar hela olacak!
artık ayrıldık, aşkımız bir rüzgâr gibi geçti!
aşkımız bir günahtı, ve bir yaz günü bitti!
unut sana yazdıklarımı ve unut sevişmelerimizi
memelerini geri al ve geri ver penisimi
ulan istanbul! bu bana reva mıdır?
ulan o denli sevmişim, müstahak mıdır?
siktirip gidiyorum başınızın çaresine bakın
arabesk dinleyeceğim işte!
rakı içeceğim
intihar edeceğim
kıçınıza kına yakın!