türkiye ortalamasının üstünde bir dizi(ortalamamızın hali belli ,övmüyorum) on yaşındaki velet hırsız yakalatıyor vs. vs. vs. ama bizim muhteşem seyirci kitlemiz prime time da yine zirveye oynatıyor
Hiç hoşuma gitmeyen, gördüğüm zaman anında kanalı değiştirdiğim bir aile dizisi. Ekranların içinde hep aynı tip teması olan dizileri görmekten bıkkınlık geldi. Hangi kanala baksam hep aynı senaryolar, hep aynı aşk dolu sözler. Türkiye'deki medyanın geri kaldığını düşünüyorum. Hiç böyle bir değişik tarzı olan, öğüt verici bir dizi göremiyorum. Yaratıcılığın oldukça düşük olduğu bir toplum içinde yaşıyoruz.
Bir senarist de demiyor ki, çıkayım acayip bir şeyler yaratayım. Bir yapımcı demiyor ki, ah işte ben de çıkıp şu senarist ile çalışayım. Bir yönetmen de demiyor ki, işte bende bu filmi yöneteyim. insanların ilgisini çeksın, kliplerden tutunuz diğer şeylere kadar hep aynı konulu, hep aynı sonunu tahmin edebildiğim şeyler.
Bir silkinin kendinize gelin arkadaş! Bu nedir yahu, vasat.
Küçük osmanın gereğinden fazla büyütüldüğü dizi. Her bölüm başka bir hayat kurtarıyor.Güzelim çocuğu heder ettiler, ego manyağı saçma sapan bir insan yetişiyor sayelerinde.
komiklik diye büyük gibi davranan bir çocuğun şımarıklıklarını gösteren dizi. çocuklar çocuk gibi davranmalı dizilerde.
dizi nedense yayında hala. uzadıkca çocuğun lösemi olması gibi klişe hikayelerle dizi uzatılıyor.
yıl 0lmuş 2014 biz hala ağaydı, aşiretti, töreydi, bunlarla uğraşıyoruz. büyükleri bitti küçük ağalarla uğraşıyoruz. bu velet 20 sene sonra hepimizi zikse hakkıdır.
okuduğum her kitaptan sonra kendimi sorgularım; acaba ben yazabilir miydim bunları, bu kelimeleri biraraya getirebilir miydim derim. küçük ağayı okuduktan sonra büyük bir eziklik hissettim. her cümlesi usta ve doğuştan var olan bir yeteneğin ürünüydü. roman kurtuluş savaşında düzenli orduya geçilmeden, mücadelenin kuvayı milliye tarafından gerçekleştirildiği döneme ışık tutuyor. halkın hilafete, kuvvacılara, ermenilere ve rumlara karşı tutunduğu tavır anlatılıyor, kurtuluş uğruna feda edileceklerin arasında ne büyük cevherler olduğunu anlatıyor. bir adamın doğru bildiği değerler için ölümü göze almasını fakat şartların o doğruları bir bir değiştirmesini anlatıyor...
ittihat ve terakki nasıl tarih kitaplarından değilde kurt kanunundan öğrenilirse, kuvayı milliye de küçük ağadan öğrenilir ancak.
nihayetinde tarık buğranın bir ölümü nasıl ustaca anlattığını görmek lazım:
--spoiler--
artık, hiçbir şey, ama iyi, ama kötü hiçbir şey, hiçbir şey bu binlerce adale ve sinirin en ince, en küçüğünde de, en güçlü, en büyüğünde de mikronluk bir karşılık bulamayacaktı.
--spoiler--
edit: romanı okuduktan sonra 80 li yıllarda çekilen bit trt uyarlaması olduğunu öğrendim. youtubedan 8 bölümlük diziyi indirdim ve büyük bir heyecan ve zevkle izledim. dizinin senaristi tarık buğra. dolayısı ile şimdiki uyarlamalar gibi kitaptan sapma yok. aksine çoğu replik kitapla birebir aynı. üstüne üstük türk sinemasının en iyi oyuncuları toplanmış. ali şen, kadir savun, ahmet mekin, fikret hakan, eşref kolçak, fikret hakan, sümer tilmaç, nuri alço, aydan şener, nubar terziyan, kenan pars, erol taş, halil ergün... tek eksiği oyuncularla kitaptaki karakterlerin yaşlarının uygun olmaması. mesela çolak salihin 25 yaşlarında olması gerekirken dizide fikret hakan 50 yaşlarında var. buna rağmen 25 yaşında gibi davranılıyor. gene çetin tekindor 30 yaşın altındaki küçük ağayı canlandırıyor ama o da 40 dan az değil. bunlar tabi büyük meseleler değil. trt zamanında gayet iyi iş çıkarmış diyebiliriz.