kelime olarak arapça "kitaplar" anlamına gelen "kutub" kelimesi ile farsça "ev, yer" anlamına gelen "hâne" kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.
normalde insanların araştırma yapmak, bir şeyler öğrenmek için kullandıkları mekanlardı. ne yazıkki artık daha çok sınavlara hazırlanmak için kullanılıyor. yine de her şeye rağmen kullanılıyor olması güzel.
kişisel olarak uğradığım kütüphanelerin %90'ında görevliler zorla çalıştırılıyormuş gibi davranmakta, her tarafa astıkları kurallara öncelikle kendileri uymamaktadırlar. hatta onlarca kişinin sınava hazırlandığı bir "araştırma salonu"nda kaynak incelemesi yaparken, neredeyse her gün oradan geçerken yanıma gelip, çok da kısık olmayan bir ses tonuyla benimle konuşan, bizlerinin yararına burada görev yaptığını söyleyen, herhangi bir şikayetim olup olmadığını soran, bizlere daha iyi bir çalışma ortamı oluşturmaya çalıştıklarını söyleyen idari görevliyle de karşılaştım. bunu sorması çok güzel bir şeydir. fakat, çalışan bir kişiyi istisnasız her gün bölen ve "lütfen sessiz olunuz" yazısının yanında sessiz olmayan idari görevli çok ilginç gelmişti bana. oysa kapının önünde de karşılaşıyorduk, orada sorsa çok daha güzel bir hareket olabilirdi.
Pek çok kitabın bir arada bulunduğu yer. Oturduğum yere yakın semt kütüphanesini sık sık ziyaret etemeye çalışirım. Semt kutuphanesi olmasina ragmen, Uluslarası bölumde bol miktarda türkçe kitap buludurmasi beni hep şaşırtmıştır.
hem de öylesine ki ne zaman kütüphaneye girip bir kitaba dalsam bütün dertlerimi unutuyorum, o an içimi tarifi imkansız bir huzur kaplıyor, o kitabı bitirene kadar bırakamıyorum.
aynı kitabı evime alıp götürsem evde o huzuru hissedemem eminim.
keşke daha çok kütüphane olsa, kütüphaneler sınırsız olsa ya da en azından kitap okunabilecek yerler daha çok olsa ya da kütüphaneler hiç kapanmasa.
Türkiyede kafa toplamak için gidilebilecekyerlerin başındadır. Üniversite kütüphaneleri haricindekiler ıssız adam filmi çekilesi derecede kalabalıktır.
bugün yanından geçerken girmek istediğim ama sonrasında içinde hem kimse olmayabilir hemde kart mart derken para alırlar işte uğraştırırlar diye girmediğimdir. sosyal bir varlık olsam çıkmam içinden ama evde okuyorum işte tüm kütüphaneci dostlarıma keyifli okumalar, nevet.
pandemiden önce kitaplarımı almış olduğum ancak geçtiğimiz günlerde bırakmış olduğum, geçen cuma sözlük aramaya gittiğim ve bu pazartesi kısmetse sözlük almayı düşündüğüm bir mekandır.
Şu an içinde bulunduğum yerdir. Kütüphanelere bayılıyorum zira hem bilgi yuvası hem de kahve içip yemek yiyebiliyorsun. O zaman sözlükle ben; https://galeri.uludagsozluk.com/r/2207810/+
Öğretmenlerin öğrencilere bu yerle ilgili tavsiyeden ziyade kullanılmadıklarını söyledikleri ve ben de dahil olmak üzere küçükken içi boş olduğunu sandığım, küçüklerce çok az kişinin gittiği sanılan bazı bir yer. Bu arada küçükleri yermiyorum zira onların suçu değil ama biliyorlarsa iyi tabii.
kendimi huzurlu hissettiğim nadir yerlerden biridir kütüphane. ders çalışmasam bile kitap okumaya gitmek bile beni tatmin ediyor. sessiz, sakin herkes okuyor çiziyor. insanın içi huzurla kaplanıyor bence kütüphaneye gidince. e malum bu kadar kütüphane delisi olunca istanbuldaki hemen hemen her kütüphaneye gittim diyebilirim . hepsi ayrı bir deneyimdi benim için. aklımda sadece tek bir yer kaldı şuan için yapılacaklar listesinde türkiyenin en büyük üniversite kütüphanesi olan istanbul Medeniyet Üniversitesi Ziraat Bankası Kütüphanesine gitmek var. fotoğraflarından çok hoş bir yer olduğunu anlayabiliyor insan. bakalım en yakın zamanda gideceğim umarım. velhasıl kelam, okuyun arkadaşlar...
ders çalışma konusunda motive eksikliği yaşayan öğrenciler açısından çalışmak için en uygun yer.
ayrıca gerçekten farklı bir havası olduğunu düşünüyorum. kitapların aslında içinde yazanlar dışında üzerlerinde kendine has kokuları olduğunu düşünüyorum.