"kimsenin gözünün yaşına bakılmayacak" demesi bazı fenerlileri beşiktaşlıları sivaslıları ve diğer şikeci takımları korkutmuşa benzeyen başkan adayı, eski siyasetçi.
"niye aday oldun, neden 1 gün sonra adaylıktan çekildin?" sorularının sorulması gereken eski bakan. arkadaşlarından biri fena gaz vermiş herhalde. sonradan aldığı gaz bitince gerçek dünyaya dönmüş.
adaylıktan çekilmesinin gazı bitmesiyle falan alakası olmadığını düşünüyorum. "kimsenin gözünün yaşına bakmayacağım" sloganıyla başkanlığa aday oması muhtemelen bazılarının gözünü korkutmuş ve şikeye bulaşanları kurtarmak amacıyla yüksek birileri tarafından adaylıktan çektirilmiştir.
uefa ve fifa yetkilileriyle yaptığı temaslar neticesinde süper lig kulüplerinin talepleri ile bu kuruluşların beklentilerinin örtüşmediğini gördüğü için adaylıktan çekildiğini beyan etmiş ex siyasetçi.
bu durumda yıldırım demirören'in "puan silme ve küme düşme olmayacak" vaadi ile türk futbolunun bir kaosa doğru hızla sürüklenmekte olduğu aşikardır.
belli ki uefa ve fifa tff'dan ceza vermesini bekliyor, demirören ise ceza falan vermem diyor.
şimdi sorarım size,
bir tüpçünün, sırf yamyam kulüpler birkaç milyon dolar kazansın diye türk futbolunu yok etmesine müsade edecek misiniz?
platini'nin kendisine "takımları düşürmezseniz, avrupa'ya gidemezsiniz" dediğini söyleyen eski bakan ve tff adayı. tff adayılığın'dan başbakan'ın isteğiyle çekildiğini belirtmiş. olay bu şekildeyse akp'nin oyları sağlam düşebilir.
boş zamanlarında platini ile görüşen, gereksiz insanlarla dolu akp tarihinin en gereksizlerinden. boş işler bakanıydı zamanında dalgıç kıyafetiyle meclise falan dalardı...
tff adaylığı süreci ile ilgili yakın zamanda "Federasyon başkanı olsaydım 8 takım düşürecektim, Ben tabi operatör doktor gelince 8 takım, 3 takım birinci ligten 5 takım 2 ligten düşürecektim ama Türk sporu Avrupa'da ve dünyada oynamaya devam edecekti." beyan etmiştir.
(bkz: külhanbeyi)
tek kalemde üstünün çizilmesini hazmedemeyen bakan eskisi.
görevde olduğu sürece göreviyle ilgili konularla değil yüzme dersleri, şut atma pas verme pratikleri, uzun yürüyüşler yapmanın faydaları gibi konularla gündeme gelirdi.
bu kadar spor hastası olduğunu vurguladığı halde nasıl o göbeğini eritemediği ve belinde can simidi gibi duran yağları nasıl yok edemediği ise ayrı bir sorun.
artık bu tip konularla bile gündeme gelemediğinden olsa gerek mahallenin bıçkın delikanlıları gibi giriştiği ve dayak yediği kavgalarla anılır olmuş. bu hallerine kızmıyor sinirlenmiyor sadece içine düştüğü durumlar için acıyorum.