dünyanın faşik kaynaklarında bahsedilmeyen avrupa rönesansından 200 sene evvel başlayan aydınlanma çağıdır.
kürt rönesansında kadim kürt milleti, çağdaşlarından ziyade savaşa ve yağmaya değil, sanata ve bilime önem vermiş pek çok eserler bırakarak yeni bir çağın başlangıç meşalesini yakmışlardır.
örneğin leonardo da vinci'nin "mona lisa" adlı eserinde tasvir edilen aslında mezapotamyalı bir kürt kadınıdır. ama leonardo söz konusu eseri bir kürt ressamından araklamış, kontras ayarlarıyla oynayarak meşhur tablosunu yaratmıştır.
yine leonardo'nun "vitravius insanı" adlı çizimi, aslen bir kürt bilim adamına ait olan "çölemerg hevali" adlı çizimdir ve çizimde altın oran ve phi sayısına değinilmiştir.
rönesansı rönesans yapan bir diğer isim michelangelo ise aslen silopi'li bir kürttür. lakin çocuk yaşta faşik osmanlı tarafından esir edilmiş ve köle pazarında satılmıştır, tanrıya şükür ki floransalı medici ailesi tarafından satın alınmış ve lorenzo de medici onun yeteneğini keşfederek kendisine fırsat vermiş ve onun eserleri insanlığa kazandırılmıştır.
michelangelo'nun, bugün sistine şapelinin tavan süslemelerinde kürt halkının çektiği zulümleri nasıl nakış gibi ustalıkla işlediği görülebilir.
kürt rönesansını etkileyen temel kaynak hiç şüphesiz ki kürt felsefesidir.
18. yy'da yaşanmış, büyük fikir akımlarının görüldüğü reform evresidir. en büyük reformlar kebap ve pide salonlarında yapılmıştır. tüm iç duvarları büyük aynalarla kaplı lahmacun salonları bu dönem ortaya çıkmıştır. barok apo döneminin en büyük mimarlarındandı.
yine reelci bir yaklaşım olan " resmimin olmadığı yer şubemiz değildir" anlayışı çiğ köfteci düşünür şeyhmuz i kürdi tarafından ilk olarak ortaya atılmıştır.
avrupanın ilk minibüs hattını yine van'lı bir kürt aşireti oluşturmuştur.
inşaat sektörüne de el atan kürtler bu sektörde maalesef amelelik aşamasından öteye geçememiştir.