pilav denilen mevzunun "orta asya" dan batıya gelen "pirinç" ile yapıldığını dahi idrak etmekten aciz zavallı bünyelerin savunacağı mutfaktır.
taşlık dağda yaşayan, hayvancılık ve tarımcılık yapmayan; soygun, yabani otlar ve av ile hayatta kalan/kalmış bir toplumun mutfağı olduğunu iddia etmek mallıktır. etnik sosyoloji de yeri yoktur.
ancak ve ancak propaganda maksatlı iddia edilebilecek bir şeydir.
cahillere dipnot: "türk" ırktır, "kürt" ise sami ırkının nereden olduğu belli olmayan bir koludur; boyu bile değildir. millet değildir, topluluktur; gruptur, kümedir.
olmayan mutfaktır. bilinmektedir ki kürt mutfağı diye bir şey yoktur. çünkü kürt kültürü ne hayvancılık ne de tarımcılık üzerine gelişmiştir. ne de yerleşik hayat üzerine bir kültürdür.
kürt mutfağı arap, türk, iran, süryani ve ermeni mutfaklarının kırmasıdır. asla ve asla %100 kürt denebilecek bir yemekleri yoktur.
kürtlerin millet olamamasındaki en önemli olgulardan bir tanesidir mutfakları ve folklörleri olmaması. bunu gördükleri için şimdide zorlama mutfak yaratma çabasındadırlar. komiktir.
ömrü hayatında (5000 senelik tarihleri var ya) dolma biberi veya üzüm ağacı görmemiş bir toplumun dolmasının ünlü olduğunu söylemesi ise ancak fıkralarda olabilir.
elazığ,malatya,urfa,diyarbakır vs. şeklinde yöresel mutfaklar vardır. Sonuçta alayı,tamamı,hepsi,topu,cemil cümlesi türk mutfağıdır. Ayrıca tüm güneydoğu yada doğuanadolu bölgesi kürt değildir. dolayısıyla elazığın kürtlerin olmadığı bir köyünde pişirilen o köye ait bir yemek kürt mutfağı diye adlandırılamaz. Şu ayrımı bıraksak medeniyete yolculuk etsek ya artık.
kürt ve türk mutfağını birbirinden ayırmak imkansızdır. o perde pilavın hangi ırkın mutfağından olduğunu yüz sene tartışsanız bulmazsınız. türk ve kürt ü ayırmak zordur. her yerde zordur.