izmri çiğli'de yaşamış biri olarak olumsuz etkilerini çok gördüm. doğudan göçen kürtler geldikleri yerde yeterince iyi maddi imkanlara sahip olamıyorlar. varoşlarda yokluk içinde yetişen çocuklar yüzünden maalesef hırsızlık gasp gibi olaylar artıyor. en azından izmir çiğli'de durum böyle.
gündelik hayatta olumsuz olarak algılansa da şehirli nüfusun artmasıyla stratejik olarak son derece faydalı etkilerdir. ülkeler şehirleri kadar güçlüdür.
evet gerçekten olumlu bir etki değil. özelliklerin seksenlerin son dönemi doksanları başı kürdistan'da özellikle devletin yaptığı köy yakma ve ekonomik koşullar sayesinde kürtler büyük gruplar halinde batı bölgelerde ki metropollere göç etmek zorunda kaldılar.
bu göçler her iki taraf için biraz sancılı oldu. batı bölgelere göç eden kürtler yaşamak için yerli halka oranla daha ucuz çalışmaya başladı. böylelikle daha çok sömürülmesine yol acıldı. batı bölgelerde ki bir çok yerli halk yeni ucuz iş gücünden dolayı işsiz kaldı. daha zor şartlar altında yaşamını devam ettirmek isteyen kürtler daha çok yasadışı işlere yöneldi.
vizyonsuz gerzeklerin anlamayacağı etkilerdir. işte bu yüzden ülke yönetmeye layık değilsiniz. londra, newyork da bir zamanlar suç cennetiydi ama şimdi nerdeyse küresel kent oldu.
Yaşadıkları şehirlere entegre olamadıklarından kendi kültürlerini, yaşam şekillerini yaşadıkları şehirlere suç olarak yansıttılar. Bunlar bir başkaldırı haliydi biz de varız isyanıydı aslında. Öyle ya Gül gibi köylerinden zorla sürüp ne diye büyük şehirlerin kaosunun içine attı devlet onları. Dil olarak, ırk olarak, nitelik olarak eksik görülüp h görülenler kendilerini beyaz işine, fuhuş ve fuhuş yardakçılığına ve adi suçlara verdiler. En masumu 15 yaşındaki kızını şehirli birine metres olarak verdi.
Burada suçlu olan kendi yerel halkına zulüm yapan mı yoksa o suçlara itilenler mi?
Bunun cevabını beyaz türkler dürüstçe cevaplarsa kendi zenci dağ türklerimiz daha az sorun oluşturur.
hiçbir şekilde kendilerini geliştirmeye çalışmayan, gelişmemişliğin temelinin kendileri olduğunu bilmeyen, uyum sağlamayan, insana saygıdan bihaber olan, bu durum karşısında tepki görünce eziliyoruz, dışlanıyoruz diye bağıran topluluğun bi şehire göçmesi ile ne kadar olumlu bi etki getirebilirse o kadardır denilen durum. bi de çıkıp işledikleri binbir türlü suçu, pisliği meşru kılmaya çalışmaları yok mu?
son yıllarda eskişehir' de çok fazla görülen etkidir. okuyan veya yaşayan insanlar bu etkileri kolayce görür. eskiden daha rahat gece gezilirken şimdi temkinli davranmak zorundayız. nereye giderse pisliğini beraberinde getiriyor bu millet.
fransız ve sanayi devriminden sonra toplumsal sınıf yapısında, ekonomi ve politikada taşaklı ve hızlı bazı değişimler yaşandı.
kentleşme ve nüfusun hızla arttığı bu dönemde makineleşme, seri üretim, ekonominin büyümesi gibi avantajların yanında gecekondulaşma ve varoşlar sorun olmaya başladı, işçi sınıfı oluştu.
ve ben merak ediyorum hırsızlığın, gaspın, çeşitli suçların tavan yaptığı pis ve kalabalık olan bu avrupa şehirlerinde insanlar şu an sözlükteki gibi "gelmişler doğudan huzurumuzu bozuyovlav ühühü=(" şeklinde hezeyanlarını mı dile getiriyorlardı?
yoksa türkiye'ye yerleşip ezelden beri medeni ve kentli olan burjuva beyaz türklerin yanında mı hayatlarını sürdürdüler?
be amınakoduklarım daha işçi sendikalarını bile 60larda kuran bir halk olarak, şehirleşmesinin ergenlik dönemlerindeki bir halk olarak ne yüzle "kürtler gelip huzuvumuzu bozdu" diye ağlayabiliyorsunuz?
güzel bir iş yaptığınızı mı sanıyorsunuz? gören de pir ü pakter u taze bir millet sanacak bizleri.
suça itilene eyvallah tamam haklısın da itenin hiç mi suçu yok? sen bu siktiğimin düzenini düzelttin sıra laf söylemeye geldi öyle mi?
sana faşist bile diyemeyeceğim sen sonradan görme ibnenin teki olabilirsin ancak.
edit : almanlar bu konudan rahatsız olunca hoşunuza gidiyor mu?
sadece kürt göçleri değil, genel olarak; çarpık kentleşme, işsizlik, asayişte bozulma, trafik, ucuz insan gücü, kaçak elektrik, su, vb. kaçak kullanımlar, şehirler arasında dengesiz gelişim, kültürel değişim bazılarıdır.
mesela, van depreminden sonra doğup büyüdüğüm ilçeye yerleştirilen depremzedelerin yaptıkları terbiyesizlikler. ilçe ciddi anlamda deprem zamanı büyük yardımlarda bulunmuş bir ilçe, hatta gerekli kurumlara baskı yaparak, ilçedeki tki tesislerininde depremzedelere yardım amaçıyla kullanılması sağladılar. fakat depremzedelerin geldikten sonraki davranışları, insanları yaptıkları yardıma pişman etti.
bakkallara girip biz depremzedeyiz diyerek, para pul vermeden aklıllarına gelirse almalar, dolmuşa binip ücreti ödememek için şöförle kavgalara girmeler, milletin bahçesine girip bütün ağaçları yağmalamalar. imkansızlıktan yapıyor olsalar anlayacağım fakat kendilerine tahsis edilen yerde ısınma,beslenme, eğitim vs. tüm ihtiyaçları devlet tarafından karşılanıyor.
kendilerine bu zor günde kucak açan ilçe halkını resmen kendilerine düşman ettiler. şimdi siz bu anlattıklarıma ırkçılık diyebilirsiniz fakat benim sadece olan ve olmakta bir olayı anlattığımı unutmayın.
kürt hüviyetinin çok etkisi olmadığı sonuçlardır.
göç alan batı şehirlerinde asayiş başta olmak üzere birçok sorun çıktığı gerçektir.
aslında en önemlisi de yokluk büyümüş ve kökten gelen cehaleti kıramamış nesildir. tabii bu da huzuru bozmaya yetecektir.
fakat bizler gidip doğuya göçsek aynıları olur muydu bir düşünmek gerek.
işsizlik, suç oranının artması
toplumda huzursuzluk, tecavüz,
ögrüntü kirliliği, insanı zorla faşizme itme gibi sonuçları var.
Bunun yanında artık bu göç olayının öyle bir boku çıktı ki sanki biz onların memlekete göç etmişiz gibi bir edaları var adamların.
(Bkz: Ne bakıyon Gardaş?)
göçlerin etkilerinden önce sebeplerinin bilinmesi gerekir. çoğu göçün daha iyi yaşamak için yapıldığı unutulmamalıdır. kötü etkisi tabiki de olacak ancak işsizlik, açlık ve baskı varken bok kokusunun çok önemli olmadığı kesin.