başbakanın açtığını tsk'nın kapayacağı açılımdır. elbette tsk içerisinde Atatürkçüler, Natoculara üstün gelir ise. Gelmez ise, bu açılım dedikleri hainlik vukuu bulur ise, o zaman vah Türkiye'nin haline vah.
komik lan, daha ortada bir politika olmadan insanlar panik yaptı. gülüyorum valla bu 'kemalist' geçinen 'ilerici', belki kendilerine 'solcu' diyen tiplere. bi de mhp var o zaten ayrı mevzu.
aga ortada daha fol yok yumurta yok, 'ülke bölünüyor!', 'eyvah, ne b*k yiyecez!' havası estiriyorlar. ulan ortada bir şey yok, sadece konuşuyorlar! ha pardon sen konuşmadan anlamazsın, senin siyasetin sadece şu: 'tsk bombalasın, dağları delik deşik etsin, terörü bitirsin, zaten biz kürtlerle kardeşiz.'. kürtlerle kardeşsen gitsene aga diyarbakır'a, urfa'ya bir parti mitingi düzenlemeye. yok, sen mitingini nişantaşı'na, izmir'in alsancağı'na, ankara'nın çankaya'sına ver. ya da bu kadar kardeşsen niye sana oy gelmiyor o bölgelerden, ah pardon o insanlar cahil, anlamazlar. hadi onlar cahil, akademisyenler, sanatçılar niye bu statükocu, totalitarist zihniyetini eleştiriyor? amaaan, onlar da vatan haini. oh ne güzel, hep sen haklısın. (yıllardır).
bak güzel kardeşim. bu savaş, evet savaş! artık avrupa'daki yüzyıl savaşlarına döndü. ve savaşta ilk kaybedilen şey masumiyettir derler, yani tek taraflı değildir işler. şimdi savaştan sonra barış ve rehabilitasyon süreci uzun sürer ve diyalogla olur, tüm dünyada yolu budur. militarist beyinlerinize diyalog kelimesini sokun, yoksa daha çok yıllar bu savaş bitmeyecek. ucuz amerikan filmlerindeki 'teröristlerle pazarlık yapmayız, biz abd'yiz, mehemm mehemmm.' triplerini bırakın. gidin bakın eta, ira konularında ne yapılmış, nasıl yollar izlenmiş.
- şimdii, onlar başka, biz başkayız.
- evet, biz zaten türküz, her konuda özgünüz, hiç yüzümüzü batıya dönmeyiz. bu adamlar da ne bilir, zaten hep bunların oyunu bu açılımlar.
'biz her şeyin en iyisini biliriz, ne mozaiği ulan!' zihniyeti yüzünden şu faşizmden, totalitarizmden kurtulamadık ya.
sırf gaz, sırf hamaset, sırf statükonun kabuğunu kıramamış sadece kendi özgürlüğünü düşünen insanlar...
bak diyalog iyi bir şeydir, insanlar konuşarak anlaşır. hem o değil de belki paketten tüm kürtler ülkeden sürülecek diye bir şey çıkar. belli mi olur, o zaman sevinirsin kutlamalar yaparsın nişantaşı'nda, alsancak'da, bebek'te.
türklerin yakın zamanda meydanlara çıkarak bizde açılım istiyoruz demesiyle iş çığrından çıkabilecektir. kürtleri meydandan toplarsın ama tepki ile dellenmiş ve ırkçılaşmış türkleri meydanlardan toplamak imkansıza yakındır.
bakın, bu açılım üzerine kürtlerin tepkileri, zaten hakklarındaki olumsuz olan imajı iyice keskinleştirmeye başladı. halk arasında kürt'e elini verme kolunu ister fikrini güçlendiren laflar ediyorlar. yok kendi silahlı gücü olacak, kendi polisi olacak, kendi resmi dilinde kamu kurumları olacak vs vs. buna 'yuh' denir. ya siz uzayda yaşıyorsunuz ya da beyniniz kısa devre yapmış. arkadaşım sen diyorsun ki ben ayrı devlet kuracağım, bu devleti de gel sen kur bana teslim et. aferin, sandığımdan zekiymişsiniz ama cidden bunu yutacağımıza inandırabildiniz mi kendinizi?
barışdan demokrasiden bahsederken gerçekçi olun. hepimiz bunun yapılan hataların silinmesi üzerinde bir fırsat olduğunu söylüyoruz ama samimi olun, iyi niyetinizi gösterin. ermenimeşreplik yapmayın.
kervan yolda düzülür hesabı hiç bir fikir olmadan yola çıkılan harekettir. biz bi buna kalkışalım da gelecek fikirlerle şekil veririz hesabı hareket edilmektedir. kişler'in çekinceleri vardır ve bunu gidermek hükümet'in en büyük görevidir. sınırlar çizilmeli ve içi ondan sonra doldurulmalıdır. üniter devlet yapısına zarar gelmeyeceğini hükümet garantilemek zorundadır. eğer bunu yaparsa daha fazla destek alacaktır.
kürt açılımı içimi sızlatan açılımdır. kürt değil pkklı açılımı yapılmakta evet aynen bu yapılmakta. düşünüyorum, kürtlere ne eşitsizlik yapılıyor artık diye istekleri neler diye;
1)özgürce kürtçe konuşmak istiyorlar. devlet kürtçe televizyon açtı üstüne üstlük devlet büyükleri tarafından kürtçe söylemlerle bu isteğe olumlu karşılık geldi. kimse sen kürtçe konuşuyorsun diye içeri alınmıyor. evet belki haklısınız kötü bakılıyor kürtçe konuşanlara bu açılımla değil zihniyet değişimiyle olur bu ülke kürt korkusuyla büyüdü yıllardır televizyonda kürtçe konuşan insan pkklı olarak gösterildi, provakatör olarak gösterildi.
2)kültürlerini özgürce yaşamak istiyorlar. müzikten ele alalım şu sıralar halkın eğlendiği bir kaç türkü folklör var. biri kolbastı diğeri şemmame ki şemmame tamamen kürt asıllı bir folklör eskidendi ahmet kayaların ülke dışı bırakılması. sezen aksu bile kürtçe şarkı söyleye biliyor.
3)iş güç aş istiyorlar. bu bizim değil onların sorunu, devlet oraya yıllardır okul aş iş ev bilmem ne imkanı sağlıyor oraya memur gönderilemiyor çünkü pkk gönderilen memuru ya dağa kaldırıyor yada vuruyor.
4) devlet anayasasında türk milliyeti sözü kaldırılsın isteniyor. milliyet anlamı orada bu toprak parçasında yaşayan herkesin türk olduğudur. bu 1923 te de böyleydi şimdide böyle demokrasi değil bu ülkenin parçalanmaz bütünlüğü için böyledir böyle kalmalıdır.
5) bizimle değil apoyla konuşsun diyorlar. apo söylüyor ben kürt ulusu istiyorum yani parçalanmış bir devlet istiyorum diyor. bu devlet ayrılırsa anlattığı gibi güllük gülistanlık olmak bu ülke. bunu kendi çok iyi biliyor. demogoji yapıyor.
düşünüyorum bundna başka birşey istiyorlar mı? kocaman bir yok.
not: entrym vardı silip tekrar yazdım tam olarak anlatamadığımı düşündüm kendimi.
not2: orta asyadan gelen bütün ırkların benlikleri korunuyor evet ama lazlar devamlı buradaydı yada rumlar buranın bizden önceki sahipleriydi neden onların ki korunmuyor.
not3: bu ülkede kürtleri ayıran bir kesimvar doğru bunun suçu tamamıyle devlette ama çünkü her devletin uydurduğu korkulardan biridir bu. yunanistanda türkiye korkusu, abd ce müslüman korkusu, almanyada nazi korkusu çoğalta biliriz ülkede de bir kürt sorunu çıkarıldı kürtlerle bu halkın alıp veremediği yok. bu sorunu çıkaran devletin saçma tavırları sonucu halkın devlet korkusuna empoze olması.
içeriği çok merak edilendir. kime açılıyoruz sorusunu akla getirir. çünkü toplumda türk - kürt normal bir şekilde yaşamaktadır. toplum yaşantısında ayrım gözetilmeden yaşam sürmektedir. kaldı ki kürtler bu memlekette devlet tarafından bakılan bir topluluktur. hepsi çoluk çocuk toplanıp istanbul' a yerleşmiş ve devlet yardımlarıyla yaşamaktadırlar. hepsinin en az 10 çocuğu vardır ve bunları bakmak için kimse çalışmaya gerek duymaz. nasılsa belediye yardım ediyor. işe girmek istemezler. ama sorduğunda kürt olduğu için iş bulamadığı yalanını söyler. yani bu adamlar toplumda ayrım gözetilmeksizin bakılıyorlar. bizlerle her hakka sahipler. ne eksikleri var? varsa sosyal anlamda eksiklikleri tabi ki giderilsin ama herkesin. ayrım olmasın, eşitlik olsun buna hep kabulüz.
asıl sorun burda başlıyor. e bunların eksiği yok peki biz kime açılıyoruz? kürtçe dersi okullara girecekmiş peki ya diğerleri... lazlar da böyle bir istekle ayaklanırsa ne olacak? herkes kendi dilini isterse ortaya çıkan karışıklığı kim çözecek? kaldı ki bu hükümet geldiğinden beri hiç bir karışıklığı çözmüş değil. işte burda bir tahmin yapabiliriz. açılımın asıl sebebi oydur. doğudaki toprakları da ak parti bünyesine katabilmektir. yoksa pkk sorununun bu şekilde çözülemyeceğini onlar da biliyor. erdoğan sanıldığı gibi saf değil çok ama çok uyanıktır. kendine yarar sağlamayacak işe el atmaz. ortalık karışacak, her kafadan ayrı ses çıkacak sonunda başbakan çıkıp: 'biz bu sorunu çözmeye çalıştık ama izin vermediler ' diyecek. bu da ak partini oylarını tavan yaptıracak. diyarbakırspor' un lige çıkarılması da bunun bir örneğidir.
not: umarım pkk sorunu bu şekil çözülür. yazdıklarım sadece hayal mahsülü haline gelir. ben razıyım yeter ki başka canlar yanmasın!
ülkemizde 5 kadından birinin okuma yazma bilmediği ve bu beşte birlik dilimin büyük bölümünün doğu ve güneydoğuda yaşadığı gözününe alınırsa, esas itibariyle sadece "okur yazar olmayan anne kalmasın" kampanyası yapılsa 1 nesil sonra gerek kalmayacak açılımdır.
silah sorun çözmez ama apoya dtpye "siz söyleyin biz yapalım" demek de sorun çözmez.
asagidaki satirlar simdiye kadar hemen hemen hicbir aciklamasini anlamli ve mantikli bulmadigim deniz baykal'a aittir. bu kadar mantikli olmasi beni de sasirtti. kurt acilimi konusunda fikir edinmek isteyenlerin okumasi, nelerin olup bittigini gormek icin idrak etmesi gerekiyor bu satirlari.
iZMiR - CHP Genel Başkanı Baykal, izmir'in Torbalı Belediyesi önünde halka hitaben yaptığı konuşmada, Türkiye'nin şimdi son günlerdeki gelişmelerle daha tehlikeli noktaya geldiği görüşünü savundu.
30 Ağustos Zafer Bayramı'nın yarın kutlanacağını belirten Baykal, şunları kaydetti: "87 yıl geçti, bu topraklar bizim, Türk milletinin. Mustafa Kemal, millet ayırmadı, kimseyi ırkına, etnik kökenine göre ayırmadı. 'Hepimiz kardeşiz, hepimiz eşitiz. Türk Milletinin parçasıyız' dedi.
Kimimizin kökünde Arnavutluk, Çerkezlik, Gürcülük var. Girit'ten, Bosna Hersek'ten, Makedonya'dan göçenler var, elbette var, elbette olacak. Farklı etnik kökenlere sahip olmamız, Türk Milleti kimliğine sahip olmamıza engel mi?
Bir süredir izliyorsunuz, önce Cumhurbaşkanı, arkasından Başbakan bir telaş içinde. 'açılım yapacağız' diye ayağa kalktılar. Ne açılımı yapacaksınız? 'Kürt açılımı yapacağız' dediler. Bu ülkede Kürt kökenli vatandaşlar var, başımızın üstünde. Bizi ne ayırıyorsun birbirimizden? Kürdü de var, Arabı da var, Arnavut'u da var. Kendisini Türk Milletinin parçası gören milyonlarca insan var. Ne uğraşıyorsun bunlarla, ne ayırmaya çalışıyorsun?
TEK YOL PKK'NIN SiLAH BIRAKMASI
Herhalde mecburiyetleri, sıkıntıları var. Başbakan diyor ki 'yılbaşına kadar bu işi sürdüremeyiz, hemen bitireceğiz.' 87 yıldır biz bu kimliği götürmüşüz. Sen yılbaşına kadar taşıyamıyor musun? Şimdi çıktı diyor ki 'anaların gözyaşını dindireceğiz.' Anaların gözyaşını dindirmenin tek yolu var, o yol PKK'nın silahlı mücadeleyi bırakmasıdır. PKK silahlı mücadeleyi bıraktığı anda anaların gözyaşı dinecek. PKK mücadeleyi bırakmadan anaların gözyaşı nasıl dinecekmiş, bunun formülünü söyle.''
KÜRTÇE EĞiTiM BAŞLAYACAKMIŞ
''Başbakanın dilinin altında bir bakla olduğunu ama bunu bir türlü çıkarmadığını öne süren Baykal, şöyle devam etti: ''(Açılım yapacağız) diyor, bir türlü sırrı vermiyor. Bugün Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı'nın açıklaması var. Baklayı onun ağzıyla çıkarmaya başlıyor. Neymiş, okullarda Kürtçe eğitim başlayacakmış. Geçenlerde bir yazar, 'bizi terör bölemez, bizi bölerse dil böler' diyor. Hepimiz ortak bir temele sahibiz. Okullarda Türkçe herkese öğretiliyor. Hepimiz Türkçe'yi temel resmi dil olarak kabul ettik. Okullarda çocuklara öğretilecek dili ayrıştırmaya yöneliyorlar. Bu yapılırsa, biz millet anlayışımızı kaybetmeye başlarız. Tek millet artık iki millet olmaya başlar.
PKK'NIN POLiTiKASI
Kürt kökenli vatandaşların isteği nedir; onlar iş, ekmek istiyorlar, iyi eğitim istiyorlar, ayrıştırmayı istemiyorlar, bölmeyi istemiyorlar. Kürt kökenli insanlarımız hak ettiği yere gelmeyi istiyor. Biz de onları görüyor, 'Türkiye'nin en başarılı okullarını Güneydoğu Anadolu'ya taşıyalım' diyoruz. Bunlar da onların en başarılı olacak şekilde eğitilmesini değil, onları ayrıştırmayı, onları Kuzey Irak'a yönlendirmek ve Türkiye ile olan köklü bağlarını koparmayı istiyorlar. Bu PKK nın politikasıdır.
AKP iktidarı DTP ve PKK ile işbirliği yaparak, Milli Eğitim sistemini sabote etmek için en tehlikeli dinamiti, mayını Milli Eğitimin içine yerleştirme kararı almıştır. Bu, fevkalade yanlıştır. Bu, onları Türkiye'den koparmaya yönelik uzun vadeli planın parçasıdır. Bu PKK'nın planıdır. Bununla anaların gözyaşı da durmaz. Bugün seçmeli ders Kürtçe olacak, yarın mecburi ders olarak konulacak. Yarın da 'sosyolojiyi, tarihi benim ana dilimde ver' denecek. Onun sonucunda biz çocuklarla hangi ortak noktada bir araya geleceğiz? Nerede kaldı kardeşlik, beraberlik? Bu bizi ayırmanın ifadesidir.
RAHAT MI BATTI?
Bunu Apo'nun niye istediğini anlıyorum, bunu PKK'nın diye istediğini anlıyorum, ama Başbakan niye yapıyor, onu işte anlamıyorum. Başbakan kimin adına bunu yapıyor? Maalesef bu tezgah işlemeye başlamıştır. Artık Başbakanın ağzındaki baklanın ne olduğu ortaya çıkmıştır. Biz bunu önleyeceğiz. Irak'ta 3-4 günde bir bomba patlıyor, 40-45 kişi ölüyor. Böyle bir tabloya Türkiye'yi sürüklemeye kimin ne hakkı var, rahat mı battı size?''
BAŞBAKAN HiÇ GELMESiN
Temasları çerçevesinde gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Baykal, şöyle konuştu: ''Geride bıraktığımız 25 yılda bunca şehidi niye verdik Allah aşkına biz? Türkiye eğer bölünme yoluna girecekse, Türk milletinin birliği ortadan kalkacaksa, Milli Eğitime bağlı okullarda, devletin okullarında Türkiye'yi bölecek etnik dillerde eğitim yapılacaksa, bu mücadeleyi bugüne kadar niye verdik?
Başbakan, bize, CHP'ye, milleti ayırmaya yönelik bu projeyi konuşmak için gelecekse hiç gelmesin. Bizim böyle bir bekleyişimiz yok. Derhal bu projenin hükümetin projesi olmadığını ve meclise getirmeyeceğini aydınlığa kavuştursun. Bunu yaparlarsa kendileri için de Türkiye için de iyi bir iş yapmış olurlar. Bunu yapmazlarsa Türkiye'yi çok ciddi gerilimlere sürüklerler. Bunun altında kalırlar. Bunu önlemek için sonuna kadar hareket ederiz.''
kürt sorununa çözüm getirilmesini isteyenlerin destek vermesi gereken açılımdır. bu barışın sağlanmasını gerçek manada istemeyen iki kesim vardır. biri pkk'dır ve 30 ağustos 2009 şemdinli saldırısı ile bunu göstermiştir. diğeri de pkk'nın eylemlerini tüm kürtlere yükleyerek gerilimi hep zirvede tutmak isteyen "bak gördünüz değil mi kürt açılımını, dedik biz abi" diyen sözde barışçıl özde faşist kardeşlerimizdir.
Bakan Beşir Atalay'ın bugünkü açıklamalarıyla adeta yalan olmuştur kuyruklusundan. Bakan Atalay yaptığı çalışmaların sonuçlarını mecliste açıklayacağını söylemiştir. Bu bir süreçtir diye devam etmektedir.